Deniz’in Küba günlükleri

33

HAVANA

  1. Gün

Uzun süren uçuşun ardından öğleden sonra Havana’da idim. Uçaktan inince ilk işim paramı CUC’a çevirip şehir merkezine gitmek için “taxi collectivo “ aramak oldu. 2 Kübalı, 1 Meksikalı ve 1 Kolombiyalı il taxi collectivo yapıp hostelin yolunu tuttuk. Neredeyse yıkıntı halindeki binanın kapısını çaldığımda beni kör bir kedi ve ev sahibesi Mirella karşıladı. Mirella’nın İngilizcesi hiç yoktu fakat, bana her konuda inanılmaz yardımcı oldu.

Burada evler o kadar bakımsız ki, benim kaldığım odanın camı yoktu ve oda terk edilmiş bir inşaat alanına bakıyordu. Havaalanından taksiye bindiğimde başlayan yağmur saatlerce dinmedi. Yağmurun asla dinmeyeceğini anlayınca kendimi sokağa attım. Kaldığım ev Malecon’a çok yakın idi. Malecon’u İzmir Kordon gibi düşünün, ama çok daha büyük ve çok daha kalabalık versiyonu. Yol üzerinde bir pasajda yağmurdan dolayı sular eğim boyunca aktığı için Kübalı çocuklar bunu oyun haline getirmiş ve yağmur suyunda patinaj yaparak, kayarak çılgınlar gibi eğleniyorlardı.

Kuba_Deniz_48_web

  1. Gün

Ertesi sabah saat farkının da etkisiyle çok erken uyandım. Evdeki 5 Fransız çocuk kahvaltı yapmaya ve şehri dolaşmaya gideceklerini söyleyince onlara katıldım. Old Havana denilen bölgeye kadar yürüdük. Açıkçası Old Havana bana biraz turistik geldi. Kaldığım evin civarı daha yerel idi.

Burada turistlerin bindiği şehirlerarası otobüsler ile Kübalıların bindikleri farklı. Turistler viazul denen araçlara binerken yerliler omnibus nacionales denen çok daha ucuz otobüslere biniyorlar. Viazul terminali biraz şehir dışında.

*Taxi Collectivo: Genelde eski Amerikan tip otomobiller taksi olarak kullanılıyor. Paylaşımlı olarak taksi sahibiyle sıkı bir pazarlıktan sonra bu araçlara binebiliyorsunuz.

Terminalden 2gün sonrası için bilet işimi hallettikten sonra yürüyerek eve dönerken yolda Plaza de la Revolucion’a uğradım. Burası Havana denince akla gelen, hani şu seyahat fotoğraflarında Che’nin siluetini binada gördüğümüz meşhur meydan.  Bu meydanda bir taraftaki binada Che Guevara’nın silueti, diğer taraftaki binada ise Camilo Cienfuegos’un silueti, ortada ise Jose Marti anıtı bulunmaktadır.

Küba’da sistem çok hızlı değişiyor. İnternet geleli henüz 2 yıl olmasına rağmen hemen hemen her köşebaşındaki parkta internet noktası var. 1 saat: 1,5 CUC olacak şekilde aldığın kartla, internet erişimi olan park noktalarında şifrenle internete rahatça bağlanabiliyorsun. Üstelik bu kartı 30 gün boyunca istediğin zaman kullanmaya devam edebiliyorsun.

Kuba_Deniz_5

  1. Gün

Dün tanıştığım çocuklardan Akash, çok ucuz bir kahvaltı yeri bulduğunu söyleyince tabi ki peşine takılmalıydım. Çünkü gezginlik bunu gerektirir. Kahvaltının ardından Devrim Müzesi’ne gittik. Küba tarihi hakkında benim gibi çok az şey biliyorsanız mutlaka buraya gidin derim. Üstelik içeride Che’nin, Fidel’in ve diğer yoldaşların devrim sürecinde kullandıkları bazı kişisel eşyalarını görebilirsiniz. Kübalıların Castro ailesine sevgileri inanılmaz seviyede.

Müze gezisinden sonra biraz yalnız dolaşıp yerel hayatı gözlemlemek için Havana Üniversitesi yolundan ara sokaklardan yürümeye başladım.

