Beton çölünün ortasında bir vaha: Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi

177

Yolu İstanbul’da Ataşehir’e düşenlerin, ya da Ataşehir’den geçenlerin hemen görebileceği bir yerde değil bu ‚vaha‘. Çünkü son 20 yılda her tarafı beton kuleler ve gökdelenler kapladığı için Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi bir saklı cennet gibi. Biraz aramak gerekiyor. Ama bir kez yolunuz düştüğünde de artık aklınızdan çıkması mümkün değil.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB), 1995 yılında Ali Nihat Gökyiğit tarafından eşi Nezahat Gökyiğit adına hatıra parkı oluşturulmak amacıyla kuruldu. İlk yıllarda `hatıra parkı‘ amacına yönelik bir bitkilendirme ve ağaçlandırma planı uygulandı. Hızla imara açılan, büyüyen ve gelişen Ataşehir’de yol inşaatları nedeniyle yapısı aşırı derecede bozulmuş toprak ıslah edildi ve 32 hektarlık park alanına yaklaşık 50.000 ağaç ve çalı dikildi. Daha sonra bir botanik bahçesi olma yolunda çalışmalara başlandı ve 2002 yılında halkın ziyaretine açılan alanın adı 2003 yılında Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi oldu.

İstanbul’un Anadolu yakasında, Atatürk ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden gelen otoyollarla, Anadolu otoyolunun (Ankara) birleştiği kavşakta bulunan bahçe, sekiz adadan oluşmakta. Hızla betonlaşan ve çölleşen İstanbul’a % 12 oranında yeşil alan sağlayan bahçe, İstanbullular için bir nefes alma noktası olmasının yanı sıra, bir araştırma, eğitim ve öğretim merkezi haline gelmiş durumda.

Sabahın erken saatlerinde her türlü yiyecek ve içeceğinizi yanınıza alarak (termosla çay getirmezseniz açıkta kalırsınız, çünkü burada yiyecek ve içecek satılmıyor.) ücretsiz ziyaret edebileceğiniz bahçe, mevsimine göre değişen saatlerde (kış aylarında akşam 5, yaz aylarında 7’ye kadar) gezilebiliyor.

Yeşilin binbir tonunun bulunduğu, yapay göllerin arasında çiçek kokuları eşliğinde gezebileceğiniz bu huzur dolu ortamda en çok dikkatimizi çeken şey pek çok yerde görülen ‚çimenlere basabilirsiniz‘ yazılarıydı. İş güç stresinden negatif elektrik yüklenmiş ve her yerde ‚çimlere basmayın‘ tabelalarına alışık olan biz şehirli faniler, NGBB’deki çimlere basın uyarılarıyla önce şaşırdık sonra sevindik.

Geniş bir piknik alanı bulunan NGBB yetkilileri bahçenin amacını şöyle açıklıyorlar; „Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi`ni, Babil’in Asma Bahçeleri kadar ünlü yapacağız.“

Kuruluş felsefesini ‚Dünya bitki hayatı ve Türkiye’nin zengin bitki örtüsü hakkında bilimsel araştırmalar yapmak ve eğitim vermek, iyi belgelenmiş koleksiyonlar oluşturmak ve bir bitki danışma merkezi oluşturmak‘ olarak açıklayan yetkililer, „Dünya’daki biyolojik çeşitliliği devam ettirmek ve tehdit altındaki bitkileri korumak, ekonomik ve faydalı bitkilerle insanlar arasındaki bağlantı ve ilişkileri araştırmak, sergilemek ve bu konudaki biriktirilmiş kültür mirasını korumak ve yaymak, gittikçe artan bir tehdit oluşturan susuzluğa dayanıklı bitkileri sergilemek ve dünyadaki erezyonla ve çölleşme ile mücadeleye yardım etmek istiyoruz.“ diye ekliyorlar.

NGBB şu adalardan oluşmakta;
Merkez Ada
Ertuğrul Adası
Mesire Adası
İstanbul Adası
Meşe Adaları
Arboretum Adası

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.