Cuma, Nisan 24, 2026
Startseite Blog Sayfa 3

Ne Var Ne Yok: Köln ve çevresi Şubat 2026 etkinlik önerileri

Şubat ayında Köln ve çevresinde öne çıkan etkinlikleri sizin için derledik. Bu seçkide, hem dikkatimizi çeken hem de keşfetmeye değer etkinliklere yer veriyoruz; Bazen kültürel, bazen dayanışma amaçlı, bazen de sadece keyifli bir buluşma…

***Ay boyunca yeni keşifler ekleyeceğiz. Tekrar göz atmayı unutmayın!***

KÖLN ETKİNLİKLERİ:


Flohmarkt! Drag, Burlesque, Kinky, Vintage, Show, Kostüme

Drag, burlesque ve kinky kültürünün buluştuğu bu özgür bit pazarı; kostümler, vintage parçalar ve sürpriz performanslarla dolu renkli bir alan açıyor.

Yer: Em drügge Pitter, Köln
Tarih: 01 Şubat 2026, 14:00-19:00
Giriş: Ücretsiz (Biletler burada!)


CommemorAction – Sınırları Geçerken Hayatını Kaybedenler Anısına

Sınırları geçmeye çalışırken hayatını kaybeden, kaybolan ya da devlet şiddetine maruz kalan insanlar için düzenlenen uluslararası bir anma ve protesto eylemi. Konuşmalar, yas ritüelleri ve Berivan Kaya’nın müzikal katkısıyla kolektif bir hatırlama alanı oluşturuluyor.

Yer: Aachener Weiher, Köln
Tarih: 06 Şubat 2026
Giriş: Ücretsiz (Detaylı bilgi burada!)


HIER UND JETZT – De/Collecting Memories from Turtle Island (Açılış)

Museum Ludwig’de açılan bu sergi, Turtle Island üzerinden sömürgecilik, koleksiyon politikaları ve hafıza kavramlarını günümüz perspektifiyle yeniden düşünmeye davet ediyor. Sergi, 8 Kasım’a kadar devam edecek.

Yer: Museum Ludwig, Köln
Tarih: 06 Şubat 2026
Giriş: Ücretsiz (Biletler burada!)


House of Namus – Club Night

House of Namus, iki katlı bu gecede oriental ve house sound’larını bir araya getiriyor. Dj İpek, Dj ÖZ, DJ Anta.Can, ERSIN T8STAN ve Gin Bali’nin setleri; Prince Emrah, Kekik ve Rage Audacity’nin drag ve performanslarıyla birleşerek yüksek enerjili bir club deneyimi sunuyor.

Yer: Club Bahnhof Ehrenfeld, Köln
Tarih: 07 Şubat 2026
Bilet: 14,38 – 18,62 Euro (Buradan alabilirsiniz!)


Selin – Europe Tour 2026

Alternatif pop ve elektronik sound’larıyla öne çıkan Selin, Avrupa turnesi kapsamında Köln’de sahne alarak duygusal ve güçlü bir konser atmosferi yaratıyor.

Yer: Club Volta, Köln
Tarih: 07 Şubat 2026
Bilet: 41,50 Euro (Buradan alabilirsiniz!)


RAYE

Dünya çapında başarılara imza atan RAYE, yeni şarkıların da yer alabileceği turnesiyle Lanxess Arena’da büyük prodüksiyonlu bir konser veriyor.

Yer: Lanxess Arena, Köln
Tarih: 10 Şubat 2026
Bilet: 95,85 € (buradan alabilirsiniz)


Erinnern erzählen – Asal Dardan & Maryam Aras ile Söyleşi

Asal Dardan ve Maryam Aras, hafıza, göç ve politik direniş ekseninde Köln’ün geçmişiyle bugünü arasında köprü kuran metinlerini paylaşıyor.