Ara sokaklarda amaçsızca yürürken bir kapı ardından müzik sesi duydum. Kapıyı açıp içeri baktığımda hepsi 60 yaş üzeri bir grup Kübalının çok tatlı bir bahçede salsa yaptığını gördüm. Beni de içeri davet ettiklerinde tabi ki hayır demedim ve bir süre dans ettik. 80 yaşında bastonla yürümekte zorlanan teyzenin tek bir ritim kaçırmadan bütün hayat enerjisiyle dans edişine şahit oldum o bahçede. Reinaldo da o bahçede tanıştığım Kübalılardan biriydi. Bir süredir gördüğüm en kibar insan kendisi. Bir süre sohbet ettikten sonra beni ana yola kadar bıraktı. Beraber çekildiğimiz fotoğrafını göndermem için de arkadaşının mail adresini verdikten sonra vedalaştık. Kendisini muhtemelen bir daha göremeyeceğim ama o güzel bahçedeki salsa toplaşmasını ve dansın insanlara nasıl hayat verdiğini unutacağımı sanmıyorum.

Kuba-Fidel-web

VİNALES

  1. Gün

Güzel bir kahvaltının ardından Vinales için viazul yolunu tuttuk. Havana’dayken Mirella aracılığıyla kalacağımız yeri ayarladığımız için direkt eve gittik. Vinales yeşilliklerin içinde bir dağın eteğine kurulmuş çok şirin bir kasaba. Hükümet bu kasabada casa particulare olayını teşvik etmekte imiş. Dolayısıyla sene sonuna kadar şu ankinin 2 katı kadar evi turistlerin kullanımına açmayı planlamaktalarmış. Dolayısıyla Viazul’den iner inmez bizi evini kiralamak isteyen Vinales’li insan güruhu karşıladı. Kaldığımız ev merkezin biraz dışında, terasında muhteşem bir dağ manzarası olan şirin mi şirin bir ev. Ev sahibi Ernesto ve karısı, şimdiye kadar karşılaştığımız Kübalılar içinde en sıcakkanlıları idi. Terasta Ernesto ile biraz Vinales’te yaşam hakkında sohbet ettik. Ernesto’nun dediğine göre kasaba o kadar küçükmüş ki herkes herkesi tanırmış. Yaşlılar gençlerin isimlerini bilmezmiş de kimin oğlu/ kızı olduklarını sorarlarmış. Kasabanın başlıca geçimi tütün yetiştiriciliği ve tütün tarlaları için oraya gelen turistler. Aslına bakarsanız Küba’da gördüğüm en düzenli, en temiz evler Vinales’te idi, ki bu da burada yaşayan insanların maddi durumlarının diğer yerlilere göre iyi olduğunu gösterir. Akşam yatmadan önce biraz şehri dolaşalım dedik, zaten o kadar küçük ve düzenli ki yarım saatte her yeri gezdik.

Kuba_Deniz_47web

  1. Gün

Ertesi sabah erken ev sahibinin hazırladığı kahvaltıyı yaptıktan sonra bulduğumuz bir rehber ile tütün tarlası turu yaptık. Ben ata binme fikrine pek sıcak bakmadığım için atsız olan tura katıldık. Vadide tütün tarlalarının arasında 1 saatlik turun ardından tepedeki göle girdik ve en son puro yapım atölyesinden el yapımı purolarımızı alıp şehre döndük. Vinales’in çevresinde çok güzel kısa kısa trekking rotaları var. Üstelik hemen hemen bütün rotalar offline harita uygulama
sı olan maps.me’de mevcut. Eğer trekking yapmayı seviyorsanız harita üzerindeki bu rotaları kolaylıkla yürüyebilirsiniz. Akşam şehir merkezinde Casa de la Musica isimli bir bara gittik. Eğer latin dansı seviyorsanız buraya gidebilirsiniz. Şahsen biz hiç oturmadan gece boyunca dans ettik. Üstelik mekana gelen Kübalıların çoğunluğu dans hocalığı yaptığı için size dans öğretmeye çok istekliler.
TRINIDAD

  1. Gün

Vinales’i çok sevdik ama zamanımız kısıtlı olduğu için ertesi Trinidad yolunu tuttuk. Vinales- Trinidad arası 9 saatlik bir mesafe. Biz bu sefer taxi collectivo yaptık.

