Pazar, Ocak 25, 2026
Startseite Blog Sayfa 11

Fuat Saka’nın Göç Senfonisi Münster’de

Usta sanatçı Fuat Saka’nın bestelediği dünyanın ilk göç senfonisi “Karanlık Sular“ (Dark Waters) Münster’de seslendirilecek.

İki ay önce Köln Senfoni’de Almanya prömiyeri gerçekleştirilen eser Şef Thorsten Schmidt-Kapfenburg’un yönetimindeki Münster Senfoni Orkestrası tarafından, Münster Şehir Tiyatrosu’nda çalınacak. Konserde solist olarak Fuat Saka’nın yanı sıra Atina’dan şarkıcı Ioanna Forti’yle, İstanbul ve Girit’ten müzisyenler Cihan Yurtçu (kaval) ve Zacharias Sypridaki (Girit kemençesi) de yer alacak.

Kültürden Sorumlu Federal Devlet Bakanı Claudia Roth’un himayesinde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği‘nin (UNSCR) de desteklediği konser Türkiye Almanya Kültür Forumu, Münster Entegrasyon Konseyi ve Çok Kültürlülük Forumu’nun işbirliğiyle 28 Eylül Cumartesi günü saat 19:30’da Münster Tiyatrosu’nda (Theather Münster) gerçekleştirilecek.

Fuat Saka’nın son yıllarda denizlerde boğularak yaşamını yitiren binlerce göçmenin anısına “Karanlık Sular” (Dark Waters) adını verdiği senfoni ilk olarak Haziran 2022’de İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle icra edilmişti. İstanbul’daki konseri “onur konuğu” olarak izleyen Köln Büyükşehir Belediye Başkanı Henriette Reker, Avrupa prömeriyerini gerçekleştirilmesi için Fuat Saka ve göç senfonisini Köln’e bizzat davet etmiş ve eserin Almanya prömiyeri 5 Temmuz’da, Köln Filarmoni Salonu’nda, Gürzenich Orkestrası eşliğinde seslendirilmişti.

Yaşamının büyük bölümünü Datça’da geçiren usta müzisyen Fuat Saka’nın bestelediği, büyük orkestra için düzenlemesi de Atinalı müzisyen Vangelis Zografos tarafından gerçekleştirilen “Dark Waters” (Karanlık Sular) dünyada göç konusunu bir senfoni olarak işleyen ilk müzik eseri.

Ege Denizi’nin iki yakasından sanatçıların ve şimdi de Almanya’dan Münster Senfoni Orkestrası’nın katılımıyla gerçekleştirilecek konserin, Türk-Yunan ve Alman ortak çalışması olduğuna işaret eden Fuat Saka da yaşamının 20 yılını siyasi mülteci ve göçmen olarak Almanya’da geçirmiş ve o dönemde Almanya vatandaşlığını almıştı.

“Göç”ü bir senfoninin ana teması yaparak bir ilke imzasını atan Fuat Saka, “Dünya çapında milyonlarca insan kaçak durumda. Evlerini, vatanlarını, çoğu zaman sevdiklerini ve hatta kendi hayatlarını kaybediyorlar. Göçü ilk elden deneyimlemiş biri olarak, kaçışın yarattığı travmaları evrensel dile tercüme etmeye çalıştım. Tercüme etmek ve acıyı paylaşmak için müzik. Bu senfonide yalnızca acı ve üzüntü değil, cesaret ve umut da yerini buluyor.“ diyor.

Senfoni, beşi enstrümental olmak üzere on parçadan oluşuyor. Bunlardan biri “Nereye göçer gider nereye, Karagözlüm?” sözleriyle başlayan bir ağıt. Sanatçı bu hüzünlü parçayı 1960’lı yılların başında Almanya’ya göç ettikten sonra, burada genç yaşta yaşamını yitiren abisi Sürap Saka’nın anısına ithaf etmişti.

