Çarşamba, Nisan 22, 2026
Startseite Blog

Münih Türk Film Günleri: Nur Sürer ödülünü kadınlara ve sesi duyulmayanlara adadı

37.Münih Türk Film Günleri’nde NurSürer’e YaşamBoyu Onur Ödülü verildi.
37.Münih Türk Film Günleri’nde NurSürer’e YaşamBoyu Onur Ödülü verildi.
(c) Tuba Türker

37. Münih Türk Film Günleri başladı. Onur Ödülü alan Nur Sürer, “Bu anlamlı ödülü hikayelerini anlatmaya cesaret eden tüm kadınlara ve sesi duyulmayanlara adıyorum” sözleriyle anlamlı bir ithaf yaptı.

Münih’te Türkiye sinemasının en önemli buluşmalarından biri olan Münih Türk Film Günleri, bu yıl 37. kez perdelerini açtı. Nur Sürer’in onur konuğu olarak katıldığı açılış gecesi, güçlü mesajların verildiği bir törene sahne oldu.

Münih Türk Film Günleri’nin, Münchner Kammerspiele’de gerçekleşen açılış gecesinde, Nur Sürer’e Yaşam Boyu Başarı ve Onur Ödülü verildi. Sürer konuşmasında sinemanın toplumsal rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Sinemanın gücünü yalnızca eğlence aracı olarak değil, toplumları birbirine yakınlaştıran bir dil olarak gördüm. Özellikle kadınların ve azınlıkların hikayelerinin sahnelenmesi, anlatılması ve görünür kılınması gerektiğine inanıyorum. Uçurtmayı Vurmasınlar filmi 1980’li yıllarda Türkiye’de kadın cezaevindeki gerçekleri ve insan dayanışmasını anlatırken, bana sinemanın yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk taşıyan bir araç olduğunu öğretti.”

Sürer, konuşmasının devamında ödülü kadınlara ve sesi duyulmayanlara ithaf etti: “Bu anlamlı ödülü hikayelerini anlatmaya cesaret eden tüm kadınlara ve sesi duyulmayanlara adıyorum. Sanatın dönüştürücü gücüne olan inancımla, üretmeye, anlatmaya ve köprüler kurmaya devam edeceğim. Bu değerli buluşmayı mümkün kılan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Açılışta Münih Belediye Meclisi üyesi, Yeşiller’den Nimet Gökmenoğlu ve Münchner Kammerspiele adına Daniel Veldhoen ile Melisa Kaya konuştu. Gecede ödül töreninin ardından, Türk sinemasının unutulmaz yapımları arasında yer alan “Uçurtmayı Vurmasınlar” izleyiciyle buluştu. Film, yıllar sonra yeniden gösterilmesine rağmen izleyiciler üzerinde güçlü etkisini sürdürdüğü görüldü. Nur Sürer ayrıca filmle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Kadınların üzerinden anlatılması önemli. Halen bence çok önemli çünkü şu anda Türkiye’de cezaevinde 80’li yıllardan sonra daha fazla insan var.” ifadelerini kullandı.

Açılış programı, Kammerspiele’nin mavi binasında düzenlenen partiyle devam etti. Münih’in tanınan isimlerinden DJ Funshine’ın performansıyla gerçekleşen etkinlik gece boyunca sürdü.

Festival, on gün boyunca zengin bir programla devam edecek. Gösterimler Royal Filmpalast ve Gasteig HP8’de yapılacak. Programda uzun metraj filmler, belgeseller ve kısa film seçkileri yer alıyor. 17 Nisan’da başlayan Münih Türk Film Günleri, 26 Nisan’a kadar sinemaseverlerle buluşmayı sürdürecek.

Açılış gecesinden fotoğraf ve videolar PiYASA Magazin instagram hesabımızda!