Yer: Raum für alle, Köln
Tarih: 21 Şubat 2026
Giriş: Ücretsiz


Eine Ehrenwerte Familie / Microphone Mafia

Microphone Mafia’nın 30 yıllık müzikal ve politik yolculuğunu anlatan bu müzikal okuma; rap, göç hikâyeleri ve antifaşist duruşu bir araya getiriyor.

Yer: Raum für alle, Köln
Tarih: 22 Şubat 2026
Giriş: Ücretsiz


Miray Akovalıgil – Ya Bende Bir Şey Yoksa? (Türkçe Stand-up)

Miray Akovalıgil, başarı kavramını kariyerden aşka, sağlıktan toplumsal beklentilere kadar her yönüyle sorguladığı stand-up gösterisiyle seyirciyle buluşuyor.

Yer: Kulturbunker, Köln
Tarih: 28 Şubat 2026
Bilet: 37,22 € (buradan alabilirsiniz)

Bu da ilginizi çekebilir:

30. Türkiye Almanya Film Festivali’nin jürileri açıklandı

Nürnberg’de 27 Şubat ile 8 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek olan Türkiye Almanya Film Festivali’nde jüri kadroları açıklandı. Berlinale’nin eski direktörü Dieter Kosslick ve yönetmen Tevfik Başer gibi saygın isimlerin yanı sıra, tanınmış oyuncular Hande Ataizi ve Hasibe Eren de jüri üyeleri arasında yer alıyor.

Dieter Kosslick (solda), Tevfik Başer (sağda)

Nürnberg’de 27 Şubat’ta başlayacak olan Türkiye Almanya Film Festivali’nin jüri üyeleri açıklandı. Bu yıl 30’uncusu düzenlenen festivalde, üç ayrı uzman jüri ve izleyici oylarıyla toplam dokuz ödül verilecek.

Uzun metraj film yarışmasının jüri başkanlığını, Berlinale’nin eski direktörü Dieter Kosslick üstleniyor. Uzun metraj jürisinde ayrıca BR’nin film editörü Markus Aicher, oyuncu Hande Ataizi, tiyatro ve sinema yönetmeni Neco Çelik, İstanbul Uluslararası Film Festivali’nin eski direktörü Hülya Uçansu ve gazeteci Elçin Yahşi yer alıyor.

Kısa film yarışmasının jüri başkanı ise uluslararası alanda tanınan yönetmen Tevfik Başer oldu. Kısa film jürisinde ayrıca oyuncu Hasibe Eren, yönetmen Stephan Hilpert ve yönetmen Martina Priessner var.

Festival kapsamında verilen Mahmut Tali Öngören Demokrasi ve İnsan Hakları Ödülü için oluşturulan jüri sekiz üyeden oluşuyor: Michael Aue, Gönül Ayrılmaz, Selim Çelebi, Sinem İlterli, Monika Ott, Jochen Schmoldt, Dr. Matthias Strobel ve Ersin Uğurlu.

Festival programı kapsamında yarışacak filmlerin önümüzdeki hafta açıklanması bekleniyor.

Nürnberg’de her yıl Türkiye ve Almanya’dan güncel yapımları bir araya getiren Türkiye Almanya Film Festivali, 27 Şubat’ta Nürnberg Tafelhalle’de düzenlenecek gala gecesiyle açılacak. Festivalin 30’uncu yılı kapsamında gerçekleştirilecek ödül töreni ise 8 Mart Cumartesi günü saat 21.00’de yapılacak.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Müziğin birleştirici gücü merkezdeydi: PiYASA Vibes Vol. 4

PiYASA’nın müzik etrafında şekillenen buluşması PiYASA Vibes Vol. 4, katılımcılara müzik, dans ve paylaşımla dolu keyifli bir akşam sundu.

Münih’te düzenlenen PiYASA Vibes Vol. 4, müziğin birleştirici gücünü merkezine alan atmosferiyle katılımcılara unutulmaz bir akşam yaşattı. Dolu bir salonda gerçekleşen etkinlik, müzik, karşılaşmalar ve paylaşımla öne çıkan özel bir buluşmaya dönüştü.