Trinidad arnavut kaldırımlı dar sokakları ve renkli evleri ile Unesco mirası listesinde imiş. Fakat ne Vinales gibi doğa manzaralarına sahip, ne de Havana gibi kozmopolit bir şehir yapısına sahip olmadığı için beni pek cezbetmedi açıkçası. Şehir merkezinde Museo Arquitectura Colonial’ın üst katından baktığınızda manzara muhteşem.

  1. Gün

Trinidad’da şehir merkezini gezmeyi bitirdiğimiz için yine haritadan şelaleli bir trekking rotası bulduk ve taksi ile bu şelalenin olduğu yere gittik. Taksici sıkı bir pazarlık sonunda başta 20 CUC dediği mesafeye bizi 5 CUC’a götürmeye razı oldu. Küba’da kural: Her şey için pazarlık yapın.

Bulunduğumuz bölgede şelaleye ulaşım 2 km’lik kolay bir dağ trekkinginin ardından sağlanıyor. Bu yolda çok nadir görülen “National Cuban Bird” denen renkleri Küba bayrağı renklerinde olan ve inanılmaz güzel öten bir kuş türüne rast geldik. Dolayısıyla gittiğimize değdiğini düşünüyorum. Şelale de çok güzeldi ve bu bölgede yüzmek için güzel bir alternatifti.

Kuba_Deniz_Tutun-web Kuba-Deniz4-web

VARADERO

  1. Gün

Ertesi gün 6 saatlik yolculuğun ardından Varadero’ya vardım. Varadero, bembeyaz kumsalı ve turkuaz Karayip denizine kıyısı olan uzun bir yarımada. Aslında bölge Karayip denizi yüzünden her şey dahil oteller bölgesine dönüşmüş.

Varadero Küba tatilimin son durağı olduğu için burada sahil boyunca yürüyüp deniz kabuğu toplamak dışında hiçbirşey yapmadım. Öyle ki arada tropik yağmur yağdığında hemen marketten biramı kapıp yağmurla karışan denizde biramı yudumladım. Benim kaldığım ev 13. sokakta olduğu için merkeze baya uzaktı fakat sonradan rastalı çocuktan duyduğuma göre 60. Sokaktaki La Comparsita isimli bara giriş 10 CUC olup, içeride içki ücretsizmiş ve müzik güzelmiş. Eğer Varadero’ya giderseniz ve kaldığınız ev 60. Sokağa yakın olursa buraya uğrayabilirsiniz.

Varadero’da 2 gün kaldıktan sonra dönüş yolu için Havana’nın yolunu tuttum. Varadero’dan Havana’ya dönerken aklınızda bulunması gereken şey, Varadero çok turistik olduğu için ve insanlar günübirlik Havana’dan çok geldikleri için viazul ile seyahat edecekseniz 3 gün öncesinden biletinizi ayarlamanız gerekmekte. Ben viazul bulamadığım için terminal üzerinde yol kenarında bekleyen Kübalılardan biriyle taxi collectivo için anlaştım.

Kuba_Deniz50-web

HAVANA SON DURAK

Havana’ya gidince yine Mirella’nın evinde kaldım. Böylece hem Mirella’yı ve orada tanıştığım insanların bir kısmını tekrar görebildim, hem de Havana’dan ayrılırken taksi paylaşmak için sözleştiğim çocuğu tekrar görebildim.

Akşam  hosteldekilerle içip biraz muhabbet ettikten sonra bir  Cumartesi klasiği olan Malecon’a gittik. Rastalı çocuk bir grup Kübalı buldu ve onlarla içip muhabbet ettik. Kübalıların bir kısmı müzisyen olduğu için bir yandan da müzik yaptılar.

Kübalı çocuklar benim Türk olduğumu öğrenince hemen Kübalı müslüman bir adam bulup benimle tanıştırdılar. Adam seneler önce Küba’ya gelen müslüman bir kıza aşık olduğu için müslüman olmuş. Kız bunu bırakıp gidince de öyle kalmış fakat Küba’da müslüman olmanın rom ve dans yüzünden çok zor olduğunu da bana belirtmeden geçemedi.

Ertesi gün uçuş saati yaklaşınca taxi collectivo ile havaalanının yolunu tuttuk. Küba yolculuğum geride unutamayacağım bir sürü anı bırakarak böylece bitmiş oldu.

Deniz YILDIRIM

Kuba_Deniz_web

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.