37. Münih Türk Film Günleri açılışında ekip
37. Münih Türk Film Günleri ekibi Nur Sürer ile birlikte sahnede (Foto: Tuba Türker)

Münih Türk Film Günleri: Nur Sürer’e onur ödülü verilecek

Münih Türk Film Günleri 2026’da gösterilecek “Uçurtmayı Vurmasınlar” filminden bir kare.
Foto: Burc Film
Münih Türk Film Günleri 2026’da gösterilecek “Uçurtmayı Vurmasınlar” filminden bir kare.
Foto: Burc Film

Münih’te bu yıl 37.si düzenlenen Münih Türk Film Günleri, 17-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek; onur konuğu Nur Sürer’e Yaşam Boyu Başarı ve Onur Ödülü verilecek; festival “Uçurtmayı Vurmasınlar” filmiyle açılacak.

Münchner Kammerspiele’de 17 Nisan’da yapılacak açılış gecesiyle başlayacak Münih Türk Film Günleri, Türk sinemasının önemli yapımlarından biri olan “Uçurtmayı Vurmasınlar” ile perdelerini açacak. Filmde başrolü üstlenen Nur Sürer, Yaşam Boyu Başarı ve Onur Ödülü ile festivalin onur konuğu olarak onurlandırılacak. Film, 1980 darbesi sonrası bir kadın cezaevinde geçiyor. Küçük bir çocuk ile genç bir kadın arasındaki dokunaklı bağı anlatıyor ve Türk sinemasının en önemli yapımları arasında gösteriliyor. Gösterimin ardından Münih’in sevilen DJ’lerinden DJ Funshine eşliğinde açılış partisi düzenlenecek.

Zengin program, güçlü temalar

Açılışın ardından Münih Türk Film Günleri, farklı temalara odaklanan zengin bir seçkiyle devam edecek. Programda günümüz toplumuna dair meseleleri farklı açılardan ele alan yapımlar öne çıkıyor. Emine Emel Balcı imzalı “Buradayım, İyiyim”, çalışan bir annenin hayat mücadelesine odaklanırken; Özcan Alper’in “Erken Kış” filmi annelik temasını sıra dışı bir perspektifle ele alıyor. Pelin Esmer’in “O da Bir Şey mi” adlı yapımı ise iki insan arasında gelişen, sınırları aşan bir ilişkiyi şiirsel bir dille anlatıyor.

Uluslararası yapımlar da programda önemli yer tutuyor. Tolga Karaçelik’in yıldız oyuncu kadrosuyla dikkat çeken son filmi, İranlı yönetmen Alireza Khatami’nin “Öldürdüğün Şeyler” filmi ve Georgi M. Unkovski’nin “DJ Ahmet” adlı yapımı festivalin öne çıkan eserleri arasında yer alıyor.

Festival konukları

Farklı sinema yaklaşımları ve güçlü anlatılarıyla dikkat çeken programıyla Münih Türk Film Günleri, bu yıl çok sayıda yönetmen ağırlıyor. Emine Emel Balcı, Özcan Alper ve Pelin Esmer festivalin konukları arasında yer alıyor. Tolga Karaçelik de İngilizce çektiği son filmi „Saykoterapi“deki oyuncusu Tuğçe Altuğ ile Münih’e geliyor. “IDEA” filminin yönetmeni Tayfun Pirselimoğlu ve “Tavşan İmparatorluğu” filminin yönetmeni Seyfettin Tokmak da Münih konukları arasında.

Kadın odaklı panel

Festival kapsamında 18 Nisan’da düzenlenecek “Sinemada Kadın Olmak” panelinde Nur Sürer, oyuncu Hayal Kaya ve yönetmen Emine Emel Balcı bir araya gelecek. Panelde, sinema sektöründe kadın olmanın deneyimleri ve üretim süreçlerinde karşılaşılan zorluklar ele alınacak.

Belgesellerle toplumsal hafıza

Festivalin belgesel seçkisi, Türkiye’nin yakın tarihi ve toplumsal dönüşümlerine farklı açılardan ışık tutan yapımları bir araya getiriyor. Programda yer alan belgeseller, hem kültürel hafızaya hem de güncel tartışmalara odaklanıyor.
Tuncel Kurtiz’in sanat yaşamını ve Türkiye’deki toplumsal değişimleri ele alan “Bölük Pörçük” öne çıkan yapımlar arasında yer alırken, Kardeş Türküler’in 30 yıllık müzik yolculuğunu anlatan belgesel de programda dikkat çekiyor.

