Yüksek Öğrenimli Türk Göçmenler (YÖTG) çalışma grubunun Çevrimiçi Seminer serisinin 10.’su 12 Kasım akşamı, Klinik Psikolog Pınar Kaya Türk’ün katılımıyla gerçekleşecek. Zoom üzerinden yapılacak olan seminer “Beyaz Yakalı Expat’ın Göç ile İmtihani” başlığı altında gerçekleşecek.
Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği Almanya’ya (TMMB) bağlı olan YÖTG Çalışma Grubu’nun Türkiye’de yetişmiş ve yüksek öğrenim ya da kariyer yapmak amacıyla yurt dışında yaşayan uzmanları konuk ettiği seminerler ücretsiz ve herkese açık olarak gerçekleşiyor.
Hedefleri arasında Almanya’da yaşayan yüksek öğrenimli Türk göçmenlerin uzmanlıklarının farkına varılması, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu alanlarda bu kişilerin uzmanlık desteği vereceği yapıların kurulması ve Türkiye-Almanya arasında bilim, teknoloji, sanayi odaklı yatırımların geliştirilmesine yönelik çalışmaların olduğu gruba yotg.tmmb.info internet adresinden ulaşılabilir.
Seminer: “Beyaz Yakalı Expat’ın Göç İle İmtihanı” Tarih : 12 Kasım 2020 Saat: 20:00 (Türkiye saati ile 22:00) Yer : Zoom platformu
Kurucusu ve yöneticisi Türk olan Alman şirketi BioNTech’in koronavirüs aşı adayı yapılan ara analiz sonuçlarına göre umut vadediyor.
Ara analizi yapan bağımsız şirket Data Monitoring Committee (DMC)’e göre BioNTech ile Pfizer’in aşı adayı BNT162b2, klinik testlerde önemli bir yan etki göstermeden yüzde 90 etkili oldu. Temmuz ayında başlayan üçüncü faz deneylerde şimdiye kadar 43 binden fazla kişiye aşı yapıldı.
Prof. Dr. Uğur Şahin
BioNTech firmasının kurucusu ve CEO’su Uğur Şahin, konuyla ilgili “Üçüncü aşamasında dünya çapında yapılan ilk ara analiz, aşının Covid-19’u engelleyebildiğini gösteriyor. Bu yenilik, bilim ve dünya çapında yapılan işbirliği için bir zaferdir. On ay önce bu yola çıktığımızda tam da ulaşmak istediğimiz buydu. Özellikle bugün, ikinci bir dalganın ortasında bulunduğumuz ve birçoğumuz ‘lockdown’dayken atılan bu adım pandemiden kurtulup normale dönmemiz adına daha da anlamlı.” dedi.
Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn’ın, ‘İnsanlık tarihinde şimdiye kadar bulunan en hızlı aşı olacak’ dediği koronavirüs aşısının 2021 başında pazara sunulması bekleniyor.
Önümüzdeki yıl sonuna kadar 1,4 milyar aşı üretmeyi amaçlayan ortak şirketler BioNTech ve Pfizer, aşının pazar onayı için başvuru yapmaya hazırlanıyor.
Şirketlerin araştırma protokolüne buradan ulaşılabilir.
Azerbaycan, 30 yıla yakın işgal sonrası Dağlık Karabağ’ın kalbi Şuşa kentini kurtardı. Dağlık Karabağ zaten Azerbaycan toprağıydı. Keşke Ermenistan bu toprakları işgal etmeseydi de binlerce insan yaşamını yitirmemiş olsaydı. Dün cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘zaferimiz çok yakın’ demesinden sonra Şuşa’nın kurtulduğu Azerbaycan devlet başkanı İlham Aliyev tarafından açıklandı. Daha sonra ise Türk TV kanallarının neredeyse tamamı Şuşa’nın kurtuluşunu canlı yayınlamaya başladı.
