Cumartesi, Mayıs 16, 2026
Startseite Blog Sayfa 51

Das 37. FILMFEST MÜNCHEN ist eröffnet

Feierliche Eröffnung des 37. FILMFEST MÜNCHEN im Mathäser Filmpalast mit „The Art of Self-Defense“. Die schwarzhumorige Komödie dekonstruiert soziale Normen und vermeintliche Männlichkeitsideale auf ebenso komische wie rührende Weise. Auf dem roten Teppich waren sowohl US-Regisseur Riley Stearns als auch Hauptdarsteller und Hollywood-Star Jesse Eisenberg vertreten.

Am gestriegen Abend wurde die 37. Ausgabe des FILMFEST MÜNCHEN im Mathäser Filmpalast feierlich eröffnet. Festivalchefin Diana Iljine begrüßte die rund 1.500 Gäste und gab unter anderem einen Ausblick auf die kommenden neun Tage: „Die Zukunft beginnt jetzt! Das ist das Motto der diesjährigen Filmfest-Ausgabe. Wieder einmal wird München zum sommerlichen Treffpunkt der deutschen Filmbranche. Und die Anziehungskraft hat sich durch unseren neuen CineCoPro Award natürlich noch weiter verstärkt. Ich freue mich wie jedes Jahr auf unsere vielen grandiosen Filme aus 62 verschiedenen Ländern, aber natürlich auch auf die Partys sowie unsere internationalen und deutschen Gäste. Herzstück unseres Publikumsfestivals bleiben selbstverständlich die Besucherinnen und Besucher, denen wir mit unserer neuen Virtual-Reality-Reihe ‚Virtual Worlds‘ die Zukunft des audiovisuellen Erzählens präsentieren möchten.“

Bevor der Eröffnungsfilm “The Art of Self-Defense” von Riley Stearns das Publikum in die Welt der Kampfkunst entführte, begrüßte auch Judith Gerlach, Staatsministerin für Digitales, die anwesenden Gäste: „Filme sind mehr als einfach nur bewegte Bilder. Sie erzählen lustige, unterhaltsame und oft auch berührende Geschichten. Und was gibt es Schöneres, als mit Gleichgesinnten im Kino oder Open Air zu lachen, zu weinen oder einfach ein paar gute Stunden zu verbringen. Das FILMFEST MÜNCHEN ist eines der wichtigsten Festivals für Filmenthusiasten und gleichzeitig ein wichtiger Branchentreff. Als Publikumsmagnet lockt es Besucher aus aller Welt nach München und Bayern zeigt sich von seiner besten Seite.“

Oberbürgermeister Dieter Reiter, dem dieses Jahr die Aufgabe zukam, das Festival zu eröffnen, freute sich auf neun Tage München ganz im Zeichen des Films: „Am allermeisten München gibt’s heuer beim Open-Air auf dem Gasteig Forum, wo einen unter dem Titel: ‘MINGA, Baby!’ ein rauschendes Fest zum Münchner Filmschaffen erwartet.“

Im Anschluss feierten die Gäste im Bayerischen Hof beim Eröffnungsempfang mit Stearns, Eisenberg sowie zahlreichen nationalen und internationalen Gästen.

 

FFM19_Opening1_web
Stearns, Eisenberg, Iljine © FILMFEST MÜNCHEN 2019
FF19_Eisenberg_Gerlach_Stearns_web
Eisenber, Gerlach ve Stearns © FILMFEST MÜNCHEN 2019
FF19_Dieter_Reiter_web
OB Dieter Reiter © FILMFEST MÜNCHEN 2019

 

Münih Film Festivali, ‘The Art of Self Defense’ ile başladı

Bu yıl 37.’si gerçekleşen Münih Film Festivali, dün akşam ‘The Art of Self Defense’ (Öz Savunma Sanatı) filmi ile açıldı. Matheaser sinemasında gerçekleşen açılışa bin 500 davetli katıldı.