Kadın cinayetlerine karşı mücadeleyi konu alan “Gönüllü” ile sanat üretimi üzerindeki baskıları işleyen “Görünür Görünmez” de seçkide yer alan yapımlar arasında. Karadeniz yaylalarında geçen “Keçi 501” ise, zamanla neredeyse doğayla bütünleşen çoban Cengiz’in yaşamına odaklanarak insan ile doğa arasındaki ilişkiyi sade ve çarpıcı bir anlatımla ekrana taşıyor.

Ayrıca “Roman Gibi”, “Traugott”, “Yerli Yurtsuz” ve “Bir Garip Rüya Rengi” festivalde gösterilecek diğer belgeseller arasında yer alıyor.

Erdem Şenocak’ın oynadığı "Hotel“ kısa fiminin görseli
Erdem Şenocak’ın oynadığı Otel kısa filmi (Foto: Halil Tanışan)

Kısa filmler ve kapanış

Festival, kısa film seçkisiyle birlikte farklı anlatım biçimlerine alan açarak genç sinemacıları da izleyiciyle buluşturuyor. 26 Nisan’da gösterilecek sekiz kısa film, Kısa Film Seyirci Ödülü için yarışacak.

Gösterimleri Royal Filmpalast ve Gasteig HP8’de gerçekleşecek, 11 uzun metraj, 9 belgesel ve 8 kısa filmden oluşan zengin programıyla 17-26 Nisan arasında izleyiciye geniş bir seçki sunuyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Münih Film Günleri’nde Onur Ödülü Türkan Şoray’a verilmişti.

Türkan Şoray açıklıyor: İlyas mı, Cemşit mi?

Ne Var Ne Yok: Köln Nisan 2026 etkinlik önerileri

NRW’de yaşayanlar için Nisan ayı da yine dopdolu geliyor. Köln’de aynı güne denk gelen yoğun programlardan festivallere uzanan geniş bir etkinlik seçkisi sizi bekliyor. Liste ay boyunca güncellenecek — arada bir göz atmakta fayda var. 🙂


DELFI Mag x defrag zine – Okuma & Söyleşi

Berlin’den Delfi Magazin ve Düsseldorf’tan defrag zine, Köln’de bir araya gelerek edebiyat, üretim süreçleri ve güncel metinler üzerine okuma ve sohbetten oluşan kolektif bir akşam sunuyor.

Yer: Kulturbunker, Köln
Tarih: 04 Nisan 2026
Bilet: 15 Euro (Buradan alabilirsiniz!)

……………………………………………………………………………………………………………………

PiYASA Network Buluşması

Samimi bir ortamda communitymizle tanışmak, sohbet etmek, fikir alışverişinde bulunmak, yeni dostluklar kurmak ve network’ünüzü güçlendirerek yeni iş fırsatlarına zemin hazırlamak için harika bir fırsat.

Yer: Toré Café, Köln
Tarih: 04 Nisan 2026

……………………………………………………………………………………………………………………

House of Namus – Club Night

House of Namus, iki katlı bu gecede oriental ve club kültürünü bir araya getiriyor. DJ setleri, bellydance, drag ve performanslarla dolu program; Prince Emrah ve ekibinin sahne enerjisiyle gece boyunca akışta kalıyor.

Yer: Club Bahnhof Ehrenfeld, Köln
Tarih: 04 Nisan 2026
Bilet: 15,44 Euro (Buradan alabilirsiniz!)

……………………………………………………………………………………………………………………

İbrahim Selim ile Bu Gece – Avrupa Turnesi

İbrahim Selim, talk-show formatını sahneye taşıdığı eğlenceli gecede konuklarıyla sohbet, oyun ve sürprizlerle dolu bir program sunuyor. Bu özel gecenin konuğu: Merve Dizdar.