Gündem yakalanamıyor Türkiye gibi ülkelerde gündem ne kadar çabuk değişiyor veya değiştiriliyor. Bir gün öncesine kadar ABD seçimleri bir numaraydı. Ondan önceki günlerde ise İzmir depremi ana konumuzdu. Biden’in kazanması büyük hayal kırıklığı yarattı. Dövizin ülke insanının yaşam koşullarını bir tank gibi ezen yükselişi gündemin arka sıralarına itildi, ittirildi. Şuşa kurtuldu ama fay hatları üzerinde yer alan ülkenin deprem sorunu çözülmedi. Üf desen yıkılacak yüzbinlerce konutta oturan milyonlar var. Umudunu Trump’ın kazanmasına bağlamış bir dış politika ne yapacak. Petrol ve doğalgazın satın alınması için gerekli olan dövizin yükselişi bu çetin kış koşullarında nasıl önlenecek. Tüm dünyada yaşamı durma noktasına getiren Covid-19 salgını ise unutuldu bile. Bu soruların cevabı muhakkak bir yerlerde, birilerinde vardır.
Barışın ve iyi sağlık koşullarının tüm dünyada hakim olması umuduyla…
ABD yeni başkanını seçmeye çalışıyor. Joe Biden başkan olmaya çok yakın gözüküyor. Donald Trump seçimi mahkeme mahkeme süründürmeye çalışacak olsa da, Biden, ABD tarihinde en çok oyu alan başkan adayı olacağı kesinleşti. Seçimler öncesi anketçiler Biden’ın açık ara kazanacağını belirtmiş, Trump da daha sandıklar kurulmadan Beyaz Evi kolay kolay bırakmayacağını ima etmişti. ABD yüzölçüm olarak dev bir ülke. Bir ucunda gece olurken diğer ucunda güneş doğuyor. Doğudaki eyaletlerde sandıklar kapanıp oy sayımı başlarken, batıdaki eyaletlerde ise oy kullanma işlemi başlamamış oluyor. Geçtiğimiz seçimlerde doğu eyaletlerinde sayımlar başladığı ve sonuçlar belli olmaya başladığı için batıdakiler sandığa fazla rağbet göstermezdi. Bu seçimde iki aday da seçmenlerini çok iyi harekete geçirdi.
Hayvanlar Bazı ülkeler, eyaletler bayraklarında, sembollerinde hayvanlara yer verirler. Bazı hayvanlar gücün göstergesidir. ABD’de seçime katılan iki partiden demokratlar eşeği, cumhuriyetçiler ise fili sembol olarak seçmiş. Bizde de ilk akıllara gelen AP (daha sonra DYP) ve Anavatan Partisi kırat ve arıdan yana tercihlerini kullanmıştı. Hayvanların büyük çoğunluğu insanlara sıcak gelir. Hayvanlar genellikle masumdur. Bazı ülke ve partilerin simgelerinde hayvan figürlerine yer vermesi bu masumiyeti lehlerine çevirme isteği olabilir mi?
Çok benziyoruz Eski başbakanlardan Adnan Menderes 1950’li yıllarda ‘küçük Amerika’ olacağız diyerek vatandaşlardan oy almaya çalışıyordu. Gerçekten sonraki yıllarda ufak kesintilere uğrasa da Türkiye, küçük Amerika olma yolundaki yürüyüşünden hiç vazgeçmedi. 1980 askeri darbesi bu yürüyüşü koşuya çevirirken gelen partilerin tamamına yakını ABD aklıyla yola çıktı. Bizim partiler ABD’deki hocalarından çok akıl aldılar. Ama şimdi ABD’de yaşanan seçim savaşındaki taktikleri bizden almış görünüyorlar. Şimdi ABD’de yaşananları biz genel seçimlerde ve en son mahalli seçimlerde gördük. Hatırlayın İstanbul’daki seçimlerde sayıla sayıla oy pusulaları tanınmaz hale gelmiş bunu rağmen bir kesim tatmin olmamış ve seçim tekrarlanmıştı. ‘Bir şey olmadıysa bile bir şeyler olmuştur’ diyen de vardı. Daha sandıkların açıldığı ilk dakikalarda bazı TV’lerin rakamlarına güvenerek ‘biz kazandık’ diyen de. Bizde sonucu kabul etmeyen kendisini parti yönetimi yerine koyan TV kanalları da vardı. ABD’de de durum farklı değil. Kendisinin oyunun yüksek olduğu zamanda ‘Oy sayımını durdurun yeter’ diyen bir başkan adayı var. Seçimleri iptal ettirmek için mahkemeye başvuran bir başkan adayı var. Ve buna ilaveten kendi kurumunu partinin yerine koyan TV kanalları da var.