Açılışta konuşan Filmfest Münih yöneticisi Diana Iljine, sinefilleri önümüzdeki 9 gün boyunca neleri beklediği hakkında da bilgi verdi. “Gelecek şimdi başlıyor. Bu yılki film festivalinin mottosu bu. Birkez daha film branşının yazlık buluşması gerçekleşiyor ve yeni ödül kategorileriyle çekiciliği biraz daha yükseldi. Festival boyunca gösterilecek 62 ülkeden şahane filmler kadar, partilere ve tüm Almanya’dan, tüm dünyadan gelen misafirlere her yıl olduğu gibi bu yıl da çok seviniyorum. Tabii ki festivalimizin kalbi izleyicilerimiz. Onlara bu yıl bir ‚sanal gerçeklik dizisi’ olarak geleceğin görsel işitsel anlatımı ‚sanal dünyalar’ı sunmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Riley Stearns’ın açılış filmi ‘The Art of Self-Defernse’ izleyenleri dövüş sanatı dünyasına götürmeden önce, Bavyera Eyaleti Dijitalleşme Bakanı Judith Gerlach da bir konuşma yaptı. Gerlach, “Sinemada kafa dengi insanlarla birlikte ağlamak, gülmek veya eğlenceli dakikalar geçirmekten daha güzel ne olabilir. Münih Film Festivali, filmseverler için en önemli festivallerden biri ve önemli bir branş buluşması. İzleyiciyi mıknatıs gibi Münih ve Bavyera’ya çekiyor.” dedi.

Bu yıl festivalin açılışını yapan Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dieter Reiter ise, duyduğu mutluluğu dile getirdiği konuşmasında, “En fazla Münih, Gasteig’daki açık hava forumunda olacak. ‘MINGA, Baby!’ ile bu yıl film yaratıcılarını da baş döndürücü bir festival bekliyor.” dedi.

Film gösteriminin ardınan, Bayerischer Hof otelinde açılış filminin yönetmeni Riley Stearns ve başrol oyuncusu Jesse Eisenberg ile birlikte birçok uluslararası davetlinin katıldığı partide misafirler festivalin açılışını kutladı.

FF19_Dieter_Reiter_web
Dieter Reiter © FILMFEST MÜNCHEN 2019
FF19_Eisenberg_Gerlach_Stearns_web
Eisenber, Gerlach ve Stearns © FILMFEST MÜNCHEN 2019

FFM19_Opening1_web
Açılış filminin oyuncusu ve yönetmeni, Münih Film Festivali yöneticisi Diana Iljine ile © FILMFEST MÜNCHEN 2019

Erdal Pektaş yazdı: “Adam kazandı”