Yer: Stadthalle Köln
Tarih: 04 Nisan 2026
Bilet: 46,50 – 76,50 Euro (Buradan alabilirsiniz!)

……………………………………………………………………………………………………………………

Buray – Konser

Pop müziğin sevilen isimlerinden Buray, hit şarkıları ve enerjik sahnesiyle Köln’de geniş kitlelere hitap eden bir konser verecek.

Yer: Theater am Tanzbrunnen, Köln
Tarih: 04 Nisan 2026
Bilet: 50 Euro (Buradan alabilirsiniz!)

……………………………………………………………………………………………………………………

Fire of Anatolia – Anadolu Ateşi

Dans, müzik ve görsel şovları bir araya getiren Anadolu Ateşi, Anadolu’nun kültürel mirasını sahneye taşıyan etkileyici bir performans sunuyor.

Yer: Maritim Hotel Köln – Großer Saal
Tarih: 04 Nisan 2026
Bilet: 73,90 – 93,90 Euro (Buradan alabilirsiniz!)

……………………………………………………………………………………………………………………

c/o pop Festival

Köln’ün en önemli müzik festivallerinden c/o pop, şehri birkaç günlüğüne indie, elektronik ve hip-hop sahnelerinin buluşma noktasına dönüştürüyor. Konserlerin yanı sıra paneller, atölyeler ve ücretsiz etkinlikler de programda.

Yer: Köln Ehrenfeld (çeşitli mekanlar)
Tarih: 15–19 Nisan 2026
Bilet: 40 Euro (Buradan alabilirsiniz!)

……………………………………………………………………………………………………………………

15. Mülheimer Nacht 2026

Mülheim sokakları bir gece boyunca konserler, DJ setleri, sergiler ve performanslarla doluyor. Tek bir bileklikle farklı mekanlar arasında gezebileceğiniz hareketli bir şehir festivali.

Yer: Köln-Mülheim (çeşitli mekanlar)
Tarih: 25 Nisan 2026
Giriş: 08,00-10,00 Euro (Gişe)

İlker Çatak’ın “Sarı Zarflar”ına Alman Film Ödülleri’nden 9 adaylık

Ilker Catak imzalı Sarı Zarflar (Gelbe Briefe) filmi aday
Ilker Catak imzalı Sarı Zarflar (Gelbe Briefe) filmi aday

Alman sinemasının en prestijli ödüllerinden Alman Film Ödülleri (Lola olarak da biliniyor) için adaylar açıklandı. İlker Çatak imzalı Sarı Zarflar, toplam 9 adaylık elde ederek Alman Film Ödülleri’nde de dikkatleri üzerine çekiyor.

Sarı Zarflar, “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Senaryo” gibi ana kategorilerin yanı sıra oyunculuk dallarında da güçlü bir şekilde temsil ediliyor. Özgü Namal “En İyi Kadın Oyuncu”, Tansu Biçer ise “En İyi Erkek Oyuncu” kategorisinde aday gösterildi. Bunun yanında film, görüntü yönetimi, kurgu ve müzik gibi teknik dallarda da adaylıklar elde etti.

Oyunculukta dikkat çeken eşleşme

Kadın oyuncu kategorisinde Özgü Namal, Alman sinemasının en tanınmış isimlerinden Senta Berger ile birlikte adaylar arasında yer alıyor. Bu karşılaşma, ödül gecesinin en çok konuşulacak başlıklarından biri olmaya aday.

Sarı Zarflar’ın festival başarısı dikkat çekiyor

“Sarı Zarflar”, ödül sezonuna güçlü bir festival performansıyla girdi. Film, Berlinale’de kazandığı en büyük ödülle uluslararası alanda geniş yankı uyandırmıştı. Ardından yapım, Nürnberg Türkiye-Almanya Film Festivali kapsamında “En İyi Film” ödülünü aldı.

Film, tamamen Türkçe çekilen ve Türkiye’den oyuncularla kurulan yapısıyla Alman film ödüllerinde önemli bir yer ediniyor. İlker Çatak, bunun gerçekleşmesinde yapımcı Ingo Fliess’in kendisine duyduğu güvenin belirleyici olduğunu vurguluyor.