Yer kürede demokrasinin, hukukun, insan haklarının galip gelmesi dileğimizle…
Sağlam binalarda oturun diyen devlet yöneticileri; ben de sizin gibi sağlam binada oturmayı çok istiyorum ancak bunun için her ay maaşımın %50’sini vergi olarak kesmeyi bırakmalısınız. Yaptığım her harcamadan aldığınız vergileri de almamalısınız. Benden aldığınız vergiler size lüks bir hayat ve sağlam konutlarda oturma imkanı sağlarken benim ölüm riski yüksek konutta oturmam hiç adil değil.
Ayrıca ben ve ailem depremden dolayı ölüm kaygısı yaşıyorken benden alınan verginin Kanal İstanbul gibi insana ve doğaya hiç faydası olmayan hatta gelecekte insana zarar verecek bir ranta yatırılmasına da asla izin vermiyorum. Tüm imkanlar deprem tedbirleri için kullanılmalıdır.
Depremde kurtulan her canlıyı görünce çok mutlu oluyoruz. Artık bir canlının kurtuluşu mucize, yüzlerce kişinin ölümü istatistik oldu. Ne kadar çok insan ölürse, ölümleri o kadar az umursayıp daha az tepki veriyoruz. Ülkeyi yönetenler ölenleri değil kurtulanları gösterip umut dağıtıyorlar. Hatta depremde ölüm normaldir, günler sonra kurtulma imkanı da vardır manipülasyonu ile gelecek depremler için algı yönetimi yapıyorlar. Depremin her an her yerde olabileceği unutturulup, alınmayan tedbirleri sorgulatmamak için de kötü binada oturmasaydınız diyerek sorumluluğu vatandaşa yüklüyorlar.
Universitäten in Erlangen-Nürnberg, München, Regensburg und Würzburg beteiligt – Wissenschaftsminister Sibler: „Durch interdisziplinäre Kooperation die Pandemie beherrschbarer machen und auf zukünftige ähnliche Krisen besser vorbereitet sein“
Das Bayerische Wissenschaftsministerium hat zum Coronavirus SARS-CoV-2 den bayerischen Forschungsverbund FOR-COVID eingerichtet. Dafür stellt der Freistaat rund 800.000 Euro an Fördermitteln für dieses und nächstes Jahr bereit. „Es ist unser erklärtes Ziel, mit FOR-COVID möglichst zügig zu weiteren wissenschaftlichen Erkenntnissen zur Eindämmung, Behandlung und Erforschung der Erkrankung mit dem neuartigen Coronavirus zu gelangen“, betonte Wissenschaftsminister Bernd Sibler. Beteiligt sind die Friedrich-Alexander-Universität (FAU) Erlangen-Nürnberg, die Ludwig-Maximilians-Universität (LMU) München, die Technische Universität (TUM) München, die Universität Regensburg und die Julius-Maximilians-Universität (JMU) Würzburg sowie das Bundeswehr-Institut für Mikrobiologie in München. Im Rahmen von neun Projekten erforschen Wissenschaftlerinnen und Wissenschaftler der kooperierenden Hochschulen Möglichkeiten zur Vorbeugung und zur Vorbereitung auf Epidemien, zur Infektionsprävention, zur aktiven und passiven Immunisierung durch Impfung, zur Verbesserung der antiviralen Therapiemöglichkeiten sowie zum besseren Verständnis der Entstehung und Entwicklung der Krankheit. „Ich bin überzeugt, dass wir mit diesem bayernweiten Schulterschluss wertvolle Erkenntnisse zum Wohle der Bevölkerung gewinnen werden“, so der Wissenschaftsminister.
Der Forschungsverbund will durch eine bayernweite, interdisziplinäre Kooperation dazu beitragen, die derzeitige Pandemie beherrschbarer zu machen und auf zukünftige ähnliche Krisen besser vorbereitet zu sein. „Wir erleben derzeit, wie die Corona-Pandemie nicht nur in Bayern, sondern weltweit zu massiven Einschränkungen im öffentlichen und kulturellen Leben, in der Wissenschaft und in der Wirtschaft führt. Immer noch drängen viele Fragen, auf die wir schnell Antworten finden müssen“, betonte Sibler.