Gecenin başında bir selamlama konuşması yapan PiYASA’nın kurucusu Hamide Türker, etkinliğin çıkış noktasını ve yaklaşımını paylaştı. Türker, “Kültürel çeşitliliği kutladığımız ve müziğin etrafında bir araya geldiğimiz bir ortam hayaliyle PiYASA Vibes’i hayata geçirdik. Bu etkinlik serisinde yalnızca konser izlemiyoruz; müziğin etrafında birlikte keyif aldığımız bir ortam deneyimliyoruz.” dedi.

Program, Stuttgart’tan misafir sanatçı olarak gelen Sinem Vurgeç’in mini dinletisiyle başladı. Güçlü sesi ve sahne enerjisiyle geceye özel bir açılış yapan Vurgeç’in ardından sahnede Eskises yer aldı. Duygusu ve ritmiyle dinleyiciyi müziğin içine çeken grup, konserin ilerleyen bölümünde Sinem Vurgeç’i yeniden sahneye davet ederek birlikte gerçekleştirdikleri ortak performansla gecenin öne çıkan anlarından birine imza attı. Etkinlik, DJ B-Zey’in setiyle dansın ve sohbetin iç içe geçtiği bir atmosferle devam etti.

Etkinlik kapsamında düzenlenen hediye çekilişinde, katılımcılar sponsorların sunduğu hediyeleri kazanma fırsatı buldu. GürMet Wein & Meze’nin Viktualienmarkt’ta iki kişilik özel tasting deneyimi, Import Export’ta gerçekleşecek Ata Canani konseri için iki kişilik bilet ve Dermoskin Kosmetik Institut’tan 3 kişiye cilt analizi ile bakım seansı çekilişle sahiplerine verildi.

PiYASA Vibes, müziğin etrafında bir araya gelinen, kültürel çeşitliliğin doğal bir şekilde paylaşıldığı bir ortam sunuyor. PiYASA Vibes Vol. 4’te bu yaklaşım, sanatçılar, organizasyon ekibi ve katılımcıların katkısıyla bir kez daha hayat buldu. Geceden fotoğraf ve video paylaşımları için PiYASA Vibes Instagram topluluğuna katılabilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Haluk Bilginer, 30. Türkiye Almanya Film Festivali’nin Onur Konuğu

Almanya ve Türkiye sinemasını bir araya getiren en prestijli film festivali, 27 Şubat’ta Nürnberg’de başlayacak. Bu yıl 30. kez düzenlenen Türkiye Almanya Film Festivali’nin (FFTD) onur konuğu, dünya çapında saygın oyuncu Haluk Bilginer olacak. Usta oyuncu, ödülünü Tafelhalle’deki açılış töreninde alacak.

Festival yönetimi, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Bilginer’in sanatsal tutarlılığı, tiyatro disiplinine dayanan oyunculuk anlayışı ve uluslararası alandaki sanatçılığı nedeniyle Onur Ödülü’ne layık görüldüğünü duyurdu. Açıklamada ayrıca, Türkiye sinemasının dünya sinemasındaki nadir temsilcilerinden biri olan Bilginer’in, sanatın kültürlerarası diyalog kurma gücüne uzun soluklu katkılar sunduğu vurgulandı.

Tiyatrodan sinemaya uzanan kariyerinde sahne ve kamera arasındaki sınırları disiplinli bir yaklaşımla aşan Bilginer, Türkiye’de bağımsız tiyatronun gelişimine öncülük eden Tiyatro Stüdyosu ve Oyun Atölyesi gibi toplulukların kurucuları arasında yer alıyor.

Film kariyerinde ise yaklaşık 100 projede rol alan sanatçı, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan “Kış Uykusu” filmindeki performansı ve “Şahsiyet” dizisiyle kazandığı Uluslararası Emmy Ödülü ile uluslararası alandaki başarısını perçinledi. Sanatçı ayrıca Palm Springs Film Festivali’nde FIPRESCI En İyi Erkek Oyuncu Ödülü ve Adana Altın Koza’da Yaşam Boyu Onur Ödülüne de layık görüldü.