“Sarı Zarflar” ve “Düşüşün Tınısı”

Bu yılın adaylık tablosunda dikkat çeken bir diğer yapım ise “In die Sonne schauen” (Düşüşün Tınısı). 11 adaylıkla listenin zirvesinde yer alan film, “Sarı Zarflar”ın en güçlü rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca Fatih Akın’ın Amrum filmi de En İyi Film kategorisinde adaylar arasında.

Gözler ödül gecesinde

Ödüller, 29 Mayıs’ta Berlin’de Palais am Funkturm’da düzenlenecek gala ile sahiplerini bulacak. 9 adaylıkla yarışa güçlü giren “Sarı Zarflar”ın geceden kaç Lola ile ayrılacağı şimdiden merak konusu.

İlker Çatak’ın önceki başarıları

İlker Çatak, daha önce Öğretmenler Odası ile de Lola’da büyük ödül kazanmıştı; ayrıca Öğretmenler Odası’nın Oscar adaylığı da bulunuyordu. 2019 yapımı Es gilt das gesprochene Wort filmiyle de Lola adaylıkları elde etmişti.

Sarı Zarflar – Alman Film Ödülleri Adaylıkları

  • En İyi Film (Bester Spielfilm): Ingo Fliess
  • En İyi Yönetmen (Beste Regie): İlker Çatak
  • En İyi Senaryo (Bestes Drehbuch): İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak, Enis Köstepen
  • En İyi Kadın Başrol (Beste weibliche Hauptrolle): Özgü Namal
  • En İyi Erkek Başrol (Beste männliche Hauptrolle): Tansu Biçer
  • En İyi Görüntü Yönetmeni (Beste Kamera / Bildgestaltung): Judith Kaufmann
  • En İyi Kurgu (Bester Schnitt): Gesa Jäger
  • En İyi Sanat Yönetmeni (Bestes Szenenbild): Zazie Knepper (Szenenbild)
  • En İyi Film Müziği (Beste Filmmusik): Marvin Miller

Alman Film Ödüllerinin tüm adayları için buraya tıklayın.

Titelfoto: GelbeBriefe c) EllaKnorz, ifProductions, Alamode Film

Poppy Concept Store Münih’te açıldı

Sinem Garnateo Weber Poppy Concept Store açılışında
Poppy Concept Store Münih açılışı
İpek Karacagil Kul, açılışa katılan davetliler ve üretici kadınlarla birlikte poz verdi

Kadın emeğini ve dayanışmasını ön plana çıkaran Poppy Concept Store, şeker bayramının ilk günü, çoğunluğu kadınlardan oluşan çok sayıda davetlinin katılımıyla açılışını gerçekleştirdi.

Münih’te Bauerstraße 36 adresinde gerçekleşen açılışta keman sanatçısı Nihan Devranoğlu ile Stuttgartlı müzisyenler Sinem Vurgeç (vokal) ve Enis Akmut (gitar) sahne aldı. Müzik programına yoğun ilgi gösteren davetliler, bazı şarkılara topluca eşlik etti. Program sırasında ayrıca Sinem Vurgeç ve Enis Akmut’un iki Yunan müzisyenle birlikte 27 Mart’ta Münih’te verecekleri konserin duyurusu da yapıldı.

Poppy Concept Store açılışında kurdele de kesildi. İpek Karacagil Kul, “Bu kurdeleyi burada olan, kalbiyle ve ruhuyla bana eşlik eden, benimle çalışan, birlikte yürüdüğümüz tüm kızkardeşlerim için kesiyorum. Bereketli olsun.” sözleriyle kesti. Açılışta kadınların hazırladığı lezzetlerden oluşan açık büfe ve çeşitli içecekler konuklara sunuldu. Etkinlik, sıcak ve samimi bir atmosferde, kadın dayanışmasının hissedildiği bir kutlamaya dönüştü.