Der bayerische Forschungsverbund arbeitet auch mit Forschungsgruppen in Sachsen in einem bayerisch-sächsischen Forschungsnetzwerk zu SARS-CoV-2 zusammen. Sprecherin des bayerischen Forschungsverbunds FOR-COVID ist die Virologin Prof. Dr. Ulrike Protzer von der Technischen Universität (TUM) München. Ihre Stellvertreter sind Prof. Dr. Oliver Keppler vom Max-von-Pettenkofer Institut – Virologie der Ludwig-Maximilians-Universität (LMU) München sowie Prof. Dr. Joerg Vogel vom Institut für Molekulare Infektionsbiologie der Julius-Maximilians-Universität (JMU) Würzburg.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamada, deprem bölgesinde ihtiyaç sahibi afetzedelere dağıtılmak üzere şu an için sadece standart gıda kolisi ve yeni battaniye ihtiyacı olduğu bildirildi.
AFAD’ın İnstagram hesabı üzerinden yapıtığı açıklamada şöyle dendi: “İhtiyaç sahibi afetzedelere dağıtılmak üzere şu an için sadece standart gıda kolisi ve yeni battaniye ihtiyacı vardır. Halihazırda başkaca bir yardım malzemesine veya ihtiyaç fazlası kullanılmış eşya ihtiyacı bulunmamaktadır. İhtiyaç oluşması halinde ayrıca bildirilecektir. Söz konusu gıda kolisi ve yeni battaniye yardımlarını ulaştırmak isteyen kişi ve kuruluşlar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvurabilirler. Beslenme hizmetleri konusunda ise ana sorumlu kuruluş Türk Kızılayı olup bu konudaki faaliyetler halen devam etmektedir. Beslenme ile ilgili destek olmak isteyenlerin bu kurumla irtibata geçmeleri ve koordinasyon içinde olmaları gerekmektedir.”
AFAD ayrıca vatandaşların acil yardıma ihtiyaç duymadıkları sürece, telefonlarını kullanmamaları konusunda da çağrı yaptı. Ayrıca afet bölgesindeki hasarlı yapılara kesinlikle girilmemesi ve yolların acil yardım araçları için boş bırakılması konusunda da uyardı.
03.11.2020, 22:50: Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi’nin (SAKOM) bilgilerine göre depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 112’ye ulaştı. Yaralanan bin 35 vatandaşımızın 898’i taburcu edildi ve 137’sinin tedavisi devam ediyor. İzmir’de arama ve kurtarma çalışmaları yürütülen 17 binadan 15’inde çalışmalar tamamlandı, 2 binada sürüyor.
Fotoğraflarla İzmir depremi:
Fotoğraflar: Meral Türkdoğan
02.11.2020, 14:00: AFAD can kaybını 91 olarak açıkladı. Yaralı 994 vatandaşımızın 839’u taburcu edildi, 155 vatandaşımızın tedavisi devam etmekte. Arama kurtarma çalışmaları yürütülen 17 binanın 12’sinde çalışmalar tamamlanmış olup 5 binada çalışmalar devam etmekte.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı duyuruda yardım etmek isteyenlere şöyle seslendi: “Depremzedelere yardım ulaştırmak isteyen binlerce kişinin başvurusu üzerine bizizmir.com üzerinden Halkın Bakkalı aracılığıyla dayanışma kampanyası başlattık. #BizVarız diyerek, yemek, gıda, hijyen paketi, uyku tulumu ulaştırmak isteyenler buradan başvurabilir.” Soyer ayrıca, Covid tehlikesi nedeniyle ikinci el eşya, giysi kabul edemediklerini de belirtti.
02.11.2020, 13:00: AFAD can kaybını 85 olarak açıkladı.
02.11.2020, 12:00: Halen 8 binada arama kurtarma çalışmasının yürültüğünü belirten AFAD’ın verdiği bilgileri göre can kaybı 83’e ulaştı. Yaralanan 994 vatandaşımızın 774’ü taburcu edildi, 220 vatandaşımızın tedavisi devam etmekte. Enkaz altından 16 vatandaş sağ çıkarıldı. Depremden 58 saat sonra İdil, 65 saat sonra 3 yaşındaki Elif de sağ kurtarılanlar arasında. Enkazda ayrıca Ares isimli bir köpek de 65 saat sonra kurtarıldı. Deprem sonrasında 43’ü, 4’ten büyük, toplam 1197 artçı sarsıntı yaşandığı da yapılan açıklamalar arasında.