Göç Sefonisi için biletler aşağıdaki link üzerinden alınabilir:
https://www.theater-muenster.com/produktionen/dark-waters-732.html

Bu da ilginizi çekebilir:

PiYASA Vibes Vol. 2 ile müzik ve eğlence devam ediyor

Temmuz sonunda ilk etkinlikle coşkuyu doruğa çıkardığımız PiYASA Vibes, 3 Ekim’de Import Export’ta kaldığı yerden devam ediyor. Münih’in sevilen gruplarından Munich Anatolian Project (MAP) ve DJ B-Zey ile müzik dolu, unutulmaz bir geceye hazır olun!

Özlem Diana Dörfler (vokal), Yasin Yardım (bağlama ve tambur), Kadir Doğan (perküsyon), Gökhan Özkan (gitar), Matthias Kaiser (klarnet ve saksafon), Serhat Canan’dan (bas gitar) oluşan grup Munich Anatolian Project (MAP), farklı kültürlerin eşsiz zenginliğini sahneye taşıyor. Geleneksel Anadolu ezgilerini funk ve cazın modern ritimleriyle buluşturan MAP, yüzyıllardır dillerden düşmeyen şarkıları yeniden yorumlarken müziğiyle hem ruhunuza hem de dans pisti enerjinize hitap ediyor. 3 Ekim akşamı, MAP’ın unutulmaz performansıyla İstanbul sokaklarından New York kulüplerine uzanan bir müzikal yolculuğa çıkacağız.

DJ B-Zey, Temmuz’daki ilk etkinlikte büyük beğeni toplayan setleriyle bu kez PiYASA Vibes Vol. 2’de sahne alıyor. Otantik ve egzotik ritimlerle dolu setleriyle sizi dans pistine kilitlemeye hazır olan DJ B-Zey, Münih gece hayatına enerjisini katmaya devam ediyor.

Vol. 1’de olduğu gibi Vol. 2’de de kültürel çeşitliliği hep birlikte kutlayacağımız, müzik ve eğlence dolu bir gecenin parçası olmak için biletlerinizi hemen alın! Ayrıca, her bilet sürpriz hediyeler kazanma şansı da sunuyor!

Yer: Import Export, Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih
Tarih: 3 Ekim 2024
Kapı: 19:00
Biletler:
Early Bird: 12 € + VVK (Tükendi)
Ön Satış: 16 € + VVK (Buradan satın al)
Gişede: 20 €

PiYASA Vibes Vol. 2 etkinliği için Instagram hesabımızda çekilişle 2 kişiye 2şer bilet hediye ediyoruz. Katılmak için buraya tıklayın!

Tuba’s Filmtipp: „Ellbogen“ – Auf der Suche nach Zugehörigkeit

Was passiert, wenn die Stadt, in der du geboren und aufgewachsen bist, dir das Gefühl gibt, nicht dazuzugehören? Wenn jede Tür, an die du klopfst, fest verschlossen bleibt? Hazal, 17 Jahre alt und Berlinerin, steht vor genau diesen Fragen. An ihrem 18. Geburtstag, an dem sie eigentlich nur mit ihren Freundinnen feiern möchte, nimmt ihr Leben eine drastische Wendung: Ein schicksalhafter Zwischenfall zwingt sie, alles hinter sich zu lassen und nach Istanbul zu fliehen – in eine Stadt, die ihr zwar neue Chancen bietet, jedoch auch viele Risiken mit sich bringt.

„Ellbogen“, inszeniert von Aslı Özarslan und basierend auf dem gleichnamigen Debütroman von Fatma Aydemir, nimmt uns mit auf eine intensive Reise durch Hazals Welt. Der Film, der als Eröffnungsfilm auf dem 28. Filmfestival Türkei Deutschland in Nürnberg gefeiert wurde, hat bedeutende Anerkennung erhalten: Er wurde unter anderem mit dem Preis für die Beste Regie beim FrauenFilmFest, dem Preis für den besten regionalen Spielfilm beim Lichter Filmfest in Frankfurt und dem Preis der Jugendjury beim Marburger Kids- & Jugendfestival ausgezeichnet. Zudem feierte „Ellbogen“ seine Weltpremiere auf der 74. Berlinale in der Sektion Generation.