İpek Karacagil Kul, Piyasa Magazin’e yaptığı açıklamada duygularını, “Gerçekten hayallerimden de güzel bir gece oldu. Bu yüzden çok mutluyum. Katılan, destek veren herkese teşekkür ediyorum. Özellikle benimle bu yola çıkan arkadaşlarıma ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Çok güzel şeyler başlıyor, yolun başındayız. Bizi takip etmeye devam edin.” sözleriyle dile getirdi.
Poppy Concept Store hakkında daha fazla bilgi ve güncel etkinlikler için poppymunich.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Sinem Garnateo Weber Poppy Concept Store açılışında
Sinem Vurgeç, güçlü performansıyla davetlilerin beğenisini topladı

Ercan Karaçaylı “DRECK” ile Münih’te sahnede

Ercan Karacaylı, ‘DRECK’ adlı tek kişilik oyun ile Münih'te
Ercan Karacaylı, ‘DRECK’ adlı tek kişilik oyun ile Münih'te
c) Nadine Schönfeld

Ercan Karaçaylı’nın oynadığı, dil ve aidiyet üzerine tek kişilik oyun “DRECK (Pislik)”, 25–27 Mart tarihlerinde Münih’te sahneleniyor.

Ercan Karaçaylı’nın oynadığı “DRECK (Pislik)”, tek bir karakter üzerinden insanın kimlik, dil ve toplum içindeki yerini sorgulayan güçlü bir monolog olarak dikkat çekiyor. Robert Schneider tarafından kaleme alınan eser, “Sad” adlı bir adamın iç dünyasına odaklanarak yabancılaşma ve aidiyet duygusunu yalın bir dille aktarıyor.

Yapımın rejisini üstlenen Manuela Küçükdağ, metni sahneye yoğun ve sade bir anlatımla taşıyor. Tek kişilik performansın merkezinde yer alan Ercan Karaçaylı, karakterin yaşadığı içsel çatışmaları ve toplumla kuramadığı bağı güçlü bir oyunculukla yansıtıyor.

Eser, “Ben Sad’ım. 30 yaşındayım. İngilizcede ‚sad’ üzgün demektir.“ Sözleriyle başlayarak kimlik, dil ve görünürlük gibi kavramları ele alıyor. Sahneleme, metnin yarattığı atmosferi destekleyen sade bir tasarım anlayışıyla kurgulanmış.

Ercan Karaçay performansıyla Neue Ziegelei’de üç gün üst üste sahnelenecek oyun, Internationale Wochen gegen Rassismus programında da yer alıyor.

Yer: Theater Saal, Neue Ziegelei, Ruth-Drexel-Str. 34, Münih
Tarih: 25–27 Mart 2026, saat 19:30
Bilet: 5,00-20,00 (Buradan alabilirsiniz!)


İki ses, iki dil, tek Ege: Münih’te dostluk şarkıları

Münih’te 27 Mart’ta gerçekleşecek “Freundschaftslieder (Dostluk Şarkıları)” konseri, müzikseverleri Ege’nin iki yakası arasında keyifli bir yolculuğa çıkaracak.

Türk sanatçı Sinem Vurgeç ile Yunan buzuki sanatçısı Nikos Hatziliadis, aynı sahnede buluşarak Türkiye ve Yunanistan’ın ortak müzik mirasını yorumlayacak. Konserde ikiliye bas gitarda Nikos Konstantinidis, gitarda ise Enis Akmut eşlik edecek.

Programda, Ege kıyılarında yıllardır söylenen, iki kültürde de iz bırakan şarkılar yer alıyor. Farklı dillerde olsa da benzer duyguları taşıyan bu ezgiler, müziğin birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.

Ege’nin iki yakasından ezgilerle dolup taşacak bu Dostluk Şarkıları konseri, KulturBunt Neuperlach’ta geçtiğimiz yılın ardından bu yıl ikinci kez gerçekleşecek. 

