Meral’in Kitap Bahçesi: Umuda, mücadeleye, iyi kalabilmeye dair 3 roman

26

Bu hafta seçtiğim kitapların hepsi umuda, mücadeleye, iyi kalabilmeye dair romanlardan oluşuyor.

Okurken bir diğerimizin acısını içimizde hissedebileceğimiz, „Ben olsaydım ne yapardım acaba“ diyebileceğimiz, dünyanın çok başka bir yerinde ama aynı gökyüzü altında yaşayıp kimi haksızlığa uğrayan, kimi tarihi, kimi vicdanını sorgulayan, hem düşündürücü hem mutluluk verici hem duygulanabileceğimiz türden kitaplar. Umarım siz de beğenirsiniz, şimdiden iyi okumalar diliyorum.

RÜZGARI DİZGİNLEYEN ÇOCUK -William Kamkwamba

William Kamkwamba, genç bir mucittir. Afrika’da yaşar. Sakız ağaçları, babasından aldığı bisikletin parçaları ve bir hurdalıktan topladığı materyalleri kullanarak bir rüzgar türbini icat eder. Bu icadı ile topraklarını daha verimli bir hale getirmeyi başarır.
Hüzün yüklü bir yaşam mücadelesi Rüzgarı Dizginleyen Çocuk. Kendi küçük ama hayali büyük bir kahraman William Kamkwamba. Yaşadığı coğrafyanın en büyük sorunu kıtlık, hastalık, açlık… Kuraklığın neden olduğu bu sorunlara bir çözüm bulunmalıydı. Kolları sıvadı küçük William ve okuduğu bir kitaptan yola çıkarak, merak etti denedi ve başardı…
Hangi şartlarda yaşarsak yaşayalım bazı şeylerden asla vazgeçmemeliyiz. Umut etmekten, hayal etmekten, mücadele etmekten. Bu kitabı lütfen okuyun ve çocuğunuza eşinize, dostunuza da okutun…

İNCE MEMED -Yaşar Kemal

Doğaya, insana, topluma duyduğu ilgiyle daha çocuk yaşlarda edebi kişiliğinin temelini oluşturmuş, henüz 7-8 yaşlarındayken “Aşık Kemal” mahlasıyla ilk şiirlerini yazmaya başlamış bir usta yazar Yaşar Kemal.

Edebiyat dünyamıza 26 roman, 11 deneme, 2 öykü ve şiir kazandırmış. Gelin onlardan birini, ilkini hatta bana göre, tabiri caizse Yaşar Kemal’i Yaşar Kemal yapan eseri İnce Memed’i bir kez daha hatırlayalım bu hafta. 1955 yılında yayımlanmış ve günümüze kadar 40’tan fazla dile çevrilmiş.

Dürüst, vicdanlı, sevdalı, haksızlığa, zulmedenlere karşı her zaman dik durmuş bir ince delikanlı Memed.

Hiç kimse tarafından sevilmeyen köyün ağası Abdi Ağa, annesine ve sevdalısı Hatce’ye zulmeder. Kendi yeğenine almak ister Hatçe kızı ama o da sevdalıdır Memed’e. Alıp sevdiğini çıkar en güvendiği yere. Dağlara… Onları bulan ağanın yeğenini orda öldürür ama bu suç daha sonra Hatçe kızın üstüne kalacaktır. Orada meşhur eşkıya çetesi Deli Durdu’ya katılır Memed. Ama zamanla Deli Durdu’nun, kendi karakterine ters, onursuzca davranışlarına şahit olur ve yanından ayrılır. Kendisiyle kalmak isteyen iki adamıyla birlikte ayrılır çeteden. Halkı için, sevdiği kadın için, anası için, adalet için, haksızlıkların karşısında, ona inanan insanlarla birlikte mücadele etmeye devam eder. Ve halkının kahramanı, kurtarıcısı olur İnce Memed.

Dört ciltten oluşan İnce Memed serisi klasik niteliğinde. Kitapseverlerin kitaplığında mutlaka bulunması gereken, olmazsa olmaz kitaplardan…

ÖĞRETMENİM MORİ’YLE İLE SALI BULUŞMALARI -Mitch Albom

Yine başucu niteliğinde bir eserden bahsedeceğim sizlere. Okurken duygu selinde boğuldum dersem sanırım abartmış olmam.
Mitch Albom’un ağzından dinleyeceğimiz, okuyacağınız hatta izleyeceğimiz, müthiş dolu bir kitap. Bana göre karanlıkta ışık niteliğinde.
Kitap, Mitch Albom’un yıllar sonra üniversite yıllarına dönmesiyle başlıyor. O yıllarından tanıdığı ve asla unutamayacağı, çok değer verdiği, akıl hocası olarak gördüğü ve sosyoloji dersleri aldığı Mori Schwartz‘ın onun hayatında çok özel bir yeri vardır. Çünkü Mori herkesten farklıdır. Bunu ders anlatımlarından, yaşam tarzından, öğrencileriyle kurduğu muhabbetlerden anlamıştır Mitch. Üniversite döneminde Mitch ve Morrie sadece salı günleri ve herhafta buluşup hayata dair muhabbet ederlerdi.
16 yıl sonra Mitch, Mori’yi bir televizyon programında görür ve bağlantıyı koparmayacağına dair öğretmenine verdiği sözü hatırlar. Öğretmenini bulup yanına gider ama Mori’nin yakalandığı bir hastalıktan dolayı sayılı günlerinin kaldığını öğrenir. Mori eskiden olduğu gibi her salı buluşup muhabbet etmelerini ister. Mitch bu teklifi geri çevirmez ve her salı yeniden Mori ile buluşup hayata dair sohbetler ederler. Okuyucusunu derinden etkileyen, benim gibi birçok kişiye ilham kaynağı olan bu sohbetler maalesef Mori’nin ölümüyle son bulur.
Mori’nin hayata bakış açısı, Mitch ile aralarıdaki dostluk ilişkisi, Mori’nin hayatının son anlarını yaşamasına rağmen birçok insanın aksine o anları dolu dolu yaşaması eminim sizi de derinden etkileyecektir. Sonu mutlu bitmiyor evet ama okuduktan sonra bir psikiyatriye gitmiş kadar içinizin huzurla dolacağını düşünüyorum…

Sağlıkla kalın.
Meral Türkdoğan

Leave A Reply