Türkiye Almanya Film Festivali, uzun metraj, kısa film ve belgesellerden oluşan zengin programıyla Nürnberg’de sinemaseverlerle buluşacak. On gün sürecek olan festival kapsamında jüri ödüllerinin yanı sıra izleyici ödülü de verilecek ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden davetli sanatçılarla çeşitli etkinliklerde bir araya gelme fırsatı sunulacak. Festivalin tüm detaylarına www.fftd.net adresinden ulaşılabilir. Açılış töreni için biletler buradan temin edilebilir.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Müziğin izinde: Eskises’i tanıyalım

PiYASA Vibes Vol. 4’te sahnemizi dolduran Eskises, Almanya’da nadir görülen enerjisini ve müzikal çeşitliliğini sergiledi. Her üyesi, sahnedeki performansıyla grubun karakterini ortaya koydu. Her bir üyenin sahnedeki rolü kadar müzik yolculuğu da grubun karakterini oluşturuyor. İşte Ufuk, Bora, Soner ve Rifat’ın kendi anlatımlarıyla Eskises’in hikayesi.

Ufuk Bakırdöğen – Klarnet
Eskises’in kurucularından olan ve sahnede klarnetiyle fark yaratan Ufuk Bakırdöğen, Almanya’da canlı dinleme şansı çok sık yakalanmayan klarnetiyle dinleyiciyi sahneye çekiyor. Klarnet, Ufuk’un müzik yolculuğunda sadece bir enstrüman değil; sahnede grubun karakterini tamamlayan güçlü bir ses.
“Müziğe ve enstrümanlara ilgim lise yıllarında başladı. Gitarla başlayan bu amatör merak, üniversitede davulla devam etti. 2006 yılında yüksek lisans için Almanya’ya gelmeden hemen önce aldığım klarneti, Türk müziği konusunda bilgili arkadaşlarım sayesinde geliştirme fırsatı buldum. Daha sonra aynı arkadaşlarımla bir grup kurduk ve Aachen çevresindeki çeşitli mekanlarda çalma şansı yakaladık. Münih’e taşındıktan sonra 2017 yılında Bora ile birlikte müzik yapmaya başladım. Bu birliktelik, Soner ve Rıfat’ın katılımıyla Eskises’e dönüştü. O zamandan beri sahnede müzik yapmanın keyfini hep birlikte yaşıyoruz.”

Bora Yıldız – Vokal ve Gitar
Eskises’in vokali ve gitaristi Bora Yıldız, grubun duygusunu sahneye taşıyan bir diğer kurucu üye. Bora’nın şarkıların ruhunu yansıtan vokali ve gitarı, sahnede dinleyiciyle güçlü bir bağ kuruyor; kimi zaman melankolik, kimi zaman groove’un tam ortasında.
“Müziğe lise yıllarında klasik gitar çalarak başladım. İki yıl süren klasik müzik eğitiminin ardından kendi bestelerimi üretmeye yöneldim. Üniversite yıllarında ODTÜ Müzik Toplulukları bünyesinde kurduğumuz Gulyabani grubuyla, söz ve müzikleri bize ait olan eserleri uzun yıllar boyunca konser ve festivallerde dinleyiciyle paylaştık. Bu süreçte grupta bas gitarist ve vokalist olarak yer aldım; Ön Sevişme ve Zifaf adlı iki bağımsız EP yayımladık. 2015 yılında Münih’e taşındıktan sonra solo bestelerime odaklandım. Ev kayıtlarından oluşan Köprü adlı ilk demo çalışmamı 2019 yılında dijital platformlarda yayımladım. İlk albümüm Puff ise 2021 sonbaharında Ellipsis etiketiyle dinleyiciyle buluştu.”