ErdalPektas_KoseSon yazımın başlığını‘Biz kazanacağız’ şeklinde atmıştık. O yazı yazıldığı dönemde Seçimi 14 bine yakın bir oy farkıyla kazanan Ekrem İmamoğlu’na haftalar sonrası mazbatası verilmiş, ancak mağlup taraf “Hiç bir şey olmadıysa, bir şeyler olmuştur.” diyerek YSK’ya başvurmuştu. Kararı kim verdi bilinmez ama YSK, seçimlerin yenileneceğini ve bunun tarihinin 23 Haziran olduğunu açıkladı. İşin ilginci karara, YSK başkanı dahi “Yok artık, buna ben bile ‘evet’ diyemem” diyerek karşı çıkmıştı. İlk süreçte “Bu bir bekaa sorunudur”, “Biz kazamazsak su faturalarınızı PKK’lılar getirecek” diyenler bir daha bekaayı ağzına almadı. 23 Haziran’a doğru ise ”Oylar çalındı ama kim çaldı bilmiyoruz.’, ‘Çalındı dedik ama o siyasi bir söylemdi.’, ‘İstanbul halkı ya Binali Yıldırım’a, ya da Sisi’ye oy verecek.”, “Yunan basınının manşetlerine bakın. İstanbul seçimlerini bir Pontuslu’nun kazanmasına nasıl seviniyorlar.” cümleleri yerini aldı. Rivayet odur ki, Mısır Devlet Başkanı Sisi,‘İstanbul seçimlerinde aday değilim’şeklinde açıklama yapmış. İçişleri bakanı da,‘İstanbul’a PKK’nın sızmasını önlemeye çalışıyoruz’derken terör örgütünün liderinin mektubu devletin ajansına, kardeşinin söyleşisi de devletin televizyonuna sızmıştı. Bir liderin ‘İstanbul’a mitil atacağız’sözü ise olmayan dengemizi daha da bozdu. Herkes mitilin ne manaya geldiğini araştırmaya başladı. En son ise yanmayan terlik ve kefen bezi satan Cüppeli’nin ‘İmamoğlu’na neden oy verilmeyeceği’konusunda fetva vermesiyle hep birlikte mutluluk katsayımız Everest’in zirvesine ulaştı. ‘Adam kazandı’ kazanacağı da belliydi ama Adam’ın herkesten önce yukarıdaki cümleleri kurarak farkın 800 bini aşmasına vesile olanlara teşekkür borcu var.

BU DA MI GOL DEĞİL?

Toz, duman arasında 23 Haziran’a  geldik ve oyları kullanıp saymaya başladık. Geçtiğimiz dönemlerde muhalif çizgide yayın yapan Tv kanalları akşam 20:00 olmadan pes eder ve hiç seçim yapılmamış gibi alakasız programları yayınlamaya başlardı. Ama 31 Mart ve 23 Haziran’da bunun tersi oldu. Bunu tersine çevirenler ise başta Ekrem İmamoğlu ve Canan Kaftancıoğlu olmak üzere İstanbullu CHP’lilerdi. Boşuna günlerce oy çuvallarının başında nöbet tutmamışlardı. Sayımlar sonucundu 800 binin üzerindeki fark “Bu da mı gol değil ha, söyleyin bunu da mı atamadım?” repliğini dillere doladı. Sandıkların kapanmasına kısa bir süre kala Tv’lerde son dakika bandı olarak ‘AKP ve CHP’den YSK’ya itiraz’ cümlesinin geçmesi yürekleri ağızlara getirdi ama bereket ucuz atlatıldı.

OKUL BAHÇESİNDEN SOKMAK!

Bazı Tv’ler ise seçim sürerken hala‘Nasıl oy kullanılır, mührü nereye basacağız?’ şeklinde yayın yapıyordu. Sayıma geçildiği zaman ise YSK’nın müşterisi olmadığı halde geçmiş seçimlerde bir saat içinde oyların yüzde 90’ını sayan ve bir tarafı açık ara galip ilan eden kurumun bu kez sesi soluğu çıkmadı. Sayım sonrası sonuçlar belli olunca ise sosyal medya adeta yıkıldı. Dünyada ekonomik başarı yerine orantısız zeka kullanımı geçerli olsa şimdi açık ara süper güçtük, bu da böyle biline. Bir tanıdığımın sosyal medyada paylaştığı“Senede neredeyse 18 seçim yapıyoruz, Bizim o oy pusulasını okulun bahçesinden atarak sandığın içine sokmamız lazım” cümlesi herhalde geçersiz 100 binden fazla oy kullanan vatandaşlara bir sitemdi ve bana göre çok haklıydı.