Yer: KulturBunt Neuperlach
Tarih: 27 Mart 2026
Bilet: 16,00 – 20,00 Euro (Buradan alabilirsiniz)

Bu da ilginizi çekebilir:

Berlin’de “Dansöz” 3 gün 3 dilde

Taies Farzan Dansöz oyunu Berlin

Berlin’de “Dansöz – Bir İtiraf. Bir Hayatta Kalma Ritüeli” adlı tek kişilik tiyatro oyunu, 26-28 Mart tarihleri arasında üç ayrı dil seçeneğiyle izleyiciyle buluşuyor. Taies Farzan’ın sergilediği oyun, bedenin ve bakışın sınırlarını sorgulayan güçlü bir tiyatro deneyimi sunuyor.

Taies Farzan Dansöz oyunu Berlin

Kendisini tüketen bir bakışın hapsinde dans eden bir kadının hikayesi üzerinden, oyun paranın, gücün ve eril arzunun hüküm sürdüğü bir dünyada bedenin bir meta haline gelmesini inceliyor. Alkışın şiddete dönüştüğü ince çizgide izleyiciyi hem gözlemci hem de sorgulayıcı konumuna getiren bu performans, „Dansöz“ fantezisini parçalayarak ardındaki karanlığı ortaya çıkarıyor.

Theaterforum kreuzberg’de sergilenecek oyun, yaklaşık 80 dakika sürüyor. Taies Farzan, İran doğumlu bir oyuncu olarak Almanya ve Türkiye’de tiyatro, sinema ve televizyon projelerinde sahne aldı ve uluslararası projelerde de yer aldı.

Tarih ve diller:
26.03.2026, Perşembe,
saat 20:00 (Almanca, İngilizce üstyazı)

27.03.2026, Cuma,
saat 20:00 (Farsça, Almanca üstyazı)

28.03.2026, Cumartesi,
saat 20:00 (Türkçe, Almanca üstyazı)

Yer: theaterforum kreuzberg, Eisenbahnstraße 21, Berlin


“Im Herzen der Katze” von Jina Khayyer

Bisharaf! Bisharaf! Bisharaf!
Gewissenlos! Gewissenlos! Gewissenlos!

Mit diesen Worten beginnt Im Herzen der Katze. Schon die ersten Seiten haben eine enorme Wucht. Der Einstieg ist intensiv, emotional und so eindringlich, dass man sofort mitten in der Geschichte ist. Die Stimmung ist aufgeladen, die Gefühle sind greifbar – ein Anfang, der einen unmittelbar packt und bis zum Ende des Buches nicht mehr loslässt.

Jina Khayyer erzählt eine Geschichte, die persönliche Erinnerungen mit politischen Ereignissen verbindet. Ausgangspunkt sind die Proteste nach dem Tod von Jina Mahsa Amini, deren Schicksal weltweit Aufmerksamkeit erregte. Von dort aus entfaltet sich eine Erzählung über Familie, Vergangenheit und die Frage nach Zugehörigkeit.

Der Roman führt in Erinnerungen an Aufenthalte im Iran: an die Gastfreundschaft der Familie, an Gespräche am reich gedeckten Tisch, an Begegnungen im Alltag und an Reisen durch das Land – aber auch an politische Proteste und prägende Erfahrungen, die das Leben nachhaltig verändern.

Beeindruckend ist, wie lebendig die persische Kultur hier erzählt wird. Die Sprache, die Traditionen, die kleinen Rituale im Alltag – all das lässt die Welt des Irans greifbar werden, weit über das hinaus, was man aus Nachrichten kennt. Gleichzeitig steht diese Schönheit immer wieder im starken Kontrast zu den politischen Realitäten im Land und den Einschränkungen, mit denen die Menschen dort leben müssen.

Jina Khayyer – Im Herzen der Katze

Immer wieder tauchen auch poetische Bilder und Redewendungen auf, die die Schönheit der persischen Sprache spürbar machen. Ein besonders schönes Beispiel ist das Sprichwort vom Fisch bis zum Mond – ein Bild für die ganze Spannweite des Lebens, vom Tiefsten bis zum Höchsten.

