Drücken Sie „Enter“, um den Inhalte zu überspringen

Ekosistemimizin sonu mu?

KamuranOzturk_Kose_webBelirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrelerinin karşılıklı ilişkileri ile oluşan ve bir süreklilik arz eden sistemlere EKOSİSTEM adı verilir. Bizim doğal çevremiz bir ekosistemdir. Bu doğal çevre insan eliyle değil yalnızca kendiliğinden oluşan bir çevredir. Ekosistemde bitki ve hayvanların yaşamı doğal dengeler üzerine kuruludur. Bu nedenle insan ve hayvanların ve de bitkilerin oluşturduğu ilişki en büyük doğal dengedir. Ekosistemdeki hayvan popülasyonlarına `fauna’, bitkilerin oluşturduğu çeşitliliğe `flora’ adı verilmektedir. Fauna ve floradaki negatif etkileşim ekosistemi olumsuz etkileyebilir. Ekosistemdeki kendi besinini üreten canlılara `ototrof’ ve kendi besinini üretemeyenlere ise `heteretrof’ canlılar denir. Burada doğal çevre ile canlılar arasındaki ilişki, etkileşimleri ve biçimlerini inceleyen bilim dalına `ekoloji’ denir.

Son yüzyılda savaşlar, iklim değişimleri ve dünyadaki üretim teknikleri ekolojik dengeyi hızla bozmaktadır. Su, toprak ve hava kirliliği tüm bu ekosistemdeki doğal dengeler besin zincirlerinin de bozulmaya doğru gitmesine yol açmaktadır. Burada ekolojik dengeyi bozan tek çok hücreli varlık insandır. İnsanların yaşamsal alanlara verdiği zararlar dünyadaki iklimi de çok büyük oranda etkilemektedir. Coğrafik değişimler, erozyon, sel, deprem ve fırtına normal ekolojik dengeleri kolaylıkla bozabilir. Bütün bunlardan dolayı dünyada bir enerji sorunu baş göstermeye başlamıştır. İnsanlık alternatif enerji kaynakları aramak zorunda kalmıştır. Var olan termik, atom santralleri sürdürülebilir enerji üretiminden çıkmaya başlamış; yerine yenilenebilir enerji kaynakları aranmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarına bir kaç örnek verirsek; başta güneş enerjisi, hidrolik ve jeotermal, rüzgar ve dalga enerjilerini sayabiliriz. Bütün bu olaylar ekosistemde baş gösterirken canlıların besin zincirlerini de etkilemektedir. Bu besin zincirini biraz açarsak; doğada bir canlı başka bir canlıyı besin olarak kullanırken kendisi de başka bir canlıya besin olur. İşte burada canlıların birbirini tüketmelerine göre oluşan zincire `besin zinciri’ denir. Bu zincirde üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılardan oluşur. Besin zincirini oluşturan halkalar ekosistemdeki olumsuz gidişattan olağan üstü şekilde etkilenerek besin zincirinde kopmalara neden olabilir. Bu yüzden son yüzyılımızda dünyada besin ve enerji sorunları ortaya çıkmaya başlamıştır. Sürekli besinlerin azalması, buna paralel canlı sayısının artması büyük kaosa yol açmaktadır. İşte bu yüzden ekosistemimizde tüm doğal döngüleri bozmadan yaşamanın olanaklı olduğunu, insanlığı yönetenlerin anlamaları zorunludur. Bütün bunlar olurken doğal ekolojik dengeleri de gözetleyerek üretim teknolojilerini, enerji kaynaklarını ve tüketimi dengeli götürme zorunluluğu vardır. Dünyayı düzenlilikten büyük bir düzensizliğe götüren emperyal devletlerin artık akıllarını başlarına almaları gerekiyor. Artık hepimizin biraz daha insan olması gerektiğine olan inancımızla ekosistemlerimizi ve dünyamızı kirleticilerden temizlemeye başlamamızın zamanı çoktan geldi ve geçiyor.

Sevgi ve saygılarımla
Kamuran Öztürk

Copy link