Necip Şahin yazdı: Almanya’da kimi seçmeli?

192

Almanya 24 Eylül’de parlamento seçimlerine gidiyor. Bu seçimlerde de oy hakkı olan göçmenler, geçmiş yıllarda olduğu gibi mutlaka belirleyici olacaklar. Türkiye’den göçün 56.yılında, çok fazla olmasa da, Alman vatandaşı veya çifte vatandaşlığı olan yurttaşlarımız, bu seçimlerde oy kullanabilecekler.

Seçme ve seçilme hakkı, uyum sorununun en önemli anahtarı olduğu kadar, siyasetçiler tarafından da önemsenmek için, en önemli yaptırımdır. Alman vatandaşlığı, çifte vatandaşlık, opsiyonlu çifte vatandaşlık gibi bir çok kavram bu ülkede yaşantımıza 56 yıllık mücadelemizle girdi. Bu hakları elde edebilmek için bireysel, örgütsel ve siyasal pek çok uğraşlar verildi. Bundan sonra da bu doğrultuda oldukça fazla olan eksiklikleri gidermek için, herkesin yapması gereken ev ödevleri var. Bu ev ödevlerinin en önemlisi de, bu seçimlerde hangi partiye oy vermeli?

Almanya’ya Türkiye’den iş gücü göçünün başlamasından günümüze kadar, yurttaşlarımızın sorunları ile ilgilenen, onların daha fazla haklar elde etmeleri için özverili görevler yapmış olan parti, her zaman SPD olmuştur. Willy Brandt’tan günümüze kadar hem seçme, hem seçilme hakkında göçmenlere en çok katkıyı veren yine SPD olmuştur. Günümüze kadar bu siyasi parti neredeyse her göçmenin rahatlıkla girip çalışabileceği, aday olabileceği, dışlanmadan üye olabileceği tek siyasi örgüttür. Aynı şekilde yerel yönetimlerden, parlementoya kadar göçmen seçilmişlerin de en fazla olduğu parti SPD’dir. Açıkçası bizim partimizdir.

Son yıllarda Almanya-Türkiye arasındaki kısır tartışmaların maşası olmadan, Almanya’da bizden çok, gelecek nesilleri de düşünerek, 24 Eylül’de mutlaka oy sandığına gitmeliyiz. Gün olur ülkelerde iktidarlar değişir, sorunlar çözülür. Biz yine Almanya’da yaşamaya devam edeceğimize göre, bu zamana kadar bizimle birlikte, bizim için çalışmış siyasi partiye vefasızlık, haksızlık etmemeliyiz. Bırakalım ülkeler kendi sorunlarını kendileri çözsünler. Ama bizi sorunun bir parçası durumuna getirmesinler.

Sonuç olarak, biz kendi sorunlarımızı kimlerle birlikte çözeceğimizi biliyoruz. Hangi siyasi partilerin de bu konuda samimi olduğunu, Almanya’da  yaşadığımız deneyimlerimiz bize söylüyor. Bizim Almanya’da SPD’yi seçmemiz, kendi ülkemizi sevmiyoruz; anlamına da gelmez. O halde hem ülkemizi seveceğiz, hem de Almanya’da kalıcı olan, bizim için en önemli ve özverili partiye her zaman olduğu gibi oylarımızı verip, geleceğimizi Alman dostlarımızla birlikte kurgulayacağız. Elbette oy vediğimiz partiye, yeri geldiğinde hesap da soracağız. Bu da demokrasinin olmazsa olmaz, en önemli ve yararlı kuralı olsa gerek.

Necip Şahin
HDF Genel Başkanı

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.