Der Film berührt einen wunden Punkt und löst ein intensives Gefühl des Unbehagens aus – eine Mischung aus Wut, Trauer und Frustration. Beim Ansehen von „Ellbogen“ wird mir klar, dass die Geschichte von Hazal weit über eine fiktive Erzählung hinausgeht; sie spiegelt die Realität vieler Menschen mit Migrationshintergrund wider. Die Herausforderungen, die Hazal durchlebt, sind keine Einzelfälle, sondern Teil der Erfahrungen vieler junger Menschen, die ähnliche Hindernisse überwinden müssen.

Hazals Geschichte steht stellvertretend für die alltäglichen Kämpfe, mit denen sich viele Menschen in vergleichbaren Situationen konfrontiert sehen. Der Film taucht tief in ihre Welt ein und zeigt eindrucksvoll die systemische Intoleranz, das Streben nach Zugehörigkeit und die schmerzhaften Schritte des Erwachsenwerdens.

Asli Özarslan gelingt es mit „Ellbogen“, ein Werk zu schaffen, das in seiner rauen und ungeschönten Art das Erwachsenwerden in einer Gesellschaft zeigt, die oft nicht bereit ist, alle ihre Mitglieder gleichermaßen zu akzeptieren. Der Film stellt starke Frauenfiguren in den Mittelpunkt, die gegen die Herausforderungen kämpfen, die ihnen im Weg stehen. „Ellbogen“ ist ein bedeutender Beitrag zur Sichtbarkeit dieser Geschichten und zur Repräsentation der Vielfalt unserer Gesellschaft.

Ab heute ist „Ellbogen“ im Kino und auf Kinotour. Weitere Informationen zu den Vorführungen und Tickets findet ihr auf www.jip-film.de.

“Ellbogen” – Ab heute im Kino

FILMCREDITS
Regie: Aslı Özarslan
Romanvorlage: Fatma Aydemir
Drehbuch: Claudia Schaefer, Aslı Özarslan (Co-Autorin)
Produziert von: Jamila Wenske, Achtung Panda!
Kamera:Andaç Karabeyoğlu-Thomas
Schnitt: Ana Branea, David J. Achilles
Ton: David Almeida-Ribeiro, Andreas Radzuweit
Musik: Délphine Mantoulet
Casting: Manolya Mutlu

Cast:
Melia Kara – Hazal
Jamilah Bagdach – Elma
Asya Utku – Gül
Nurgül Ayduran – Ebru
Doğa Gürer – Mehmet
Mina Özlem Sağdiç – Semra
Jale Arikan – Sultan
Ali Emre Şahin – Onur
Ercan Karaçayli – Salih
İdil Baydar (Gilet Ayse) – Frau Göktan Shadi Eck – Mahdi
Haydar Şahin – Halil
Orhan Kiliç – Ömer Kuzu
Katrine Eichberger – Frau Meyer
Jörg Pintsch – Lars Immer/Ladendetektiv
Denis Riffel – Thorsten

Tuba Türker

PiYASA Vibes Vol. 2: Konzert und Afterparty

Ein unvergesslicher Abend wartet auf euch bei PiYASA Vibes Vol. 2 am 03.10.2024! Lasst euch von den einzigartigen Klängen des Munich Anatolian Project (MAP) begeistern und erlebt die packenden Beats von DJ B-Zey in einer Atmosphäre, die nur durch Musik geschaffen werden kann.

Munich Anatolian Project (MAP): Die Bandmitglieder, deutsch, kurdisch, alevitisch, türkisch sind, repräsentieren eine bunte Mischung aus Gastarbeiterkindern und Einheimischen, die gemeinsam eine starke Einheit bilden. Sie sind das lebendige Beispiel einer interkulturellen Gesellschaft, in der Vielfalt als Stärke betrachtet wird und kulturelle Unterschiede zu einer reichen künstlerischen Palette verschmelzen.
Ihre Musik ist eine faszinierende Fusion aus Funk, Jazz und traditionellen anatolischen Elementen, die die Seelen und Herzen der Zuhörer erobert. Sie ist geprägt von neuen Arrangements jahrhundertealter Lieder, die sie mit zeitgenössischen Klängen und ihrer einzigartigen Note veredeln. Auf der Bühne entfesseln sie eine mitreißende Energie, die das Publikum in ihren Bann zieht und auf eine musikalische Reise durch die Straßen Istanbuls und die Clubs New Yorks mitnimmt.