BU MEDYA RAHAT DURMAZ

Türkiye’nin önünde şimdi dört yıldan uzun bin süre seçim gözükmüyor. Hiç bir parti lideri de şimdilik seçim kelimesini ağzına almıyor. Ama biliyoruz ki, biz seçimsiz duramayız, hele hele dört sene. Seçimden geçinen, Tv’lerde, gazetelerdeki köşelerinde bu konuda ahkâm kesen yüzlerce yetişmiş insanımız var. Hangi gönül bunların bir köşede atıl pozisyonda durmasına razı olur. Seçim olmazsa bunlara ihtiyaç olmadığı ortaya çıkar, ki bu da akıtılan kaynakları akıllara getirir. Büyükşehir belediyelerinin her gün aldığı binlerce yandaş gazete, kimsenin okumadığı, izlemediği bu gazete ve Tv’lere verilen reklamlar. Neler değişir bilmiyorum ama bu kaynaklar kesilirse bu medya organlarının rahat duracağına beni kimse inandıramaz.

İYİ TATİLLER

Almanya’da yaz tatili başlıyor. İnsanlar koca bir yılın yorgunluğunu atmak için mücadele verecekler ve yine daha fazla yorulacaklar. Hele bizde bir tatil anlayışı ve anavatan yolculuğuna hazırlanma süreci var ki anlatılacak gibi değil. Ama böyle gelmiş böyle gider diyelim ve herkese iyi tatiller dileyelim. Sağ salim gidin ve sağ salim dönün.

Hoşçakalın
Erdal Pektaş

İstanbul tekrar seçiyor

Yüksek Seçim Kurulu kararı ile tekrar edilen İstanbul belediye başkanlığı seçimleri, bugün gerçekleşiyor. İstanbul’un 10 milyon seçmeni bugün vereceği oyla, Büyükşehir Belediye Başkanı belirleyecek.

Adaylar oylarını kullandı
31 Mart’ta seçilen, fakat YSK kararı ile mazbatası iptal edilen Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu ve Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım, oylarını kullandı.

Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Mehmet Selim İmamoğlu ile birlikte Beylikdüzü Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Haldun Taner İlköğretim Okulu’nda oyunu kullandı. İmamoğlu, “Çok güzel bir netice bekliyorum. Her şey çok güzel olacak.” dedi.

Binali Yıldırım ise oyunu, Tuzla’da Aydınlı Mahallesi Emlak Konut Cemil Meriç İlkokulu ve Ortaokulu’nda kullandı. Yıldırım oyunu kullandıktan sonra, “Bugün konuşma sırası seçmenlerimizin. Onlar kararını bugün vermiş olacak.” dedi.

Milletvekili seçimlerine ait mühürler
Sandıklarda milletvekili seçimlerine ait mühürlerin kullanılması üzerine, kullanılan oyların geçerli sayılması için AKP ve CHP YSK’ya başvurdu. YSK karar için saat 14.00 (tsi) toplanacak. Toplantıda kararın verilmesi bekleniyor.

Sabah saat 8:00 (tsi) başlayan oy kullanma işlemi, saat 17.00’da (tsi) sandıkların kapanmasıyla son bulacak. Hemen ardından oy sayma işlemi başlayacak.

BinaliYildirim_oy_web

 

EkremImamoglu_oy_web

DIE LINKE fragt Kulturschaffende: Welche Kultur will München? (Hearing)

Momentan erarbeitet der Kreisverband das Wahlprogramm. Entgegen dem Top-Down-Prinzip bezieht DIE LINKE Münchnerinnen und Münchner ein – insbesondere solche, die im jeweiligen Fachgebiet arbeiten oder davon betroffen sind.

Kurz soll das Programm sein, und doch die wichtigsten Themen abdecken. Genauso wie das Hearing ‚Welche Kultur will München?‘ In ca. einer Stunde wird Thomas Lechner die Gäste zu den wichtigsten Themen befragen. Was wollen sie für ein München, das Kultur – für alle – fördert? Was benötigt es für Bewegung in der Stadt, die den Kulturschaffenden in München hilft?

Der Landes- und Kreissprecher Ates Gürpinar hört zu und schreibt auf, um die Umsetzung der Vorschläge und Ideen überprüfbar zu machen.