Soner Aksan – Davul ve Darbuka
Grubun ritim gücü Soner Aksan, davul ve darbukadaki hakimiyetiyle parçaların temposunu ve dinamizmini belirliyor. Soner’in ritimleri, Eskises’in müzikal çeşitliliğine güçlü bir zemin hazırlıyor.
“Müziğe ilgim küçük yaşta başladı. İlkokulda darbuka ve saz çalmaya başladım. Lisedeyken 1994’te arkadaşlarla kurduğumuz rock/metal grubu Pandemonium ile 13 yıl boyunca birçok konser verdik, yarışmalara katıldık ve albüm kaydı yaptık. Bu dönemde okulda Big Band’de baterist olarak yer aldım. 2019’da aile projesi olarak Café Taksim grubu oluştu. Gitarda Türk klasik ve sanat müziğine eşlik ettim. 2020’de Eskises ilk kez sahne aldı; ritimlerde darbuka ve davulla yer aldım. Son 5 yıldır Lucille and the Rakıbuam, Buracoustic, Pnema ve farklı projelerle sahnede ve stüdyodayım. Ancak Eskises, benim ana müzik grubum.”

Rifat Öcal – Bas Gitar
Eskises’in müzikal dengesini ve alt yapısını taşıyan Rifat Öcal, bas gitardaki sağlam çizgisiyle parçaların omurgasını oluşturuyor. Rifat, farklı tarzlar arasında rahatça dolaşan müzikal yapıyı bir arada tutuyor ve sahnedeki performansıyla grubun karakterini güçlendiriyor.
“Müzikle ilgilenmeye lise yıllarında başladım; bu dönemde gitar ve bas gitar çalmayı öğrendim. Lise okul grubunda yer aldım ve Milliyet Gazetesi Ulusal Müzik Yarışması ile Ankara Liseler Arası Müzik Yarışması gibi organizasyonlara katıldım. Üniversite yıllarında Ankara’da düzenli olarak barlarda, çeşitli rock cover gruplarıyla sahne aldım. 2006–2008 yılları arasında, Karadeniz geleneksel müziğini rock ve funk ritimleriyle harmanlayan Hoppa Essentials grubunda çaldım. Bu grupla Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’de konserler verdik. 2010 yılında İstanbul’a taşındım; farklı projelerde bas gitar çaldım ve vokal olarak korolarda yer aldım. 2021’den beri Münih’te yaşıyorum ve Eskises ile birlikte keyifle müzik yapıyorum.”

PiYASA Vibes Vol. 4 gecesinde sahne alan Eskises, her üyesiyle unutulmaz bir performans sergiledi. Ufuk, Bora, Soner ve Rifat’ın bir araya gelmesiyle oluşan Eskises enerjisini hatırlamak ve grubun müziğini takip etmek için PiYASA Vibes ve Eskises grubunun Instagram hesaplarını takip edebilirsiniz.

Göçün ve müziğin sesi Ozan Ata Canani Münih’te

Göç, kimlik ve müzik… Ozan Ata Canani yıllardır bu temaları ustalıkla harmanladığı eserleriyle dinleyicilerini derinden etkilemeye devam ediyor. Sanatçı, 23 Ocak Cuma akşamı Münih’te müzikseverlerle buluşacak.

Yeni albümü Die Demokratie, geçtiğimiz yıl yayımlanan ikinci stüdyo çalışması olarak Canani’nin müzikal yolculuğunda önemli bir dönemeç oluşturuyor. Albüm 10 parçadan oluşuyor; albüme adını veren “Die Demokratie” demokrasi kavramını sorgularken, “Papierkramland” Alman bürokrasisini mizahi bir dille ele alıyor ve “Pir Sultan” tarihsel olaylara gönderme yapıyor. “Die Demokratie” albümü, Anadolu rock ve pop tınıları ile geleneksel Türk müziğini Almanca ve Türkçe sözlerle bir araya getirerek göç, demokrasi ve insan hakları gibi temalara odaklanıyor. Bu çizgi, Canani’nin önceki albümlerinden tanıdık, fakat bu albümle birlikte daha doğrudan ve güncel.