Gerade dieser Gegensatz macht Im Herzen der Katze so kraftvoll: Das Buch ist gleichzeitig poetisch und politisch, berührend und aufrüttelnd. Es erzählt von Mut, Solidarität und davon, wie sehr eine Heimat auch dann nachklingen kann, wenn man weit entfernt von ihr lebt.

Für mich gehört Im Herzen der Katze definitiv zu den schönsten Romanen, die ich gelesen habe. Ein Buch, das emotional berührt, lange nachwirkt und das man am liebsten sofort noch einmal lesen möchte. Eine absolute Leseempfehlung.

Buchdetails
Titel: Im Herzen der Katze
Autor: Jina Khayyer
Verlag: Suhrkamp
Erscheinungstag: 22.07.2025
Seiten: 253 Seiten
ISBN: 978-3-518-43248-8

Tuba Türker

Selin Sümbültepe yeni EP’siyle Avrupa turnesine çıkıyor: Viyana, Frankfurt, Münih ve Stuttgart

Selin Sümbültepe Avrupa turnesine çıkıyor

Kendine özgü füzyon folk-pop tarzıyla Orta Doğu ezgilerini Batılı pop estetiğiyle buluşturan Selin Sümbültepe, Nisan ayında Avrupa turnesine çıkıyor. Turne 11 Nisan’da Viyana’da başlayacak; sanatçı Frankfurt, Münih ve Stuttgart’ta da dinleyicilerle buluşacak.

Selin Sümbültepe Avrupa turnesi 2026: Viyana, Frankfurt, Münih, Stuttgart

Turne öncesinde Sümbültepe’den yeni bir müzik çalışması da geliyor. Sanatçının “Khayal” adlı yeni EP’si 9 Nisan 2026’da yayımlanacak. Arapçada “hayal” anlamına gelen Khayal, Sümbültepe’nin dil, hafıza ve aidiyet temalarını ele aldığı en kişisel projelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Lübnanlı müzisyen ve prodüktör Zeid Hamdan ile hazırlanan EP’nin tüm sözleri Arapça yazıldı. Sümbültepe, Hatay’ın çok dilli kültürel mirasından ilham alarak bu çalışmada daha sade ve duygusal bir anlatım arayışına yöneliyor. EP, yokluk, sevgi ve dönüşüm temaları arasında ilerleyen bir müzikal yolculuk sunuyor.
Albümde ayrıca Ürdünlü sanatçı Yazan al-Rousan ile yapılan bir düet de yer alıyor. Zeid Hamdan’ın prodüktörlüğündeki bu parça, Orta Doğu ritimleriyle çağdaş pop dokularını bir araya getiriyor.

Selin Sümbültepe daha önce yayımladığı “Hemhal” EP’siyle de dikkat çekmişti. 2023 depreminden ağır şekilde etkilenen memleketi Hatay’ın kültüründen ilham alan bu çalışma, hem köklere hem de yeniden doğuşa ses veren bir müzikal anlatı sunuyordu.

Uluslararası sahnelerde de dikkat çeken Sümbültepe; 2025 yılında Tunus’taki RIMM Festival, Portekiz’deki Festival Músicas do Mundo ve İsviçre’deki Jazzhane Festival gibi etkinliklerde sahne aldı. Sanatçı aynı yıl Avrupa’nın farklı şehirlerinde verdiği konserlerle müziğini uluslararası dinleyicilerle buluşturdu.

Geçtiğimiz yıl Münih’te verdiği ilk konserde izleyicilerden büyük ilgi gören Sümbültepe, sahne enerjisi ve samimi performansıyla dikkat çekmişti. Konser öncesi gerçekleştirdiğimiz söyleşide ise sanatçıyı daha yakından tanıma fırsatı bulmuştuk.

Nisan ayında başlayacak Avrupa turnesi kapsamında sanatçı şu şehirlerde sahne alacak:

11 Nisan – Viyana, Avusturya -11 Nisan
15 Nisan – Frankfurt, Almanya
16 Nisan – Münih, Almanya
17 Nisan – Stuttgart / Waiblingen, Almanya

Daha fazla bilgi için tıklayın:

Selin Sümbültepe Avrupa konser turu 2026