Ort: Eine-Welt-Haus
Zeit: Montag, 24. Juni, 18:30 Uhr

Referentinnen:
Tuncay Acar (Glockenbachwerkstatt)
Gabi Blum (#EXIST)
Daniel Hahn (Bahnwärter Thiel)
Agnes Kottmann (ver.di)
David Süss (Verband der Münchner Konzertveranstalter/Harry Klein)
Veronika Valta (Fachstelle Pop)

Moderation:
Thomas Lechner (Feierwerk)

Münih’te Kültürler Festivali

Münih Göçmenler Meclisi, tüm Münihlileri 23 Haziran’da yapılacak Kültürler Festivali’ne davet ediyor. Etkinlik, Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dieter Reiter himayesinde Westpark’ta gerçekleşecek.
Gün boyuncu çeşitli standlarda dünya mutfağından lezzetlerin sunulacağı etkinlikte, saat 11.00’dan 21.30’a kadar farklı grupların yer aldığı sahne programı olacak. Giriş ücreti olmayan etkinlikte ayrıca çocuklara özel oyun alanı bulunacak. Aynı günün akşamında ise, Münih’in açık hava sinema etkinliği ‘Kino, Mond&Sterne’ (Sinema, Ay&Yıldızlar) programında Almanya filmi de ücretsiz gösterilecek.
Münih Göçmenler Meclisi Başkanı Dimitrina Lang, tüm Münihlileri etkinliğe davet ederek “Göçmenler Meclisi olarak, gün boyunca standımızda halkımızın sorularını yanıtlamak için hazır bulunacağız.” dedi.

Kültürler Festivali, 23.06.2019
Yer: Westpark, Wiese hinter der Seebühne
Saat: 11.00-21.30

FestderKulturen2019-web

Dünya, Kuzey Touristik ile elinizin altında

12 yıl boyunca Münih, Goethestr. 12 adresinde insanlara dünyanın dört bir yanında tatil imkanları sunan seyahat sektörünün deneyimli, profesyonel ve samimi turizmcileri Yunus Bayrak, Taner Gül ve Mehmet Ali Coşkun’dan oluşan kurum, artık Kuzey Touristik olarak seyahatseverlerin hizmetinde.

Sektörün en deneyimli isimlerinin bir araya gelmesiyle kurulan Kuzey Touristik firması, tüm dünyaya ucuş imkanları sunarken, konaklama için en iyi fiyatlarla, en iyi otelleri öneriyor. Ayrıca firmanın paket programları içinde; balayı, kültür ve grup tatilleri bulunuyor. Hizmetler bunlarla bitmiyor; kiralık araç, konser ve tiyatro biletleri konusunda da yardımcı olunuyor.

Firmanın ortak çalıştığı bir acenta veya şubesi yok, sadece Goethestrasse 12’de faliyette bulunuyor. Bundan amaçları da, müşterileriyle birebir yüzyüze ilgilenmek ve hizmet vermek.

İnternet üzerinden rezervasyon imkanı da sunan Kuzey Touristik firması, her biri 25 yıllık tecrübeye sahip olan Yunus Bayrak, Taner Gül ve Mehmet Ali Coskun’un eseri. Turizmdeki bu büyük fırsatları sunan firmanın diğer çalışanları Seda Aslan, Tülay Gül, Funda Yıldırım (Yetkili satış elemanları), ve Emre Bayrak`tan (stajyer) oluşuyor.

Kuzey Touristik, diğer turizm firmalarından şu yönüyle de ayrılıyor; tatil yapmayı düşünen ama hala nereye gideceğine karar veremeyen müşterilerine yardımcı oluyor ve yıllardır biriktirdikleri deneyimleri ve tecrübelerini paylaşıyorlar.

Kuzey Touristik’i aylar öncesinden aramadıysanız da bir şey kaybetmiş sayılmazsınız; çünkü, son dakikada aramanız halinde de sizlere yardımcı olup, en iyi tercih için sizi yönlendirebiliyorlar.