Ozan Ata Canani, yalnızca bir müzisyen değil; bir kuşağın hafızasını ve hikayesini notalara döken güçlü bir anlatım dili kuruyor. Almanya’daki misafir işçilerin yaşadığı zorluklar, göç deneyimi ve yabancı düşmanlığı gibi konuları şarkılarında samimi bir dille ele alıyor ve kuşaklar arası bir bağ kuruyor.

Sanatçıyla 2024’te Münih konseri sırasında gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, Ata Canani müzikle tanışma hikayesini ve yaşam yolculuğunu içtenlikle paylaşmıştı. Babasının Almanya’ya gelmesi için hediye ettiği bir saz ile başlayan bu yolculuk, zamanla toplumsal hafızaya dokunan güçlü bir müzikal anlatıya dönüştü. Röportajda, yaşadığı ayrımcılık ve göç deneyimlerinin müziğinin merkezinde yer aldığını vurgulayan sanatçı, asıl amacının insanlar arasında köprüler kurmak ve birleştirmek olduğunu dile getirdi; bu yön “Die Demokratie” albümünde de güçlü şekilde hissediliyor.

23 Ocak Münih konserinde Ata Canani’ye, sahne enerjisi ve özgün tarzıyla dikkat çeken Sinem eşlik edecek. Sinem, Anadolu ezgilerini punk ve pop tınılarıyla harmanlayan performansıyla Münih underground sahnesinden doğan kültürel zenginliği sahneye taşıyacak. Konserin ardından ise Booty Carrell, Anadolu Rock & Pop plaklarıyla geceyi müzikle tamamlayacak.

Yer: Import Export, Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih
Tarih: 23 Ocak, 20:00
Bilet: 13-17 Euro (Buradan alabilirsiniz)

Sanatçının hayatına, müziğine ve düşüncelerine daha yakından tanıklık etmek için gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi buradan izleyebilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=uv9khWg4dWc

Foto: Nadine Heller Menzel

„Nur wer’s richtig sagt, kommt ans Ziel“ von Tijen Onaran

Wie oft haben wir uns schon gedacht: Hätte ich das doch anders gesagt.
Das kann nach einem Meeting, einer Diskussion im Freundeskreis oder einer Gehaltsverhandlung passieren. Man wird unterbrochen, übergangen oder verunsichert, und erst im Nachhinein fällt einem ein, was man eigentlich alles hätte sagen können.

Genau hier setzt “Nur wer’s richtig sagt, kommt ans Ziel” von Tijen Onaran an. Das Buch ist ein empowernder Begleiter für alle, die ihre Stimme bewusster einsetzen, klarer kommunizieren und in herausfordernden Gesprächssituationen souveräner auftreten möchten.

Tijen Onaran verbindet in diesem Buch persönliche Erfahrungen aus ihrem eigenen Werdegang mit fundiertem Wissen rund um Kommunikation. Sie zeigt anhand konkreter Situationen, warum Gespräche oft nicht so laufen, wie wir es uns wünschen, und wie wir lernen können, uns besser vorzubereiten, sicherer aufzutreten und für uns einzustehen. Dabei wirkt der Ton nie belehrend oder besserwisserisch, sondern ermutigend und nahbar.

Das Buch gliedert sich in sieben Kapitel sowie einen Epilog und einen abschließenden Ausblick. Jedes Kapitel widmet sich einem zentralen Thema rund um Kommunikation. Gleich zu Beginn geht es um grundlegende Fragen: Wie funktioniert Kommunikation eigentlich? Warum scheitert sie so oft? Und welche Missverständnisse entstehen dabei immer wieder?

Besonders gut gefallen hat mir die klare und durchdachte Struktur. Am Ende jedes Kapitels fasst Tijen Onaran die wichtigsten Gedanken unter der Rubrik “In aller Kürze” noch einmal zusammen. Darauf folgt eine Toolbox mit Impulsen und Übungen. Diese sind nach Zeitaufwand gestaffelt – von kurzen Einstiegsübungen bis hin zu vertiefenden Aufgaben für Fortgeschrittene. Jede Übung erklärt nicht nur, was zu tun ist, sondern auch, warum sie sinnvoll ist.