İzmir’de artçı sarsıntılar devam ediyor.
31.10.2020, 19:00: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, deprem bölgesinde incelemelerde bulunduktan sonra yapıtığı açıklamada hayatını kaybedenlerin sayısının 37 olduğunu, 885 yaralıdan 667’sinin taburcu olduğunu, 8’i yoğun bakımda olmak üzere 218 yaralının ise tedavisinin devam ettiğini ve şu ana enkazdan kurtarılan vatandaşlarımızın sayısının ise 103 olduğunu açıkladı.
AKP’li Cumhurbaşkanı ayrıca rezerv alanlarla birlikte hemen enkazların kaldırılmasının ardından inşaat çalışmalarına başlanacağını da vurgulamayı ihmal etmedi.
31.10.2020, 16:15: Dün (30.10.2020) saat 14.51’de Ege Denizi Seferihisar açıklarında meydana gelen depremde şimdiye kadar 1’i boğularak olmak üzere toplam 28 vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve 885 vatandaşımızın yaralandığı açıklandı.
Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi’nin (SAKOM) yaptığı açıklamada ayrıca İzmir’de arama kurtarma çalışmaları yürütülen 17 binadan 9’unda çalışmaların tamamlandığı, kalan 8 binada devam ettiği de bildirildi.
Dün Ege Denizi’nde AFAD’ın verilerine göre 6.6, Kandilli’ye göre 6.9 ve Amerikalı Yerbilimsel Araştırma Kurumu USGS’e (United States Geological Survey) göre 7.0 büyüklüğünde yaşanan deprem, yerin 16,54 km derininde meydana geldi. İzmir’in Seferihisar ilçesine uzaklığı 17,26 km olan deprem sonrası, büyüklüğü 4’ün üzerinde 38 artçı olmak üzere, toplam 570 artçı sarsıntı yaşandı.
Ege Bölgesi genelinde hissedilen deprem sonrasında İzmir başta olmak depremden etkilenen tüm illerde, alan tarama çalışmaları devam ediyor.
Sanatçı Kemal Sahir Gürel ile YouTube’da ücretsiz solfej ve bağlama dersleri başladı. Müzik yönetmeni, aranjör ve kaval sanatçısı olarak adından sıkça söz ettiren Gürel, müzik hayatına 1981 yılında kendisi de bağlama ve solfej dersleriyle başlamış.
Kemal Sahir Gürel YouTube kanalında ilk 2 bölümü yayınlanan online dersler, müzik okulu -solfej dersleri, müzik eğitimi almak için herhangi bir konservatuvar veya müzik kurumuna gitme imkanı olmayanlar için tasarlanmış. Gürel’in ‚akademik eğitim için tasarlanmamış’ olduğunu vurguladığı dersler, notayı hiç bilmeyenler için sıfırdan ve kolaylaştırılmış bir metot ile hazırlanmış.
Gürel, online ve ücretsiz olan solfej ve bağlama derslerine katılmak isteyenlere şöyle diyor: “Uzun vadeli düşünerek, biraz çaba göstererek ve en azından iki günde bir kendi kendinize çalışarak solfej ve bağlama öğrenmeniz mümkün. Yetenek faktörü de önemli ama öncelikli olan ‚istemek’”.
Kemal Sahir Gürel kimdir? 1966 Giresun, Görele doğumlu. 1974’te geldiği İstanbul’da 1981 yılında Yavuz Top’un müzik kursunda bağlama ve solfej dersleri alarak akademik eğitime başladı. 82’de İ.Ü. Konservatuarı Türk Müziği Bölümü’ne başladı. 84’te Türk Folklor Kurumu’nun Halk Müziği Okulu’nda bir yıl öğrenim gördü. Bağlama ve solfej dersleri verdi, düzenlemeler yaptı. İTÜ Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nde beş yıl öğrenim gördü. 86 yılından sonra müzik çalışmalarını bestecilik, aranjörlük ve grup konserleriyle sürdürdü. 99 yılından itibaren aranjörlük ve yönetmenlik yapıyor; kısa film, film ve televizyon için dizi film müzikleri hazırlıyor.