Amaçlarının, müşterilerine sadece bir kez hizmet vermek değil, her yıl hizmet vermek olduğunu söyleyen firma yetkilileri, bunun da tecrübe, güvenilirlik ve yüksek oranda müşteri memnuniyeti ile mümkün olacağını belirtiyorlar.

Kuzey_YunusTaner_web
Şirket sahipleri Yunus Bayrak ve Taner Gül

Kuzey_Touristik_Logo_web

İsmail Yaşar!

İsmail Yaşar, 14 yıl önce bugün 9 Haziran 2005 yılında, işlettiği döner büfesinde Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) tarafından öldürüldü.
Türkiye’den 23 yaşında geldiği Nürnberg’de beş kurşunla öldürüldüğü gün, 50 yaşındaydı…

Pardi için el ele verildi

Avrupa Pardililer Derneği tarafından Münih’te düzenlenen ‘Pardi için el ele’ dayanışma gecesi Kardeş Türküler grubunun katılımıyla gerçekleşti. Tunceli’nin, yeni adı Uzunevler olan Pardi köyünün yeniden inşasına katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen etkinliğe, başta Pülümürlüler olmak üzere yaklaşık 8 yüz kişi katıldı.

ECM Event Center’de gerçekleşen etkinlikte ön grup olarak sahneye çıkan Augsburglu Meşk grubunun ardından Erdoğan Emir sahne aldı. “Uzun yıllar birlikte müzik yaptığım sevgili kardeşim, dostum.” dediği müzisyen Mehmet Ali Edis ile birlikte sahneye çıkan Emir, seslendirdiği türkülerin ardından kısa bir konuşma yaparak dayanışmanın önemini vurguladı. Emir, “Bizim orjin kültürü koruyabilmemiz, alandaki inanç merkezlerinin, kutsal merkezlerin hem korunması hem felsefesinin insan bilincinde yeniden oluşturulması çok değerli. Her biriniz kendi başladığınız yere sırtınızı dönmeden oradaki sorunlara dair çözümleyici olmak gayreti içerisindesiniz, bir dayanışma göstermektesiniz; emeğinize sağlık.“ dedi.

Etkinlikte ayrıca Avrupa Pardililer Derneği Başkanı Mehmet Işık ve Münih Göçmenler Meclisi Üyesi Nesrin Gül de birer konuşma yaptı. Konuşmasında derneğin kuruluş sürecinden de bahseden Mehmet Işık, “Amacımız dağılan, diasporaya gelen Pardilileri bir araya getirerek köyümüzün yol ve içme suyu gibi sorunlarını çözmek ve yaşanır bir hale getirmek. Bunun için Pardililerin en yoğun olduğu yerde, Münih’te bir etkinlik düzenleyelim dedik. Bu programı düzenleyen başta Orhan Çelik, Kıymet Çelik ve Aysel Fincan olmak üzere tüm Pardililere teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. Yabancılar Meclisi adına konuşan Nesrin Gül ise, “Tüm Yabancılar Meclisi üyelerinin selamlarını iletiyorum. Bu güzel etkinlikte katkımız olmasından mutluluk duyuyoruz. Etkinlikte emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz, devamını dileriz. Aklınızda bulunsun, bu gibi etkinlikler olduğunda bize başvurabilirsiniz, projenize destek olabiliriz.” dedi.

Etkinliğin ikinci yarısında sahneye çıkan Kardeş Türküler ise Türkçe, Kürtçe, Ermenice, Arapça, Rumca söyledikleri halk türküleriyle izleyicileri coşturdu. Grubun solisti Vedat Yıldırım gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti ‘ne güzelsiniz’ sözleriyle dile getirdi.