Tijen Onaran – Nur wer’s richtig sagt, kommt ans Ziel

Vieles von dem, was im Buch angesprochen wird, war mir persönlich nicht neu. Trotzdem habe ich es sehr gern gelesen. Gerade weil man nach jedem Kapitel automatisch ins Nachdenken kommt: über die eigene Art zu kommunizieren, über Gespräche, die gut gelaufen sind, und über solche, bei denen man im Nachhinein gern klarer oder mutiger gewesen wäre.

“Nur wer’s richtig sagt, kommt ans Ziel” ist ein starkes, aufklärendes und zugleich motivierendes Buch. Es macht Mut, die eigene Stimme ernst zu nehmen, sie bewusst zu nutzen und sich nicht kleiner zu machen als nötig. Ein Buch, das stärkt, ohne zu überfordern und das genau deshalb lange nachwirkt.

Buchdetails
Titel: Nur wer’s richtig sagt, kommt ans Ziel
Autor: Tijen Onaran
Verlag: Goldmann
Erscheinungstag: 22.10.2025
Seiten: 256 Seiten
ISBN: 978-3-442-18060-8

Tuba Türker

Münih’te PiYASA Vibes Vol. 4 ile yeni yılı birlikte kutluyoruz

Canlı müzik, DJ seti ve kültürel çeşitlilik 16 Ocak’ta Import Export’ta buluşuyor.

Yeni yılı birlikte karşılamak için PiYASA Vibes Vol. 4’te bir araya geliyoruz. Münih’te, 16 Ocak’ta Import Export’ta gerçekleşecek bu özel gecede; müzik, kültürel çeşitlilik ve yüksek enerji aynı sahnede buluşuyor.

Gecenin canlı performansında sahnede Eskises yer alacak. Münih’in sevilen gruplarından Eskises; Ufuk Bakırdögen (klarnet), Soner Aksan (davul), Rıfat Öcal (bas) ve Bora Yıldız’dan (gitar, vokal) oluşuyor. Grup, Türk sanat ve halk müziğinin sevilen eserlerini modern bestelerle buluşturan; kimi zaman duygusal, kimi zaman coşkulu bir repertuvar sunuyor. Deneyimli müzisyenler, 16 Ocak gecesi izleyicileri müzikal bir yolculuğa davet ediyor.

Canlı konserin ardından gece, DJ B-Zey’in setiyle devam edecek. PiYASA Vibes’a ilk volümden bu yana eşlik eden DJ B-Zey, oriental dokuları modern club sound’ları ve Türkçe pop parçalarıyla bir araya getirerek dans enerjisini gece boyunca canlı tutuyor.

PiYASA Vibes Vol. 4, yalnızca bir konser ve parti olmanın ötesinde; farklı kültürel geçmişlere sahip insanların müzik aracılığıyla bir araya geldiği, temas kurduğu ve kültürel çeşitliliği birlikte kutladığı bir buluşma alanı sunuyor.

Her PiYASA Vibes’ta olduğu gibi bu etkinlikte de katılımcıları küçük sürprizler bekliyor. Satın alınan her bilet, etkinlik akşamında yapılacak hediye çekilişine otomatik katılım sağlıyor. Sürpriz hediyelere dair detaylar yakında PiYASA Vibes’ın Instagram hesabında paylaşılacak.

Yeni yılın bu özel buluşmasında müzik, eğlence ve kültürel çeşitliliği birlikte deneyimlemek için bize katılın!

Yer: Import Export, Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih
Tarih: 16 Ocak 2026
Kapı: 19:30

Biletler:
Ön satış: 19 Euro + VVK (buradan satın al)
Gişede: 25 Euro

Not: PiYASA Vibes Vol. 4 bilet çekilişi için PiYASA Vibes ve PiYASA Magazin Instagram hesaplarımızı takip edin.

