Hanau katliamının 1. yıl dönümü: #SayTheirNames

443

Ferhat Ünvar

Hamza Kurtović

Said Nesar Hashemi

Vili Viorel Păun

Mercedes Kierpacz

Kaloyan Velkov

Fatih Saraçoğlu

Sedat Gürbüz

Gökhan Gültekin

Bugün 19 Şubat 2021. Tam bir yıl önce bugün, Almanya’nın Hanau kentinde silahlı bir saldırıyla dokuz göçmen kökenli genç katledildi. Katliamın birinci yılında 19 Şubat İnisiyatifi başta olmak üzere birçok dernek ve oluşum farklı şehirlerde anmalar düzenliyor.

Katliamın üzerinden bir yıl geçti; soruşturma hala devam ediyor ve birçok soru hala yanıtsız. Frankfurt yakınlarında bulunan Hanau’da 19 Şubat 2020’nin akşam saatlerinde Tobias R. iki nargile kafe ve bir büfeye silahlı saldırıda bulunmuş ve bunun sonucunda göçmen kökenli dokuz genç hayatını kaybetmişti. Saldırgan daha sonra evine gidip annesini öldürmüş ve intihar etmişti.

Bir yıl sonra hala devam eden soruşturmada dosyalar incelendikçe ortaya daha fazla soru çıkıyor. Kurban yakınlarının ve basında yer alan bazı haberlerde dikkat çekilen noktaların neden yetkililerin gözünden kaçtığı sorusu da dahil. Saldırganın aylar öncesinden bu saldırıyı planlamış ve hatta duyurmuş olmasına, sinir hastalıklarından dolayı hastanede yatmış ve birçok suçtan soruşturuluyor olmasına rağmen neden silah ruhsatının elinden alınmadığı, uzatıldığı gibi…

Saldırının hemen ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Irkçılık ve nefret zehirdir ve bu zehir Almanya’da var.” demişti. Bir yıl sonra Merkel, bir video mesajıyla Hanau’yu anarken, yine bu sözlere yer verdi: “Bir yıl önce de söylediğim gibi ırkçılık bir zehirdir, nefret zehirdir.”
Irkçı saldırıda ölenlerin isimlerini de tek tek sayan Merkel konuşmasında ayrıca, “Hanau katliamı, Halle saldırısı ve Walter Lübcke cinayeti gibi olaylar aşırı sağın neler yapabileceğini korkunç bir şekilde gözler önüne serdi. Bu yıkıcı ideolojinin zeminini yok etmek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız… Almanya’yı bölmek isteyenlere bütün gücümüzle karşı duracağız.” dedi.

Hanau katliamının ardındaki süreçte Alman hükümeti tarafından oluşturulan kabine komisyonu ırkçılık ve aşırı sağcılıkla mücadeleyi yoğunlaştırmayı, toplumun ırkçılığa karşı farkındalığını artırmayı, çeşitlilik bilincini güçlendirilmeyi ve mağdurları daha çok desteklenmeyi içeren 90 maddelik önlemler paketi hazırladı.

Diğer yandan katliamın hemen ardından oluşan pandeminin etkileriyle birlikte mağdur ailelerinin kendilerini daha da yalnız bırakılmış hissettiğini söylemek mümkün.

Almanya’da yabancı düşmanlığının geniş bir yelpazesi var; resmi kayıtlara göre on binin üzerinde aktif aşırı sağcı, bunları destekleyen siyasi partilere oy veren yüzde onun üzerinde seçmen ve yaptığının, söylediğinin ırkçı zihniyete dayandığının farkında bile olmayan yan komşu, iş arkadaşı…

Bu ülkede ırkçılığın var olduğunu hepimiz biliyoruz. Irkçılığa ve nefrete karşı durmak da hepimizin görevi. Buna katledilenleri unutmamakla, isimlerini anmakla, hatırlatmakla başlayabiliriz:

Ferhat Ünvar

Hamza Kurtović

Said Nesar Hashemi

Vili Viorel Păun

Mercedes Kierpacz

Kaloyan Velkov

Fatih Saraçoğlu

Sedat Gürbüz

Gökhan Gültekin

#SayTheirNames

Katliamın birinci yılında çeşitli şehirlerde düzenlenecek etkinliklerin listesine fotoğrafa tıklayarak ulaşabilirsiniz
Leave A Reply