Pardi_elele_23_web Pardi_elele_97_web Pardi_elele_79_web Pardi_elele_76_web Pardi_elele_04_web Pardi_elele_99_web

Renommierter Chefarzt für neue onkologische Klinik am Helios Klinikum München West

Prof. Dr. Dr. Fuat Oduncu übernimmt die neue Klinik für Hämatologie, Onkologie und Palliativmedizin am Helios Klinikum München West. Das Pasinger Klinikum erweitert damit sein Leistungsspektrum und stärkt die onkologische Versorgung im Münchner Westen

Zum 1. Juni 2019 hat Prof. Dr. med. Dr. phil. Fuat Oduncu, MA, EMB, MBA, als Chefarzt die neue Klinik für Hämatologie, Onkologie und Palliativmedizin am Helios Klinikum München West übernommen.

Prof. Oduncu ist Facharzt für Innere Medizin, Hämatologie und Onkologie und besitzt darüber hinaus die Zusatzbezeichnungen Palliativmedizin, Hämostaseologie und Ärztliches Qualitätsmanagement. In den vergangenen zehn Jahren leitete der renommierte Mediziner die Hämatologie und Onkologie an der Medizinischen Klinik und Poliklinik IV des Klinikums der Ludwig-Maximilians-Universität München und war von 2018 bis 2019 Standortleiter für den Campus Innenstadt der Medizinischen Klinik und Poliklinik III.

“Mit Prof. Oduncu gewinnt unser Klinikum einen sehr erfahrenen Arzt und Experten auf dem gesamten Gebiet der Hämatologie und Onkologie sowie eine international ausgewiesene Persönlichkeit in der Krebsforschung und Medizinethik”, freut sich der Ärztliche Direktor des Klinikums, Prof. Ulrich Linsenmaier.

Mit dem Aufbau und der Weiterentwicklung der neuen onkologischen Klinik will Prof. Oduncu zusammen mit seinem Team eine qualitativ hochwertige Behandlung von Patienten mit Krebserkrankungen auf universitärem Niveau garantieren – unter anderem durch eine enge Kooperation mit dem Klinikum der Universität München und dem CCC Tumorzentrum München.

“Wir möchten Menschen mit Krebserkrankungen im Münchner Westen und der angrenzenden Metropolregion die beste Behandlung auf höchstem medizinischem Niveau anbieten”, erklärt Klinikgeschäftsführerin Sabine Anspach. “Ich freue mich sehr, dass wir mit Herrn Prof. Oduncu und der neuen Fachabteilung unsere Expertise im Bereich Onkologie nun weiter ausbauen und stärken können”.

Ziel ist es, gemeinsam mit den anderen onkologischen Fachdisziplinen des Klinikums, ein zertifiziertes Onkologisches Zentrum beziehungsweise ein Cancer Center zu gründen.

Präzisionsmedizin gepaart mit Menschlichkeit

Prof. Oduncu freut sich auf seine neue Aufgabe als Chefarzt am Pasinger Klinikum: “In unserer neuen onkologischen Fachabteilung sowie im künftigen Cancer Center werden Patienten eine hochspezialisierte und präzise zugeschnittene Krebsbehandlung erhalten”, so der 49-Jährige. Mindestens genauso wichtig ist Oduncu jedoch die Menschlichkeit: “Ein besonderes Anliegen ist es mir, Patienten mit Krebserkrankungen ganzheitlich und individuell zu betreuen”, betont der Mediziner.

Fuat Oduncu wurde mit zahlreichen Preisen, Stipendien und Ehrungen ausgezeichnet, unter anderem mit dem Vincenz-Czerny-Preis der Deutschen Gesellschaft für Hämatologie und Onkologie (DGHO) und dem m4-Award des Bayerischen Wirtschaftsministeriums und des Bundesministeriums für Bildung und Forschung.

Der in Füssen aufgewachsene Onkologe spricht neun Sprachen. Er ist verheiratet und hat drei Kinder. In seiner Freizeit setzt sich Prof. Oduncu für die Entwicklungshilfe in Indien und Afrika ein.