Berivan Kaya ile NRW`nin kültür nabzı artık PiYASA’da

PiYASA ekibi büyümeye devam ediyor. Köln’de yaşayan müzisyen ve söz yazarı Berivan Kaya, PiYASA ailesine katıldı.

Berivan Kaya, Köln‘de yaşayan bir müzisyen ve söz yazarı. Müziğinde Anadolu’nun ses dünyasını çağdaş ve alternatif formlarla bir araya getiriyor; samimi sahne dili ve güçlü yorumu ile dinleyiciyle doğrudan bir bağ kuruyor. İlk teklisi Megaloman ile dikkat çeken Berivan, şu sıralar yeni şarkılar üzerinde çalışıyor ve üretimini sürdürüyor.

Köln ve çevresindeki konserleri, performansları ve kültürel etkinlikleri yakından takip eden Berivan, arkadaşları ve yakın çevresi tarafından bir nevi kültürel etkinlik ajandası olarak biliniyor. Şehirde nerede ne var, hangi konser kaçmaz soruları çoğu zaman ona geliyor.

Köln ve çevresinden sorumlu PiYASA yazarı olarak bu ilgisini ve birikimini okurla paylaşan Berivan Kaya, Aralık ayı için hazırladığı “Ne Var Ne Yok – Köln ve Çevresi” seçkisiyle PiYASA’da yayına başladı. Ocak ayı seçkisi yolda!

Yerelden beslenen, sahadan gelen kültür ve etkinlik takibini büyütmeye devam eden PiYASA ekibine hoş geldin, Berivan.

Foto: Gizem Güven

Silvester 2025: House of Namus New Year’s Party in NRW

NRW’de yaşayan PiYASA takipçileri için yılbaşı planı hazır!

Yeni yıla müzik, dans ve kolektif bir coşkuyla girmek isteyenler için House of Namus New Year’s Party, 31 Aralık gecesi Essen Katakomben-Theater’da! Prince Emrah tarafından organize edilen bu özel yılbaşı gecesi, sahneyi canlı müzik, performans ve DJ setleriyle dolu uzun bir kutlamaya dönüştürecek.

Gecenin kalbinde, 70’lerden 2000’lere uzanan en sevilen Türkçe hitleri canlı olarak seslendirecek Turkish Retro Night Band yer alacak. İpek Özcan, Veys Çolak, Çağatay Bırakın ve Kemal Serin, nostaljiyle dolu şarkılarla dans pistini gece boyunca canlı tutacak.

Yılbaşı gecesine samimi ve güçlü bir açılış yapacak olan Berivan Kaya, kendine özgü yorumu ve Anadolu Indie tınılarıyla sahnede yer alacak. Prince Emrah ise bellydance performansı, drag hostluğu ve DJ setiyle gecenin akışını şekillendirecek, sahne ile dans pistini birbirine bağlayan çok katmanlı bir performans sunacak.

House of Namus’un kapsayıcı ve özgür ruhunu yansıtan bu parti, canlı performanslar, retro atmosfer, dinlenme ve sohbet alanlarıyla birlikte kolektif bir buluşma alanı yaratacak. Welcome shot ve gece yarısı içkisi biletinize dahil olacak.

🎁 ÇEKİLİŞ 🎁

Piyasa Magazin ve House of Namus iş birliğiyle New Year’s Party için 1+1 bilet kazanma şansı sizi bekliyor.
Instagram hesabımızdaki çekilişe katılmak için buraya tıklayın!
Kazanan talihli pazar günü açıklanacak.

Mekan: Katakomben-Theater (Girardet-Haus), Essen
Giriş: 21:00
Welcome shot & gece yarısı içkisi dahil

Yeni yıla dans ederek, birlikte ve güçlü bir enerjiyle girmek isteyenler için kaçırılmayacak bir gece olacak.
Biletler burada!