Sevil Babacan: ”Babam araba almaya giderken beni hep yanında götürürdü”

286

Audi München GmbH’da çalışırken tanıştık Sevil Babacan ile. Bir kadını görmeye pek de alışkın olmadığımız bir iş yapıyor; Otomobil Satış Danışmanlığı. Enerjisi yüksek, hedef odaklı bu zeki kadının hikayesini merak ettik, sayfalarımıza taşıdık.

1988 Münih doğumlu Sevil Babacan, Almanya’daki üçüncü nesil Türklerden. Kendi deyimiyle ‘dedeleri buraya ilk gelenlerden’. Anne-babası Gilching’de panayırda tanışmış. Evliliklerinin beş çocuğunun ikincisi Sevil.

Liseyi bitirip mezuniyet belgesini (Abitur) aldıktan sonra ‘Otomobil Tüccarlığı’nı (Automobilkauffrau) meslek olarak seçmiş. “Üniversiteye gitmek yerine meslek eğitimini seçtim. Seveceğim bir işte bir an önce çalışmak istedim. Arabaları ve tasarımı küçüklüğümden beri hep sevmişimdir. Babam araba almaya giderken beni de hep yanında götürürdü.” diyor. Peki babası hangi arabaları tercih ediyordu? “Babam hep Audi kullanırdı.” diye cevaplıyor gülerek ve ekliyor; “Benim de ehliyeti aldıktan sonra ilk arabam bir Audi’ydi.”.

Meslek eğitimine 2010 yılında Mahag Grup’ta başlamış. Bünyesinde Audi, VW, Porsche ve Lamborghini’yi de barındıran grupta çalışmaktan büyük keyif aldığını söylüyor. Eğitim süresince bütün satış noktalarında görev almış. Lise mezuniyeti olduğu için de normalde üç yıl olan meslek eğitimini iki yılda kısaltılmış olarak tamamlamış. Meslek eğitimini tamamladıktan sonra başvurduğu Audi München GmbH’da tam gün elemanı olarak hemen işe başlamış.

Birkaç yıl idari işler bölümünde çalışan Babacan, satışı pek düşünmemiş ama patronu ondaki yeteneği farkedip “Seni buradaki ilk kadın satış müdürü olarak görmek istiyorum.” diyerek kariyer planlamasına yön vermiş.

“6 yıldır buradayım ve hiçbir kadın o dönemde satışta çalışmıyordu. Bu teklifin bana yapılması beni gururlandırdı.” diyor. Satış eğitimi için patronun tavsiyesi dışında Ingolstadt’ta tüm günlük bir karakter ve beceri testini de geçmesi gerekiyormuş, geçmiş. Bir yıl önce satış danışmanlığı yapmaya başlamış. Kensisini iş yerinde ziyaret ettiğimizde yaklaşan sertifika sınavı nedeniyle oldukça heyecanlıydı. Merak ettiğimizi bildiği için sonradan arayıp sertifikasını da aldığını söyledi.

Müşteri profilini merak ediyoruz, “Araba çeşidi kadar geniş bir yelpaze.” diyor. “A1’den Q7’ye kadar çeşitli büyüklükte ve farklılıkta arabamız var ve o kadar da çeşitli müşterimiz.”

Hiç mi acaba başka bir meslek yapsaydım diye geçirmemiş içinden? “İşimi seviyorum, patronlarım çok iyi. Bu mesleği seçtiğime hiç bir zaman pişman olmadım.” diyor ve Türk kadınlarına da bu mesleği tavsiye ediyor. Kadınlar için kendi ayakları üzerinde durmanın ve kendini sürekli geliştirmenin önemini vurguluyor. “En önemlisi kadınlar bu tür meslekleri ‘erkek mesleği’ olarak görüp, çekinmesinler, uzak durmasınlar.” diyor. Son cümlesiyle konuyu özetliyor; “Kadın isterse her işi yapabilir.”

Hamide TÜRKER

Sevil-web2

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.