Feminist ama ‘feminist sinemacı’ değil; Margarethe von Trotta

0 Yorum

Erkek egemen toplumda yer edinmeye çalışan, özgürlüğü için savaşan güçlü kadınların merkezde olduğu cesur filmlerin yönetmeni Margarethe von Trotta. “Henüz feminizmin ne olduğunu bilmeden feministim. Bu sadece benim kişiliğimdi. Dünyada varoluşumun bir parçasıydı.” diyen von Trottta, yalnızca ‘feminist bir sinemacı’ olarak anılmaya da isyan ediyor.

9 Mart akşamı 24.’sü açılacak olan Türkiye Almanya Film Festivali’nde gösterilecek olan Nick’i Unut filmi’nin de yönetmeni Margarethe von Trotta’ya aynı akşam ‘yaşam boyu onur ödülü’ verilecek. İsmini duyunca akla ‘isyan ve özgürlük’ gelen bu başarılı sinemacıyı biraz daha yakından tanıyalım:

1942 Berlin doğumlu Margarethe von Trotta, ilk sinema deneyimlerini 60’lı yıllarda Paris’te edinir. 1965 yılında tiyatro oyunculuğuna başladıktan iki yıl sonra ilk sinema filminde rol alır. Daha sonra bir filminde rol aldığı yönetmen Volker Schlöndorff ile 1971 yılında evlenir.

Volker Schöndorff ve Rainer Werner Fassbinder’in filmlerinde sıkça rol alan von Trotta, 1975 yılında ilk yönetmenliğini Volker Schöndorff ile birlikte ‘Die verlorene Ehre der Katharina Blum’ (Katharina Blum’un Çiğnenen Onur) filmiyle yapar. 1985 yılına kadar hem oyunculuk hem yönetmenlik yapan von Trotta, daha sonra sadece yönetmenliğe yönelecektir.

1977 yılında yalnız çektiği ilk filmi ‘Das zweie Erwachen der Christa Klages’ (Christa Klages’in İkinci Uyanışı)’nı ‘Schwestern oder die Balance des Glücks’ (Kızkardeşler ya da Mutluluğun Dengesi) takip eder.

‘Genç Alman Sineması’nın önemli isimleri arasında yer edinen Margarethe von Trotta, 1981 yılında ‘Die bleierne Zeit’ (Ağır Zamanlar) ile Venedig’de ‘Altın Aslan’ ödülünü alarak tüm dünyaya da ismini duyurmayı başarır. 1985 yılında Rosa Luxemburg’un hayatını anlattığı film ile yine adından övgüyle söz ettirir. Güçlü kadın karakterlerin başrollerde olduğu filmlerinin arasında 2003 yapımı ‘Rosenstraße’ (Güller Sokağı) ve 2012 yılında çektiği ‘Hannah Arendt’ de yer alır.

Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nin bu yılki açılış filmi de olan ve Haluk Bilginer’in başrolde olduğu ‘Forget About Nick’ (Nick’i Unut)’i 2017 yılında çektikten sonra geçtiğimiz yıl Ingmar Bergman’ın 100. doğum yıldönümde ‘Auf der Suche nach Ingmar Bergman’ (Bergman’ı Aramak) belgeselini çeker.

60’lı yıllarda İsveç sinemasının ünlü yönetmeni Ingmar Bergman’ın ‘Yedinci Mühür’ filmini izledikten sonra film çekme arzusunun oluştuğunu söyleyen von Trotta, filmlerinde Bergman’ın da yaptığı gibi güçlü kadın karakterleri merkeze koyuyor.

Yine Margarethe von Trotta’nın bir söyleşisinde de dediği gibi; “Kendinizi ‘feminist’ olarak etiketlemeseniz bile o sizinle kalır. Hayata dair belli bir bakış açısına sahip olduğunuzda ve dünyada ne olup bittiğinin farkında olduğunuzda kadınların sahip olduğu avantajlar ile dezavantajları görmek dışında bir şey yapamazsınız.”

RosaLuxemburg_vonTrotta

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>