Portreler: Franz Liszt

1.148

Beyoğlu, yüzlerce hatta binlerce kitaptan oluşan hikaye serisi gibi, insan sokaklarında yürürken etrafına dikkatlice bakarsa bu kitabın karakterlerini görmemesi imkansız.

Ben de bu durumu çok yaşadım. Mesela İstiklal Caddesi’nden eski ismi Polonya Sokak olan Nur-i Ziya Sokak’tan Tophane’ye inerken bir binanın cephesinde Franz Liszt burada oturmuştur plakası gözüme ilişti.

Franz Liszt çok sevdiğim bestecilerdendir, özellikle Macar Rapsodisi, Liebestraum, Marx kardeşlerin ‘’A Night in Casablanca’’ filmindeki Hungarian Rapsody Arp performansı harika. Filmi ben de yeni keşfettim gerçi..

1811 yılında Avusturya’da doğmuş. Avrupa’da ün yapmış, eşine az rastlanır Macar bir piyano virtüözü. Müzik yeteneğini ilk babası keşfetmiş. İlk derslerini de babasından almış. Daha sonra da Salieri ve Beethoven’in öğrencilerinden, Czerny’den dersler almış.

İlk konser gezisine 10 yaşında çıkmış. Devrin ünlü Piyano öğretmeni Czerny, Liszt’in piyano çalışını tabiri caizse ağzı açık bir vaziyette dinlermiş. İlk konserinde Beethoven da bulunmuş. Hatta Liszt’in çalışını çok beğenerek konserden sonra onu tebrik etmiş. 12 yaşına geldiğinde ise dinleyicilerin, müzisyenlerin ve kralların takdirini toplayan bir konser piyanisti olmuş. Paris’te yaşadığı günlerde Chopin’in yeteneğini duyup onu kendisine rakip olarak görse de sonraları çok iyi dost olmuşlar. 

1847 yılında İstanbul’a da gelerek Abdülmecit’e Dolmabahçe Sarayı’nda konser vermiş. Sultan ünlü virtüözü dinlemek için o kadar heyecanlıymış ki İstanbul’a gelir gelmez hemen Sultanın huzuruna çıkarılmış. Litstz de Osmanlı hükümdarının huzuruna çıkacak olmanın önemini bildiği için Paris’ten kendisi için özel olarak yaptırdığı piyanosunu getirtmiş. Sultan da bu gösterisini bir nişanla taçlandırmış. 

Ayrıca Büyükdere’de, Franchini Köşkü’nde verdiği konser de son derece gösterişli ve parlakmış. Rus Elçiliği ve farklı elçiliklerde de olmak üzere beş konser vermiş. Büyükdere, İstanbul’da  benim çok sevdiğim semtlerden oldu ilk gördüğümden beri, Franchini köşkünü de araştırdım ama şimdi ki yerini bulamadım henüz.
Bu konserler sırasında da Beyoğlundaki binada, ünlü piyano yapımcısı M. Alexandre Commendinger’in konuğu olarak oturmuş. Bahsi geçen bina yıkılıp yenisi yapılmış. Plaka ise yeni yapılan binanın cephesine tekrardan yerleştirilmiş.

Liszt 1861-1869 yılları arasında müziği arka plana atarak Roma’da yaşamış, dini kitaplar yazmış. Fakat müzik yine de peşini bırakmamış. Budapeşte Müzik Okulu’nu kurarak ilk başkanı olmuş.
31 Temmuz 1886’da, çok renkli ve hareketli bir hayat sürdükten ve romantik müzik anlayışına radikal kırılma noktaları getiren uzun bir yaratıcılık kariyerinin ardından Bayreuth’da son nefesini vermiş.

Liszt, sözle anlatılanları notalarla anlatabilmiş ki bu bakımdan bence olağanüstü bir yetenek.

En tanınmış eserleri de şöyle;
Faust Senfonisi 
Dante Senfoni 
II Macar Rapsodisi
İki piyano konçertosu
12 Senfonik şiir 
Si minör sonat
Haç Yılları ve 700’ü aşkın beste…

Leave A Reply