B-Zey: DJ B-Zey, geboren und aufgewachsen in Istanbul und St. Petersburg, lebt nun in München und hat bereits bei PiYASA Vibes Vol. 1 das Publikum begeistert. 
Nachdem sie im Nachtleben von Istanbul und Bodrum aufgelegt hat, bringt B-Zey authentische Sounds mit, um eine exotische Tanzdynamik in ihren Sets zu erzeugen. Auch orientalische und afrikanische Vibes sind in ihrem Genre vertreten. Nachdem sie während ihres Studiums als Resident DJ im Aachener Nachtleben aufgelegt hat, ist sie nun nach München gezogen und legt in den besten Spots der deutschen Metropole auf.

Kommt vorbei und taucht ein in eine Welt voller großartiger Musik und ausgelassener Stimmung. Sichert euch eure Tickets jetzt und seid Teil dieses einzigartigen Events!

Datum: 3. Oktober 2024
Einlass: 19:00 Uhr

Tickets:
Early Bird (limitiert): 12 € zzgl. VVK Gebühren (Onlineticket hier kaufen)
Vorverkauf: 16 € zzgl. VVK Gebühren (Onlineticket hier kaufen)
Abendkasse: 20 €
Supporter: 30 € zzgl. VVK Gebühren (Onlineticket hier kaufen)


Zeki Demirkubuz’un “Hayat”ı Türkiye’nin Oscar adayı

Yönetmen Zeki Demirkubuz’un “Hayat” filmi, Türkiye’nin Oscar adayı seçildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye’nin Oscar adayı, Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini üstlendiği Hayat filmi oldu. Bakanlığımız tarafından da desteklenen filmimize Oscar yolculuğunda başarılar dileriz.“ İfadelerine yer verdi.

Zeki Demirkubuz, Türkiye’yi 2025 yılında Oscar’da temsil edecek filmi “Hayat” ile geçtiğimiz mart ayında Nürnberg’de yapılan 28. Türkiye Almanya Film Festivali’nde iki ödül birden almıştı. “En İyi Film” ve “Büyük Jüri Ödülü“ ödüllerini alan Demirkubuz, festivalde yaptığı teşekkür konuşmasında, “Hayatım boyunca çalıştığım en iyi oyuncu grubu olabilir.” demiş ve Nürnberg Film Festivali’nin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtmişti. 

Film Hakkında: “Hayat”, genç bir kadın olan Hicran’ın (Miray Daner) babası tarafından Rıza (Burak Dakak) ile nişanlanmaya zorlanması sonucu gelişen olayları anlatıyor. Bu karara karşı çıkarak evden kaçan Hicran’ın izini sürmeye başlayan Rıza, İstanbul’a doğru uzun ve zorlu bir arayışa çıkar. Bu süreçte, iki karakterin içsel ve dışsal yolculukları, izleyiciye derin bir psikolojik dram sunuyor.

Tuba’nın Almanca yazdığı film önerisi için tıklayın:

Nürnberg’in kazananları haberi için tıklayın:

Gazze’ye yardım için Münih’te „Open Taverna“ etkinliği düzenleniyor

Münih’te 5 Ekim’de Gazze’deki sivil halk için yardım toplamak amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenleniyor. Halle 6’da birçok grup ve sanatçının katılımıyla yapılacak olan „Open Taverna“ etkinliğinden elde edilen tüm gelir, Gazze için Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’na (UN World Food Programme) bağışlanacak.

Etkinlik akşamı, Halle 6 bir Taverna’ya dönüştürülecek. Meze ve içecekler eşliğinde, çeşitli sanatçılar sahnede performans sergileyecek. Sahne alacak gruplar arasında Minimal Utopia Orkestra, Sezgin İnceel, Eskises, Misafirler/Μουσαφίριδες ve Lucile And The Rakibuam bulunuyor. Ayrıca, DJ’ler Die_Ley, Malèke ve Süperfly da set başında olacak. Saat 20.00’da başlayacak etkinliğe giriş için bağış ücreti 13 eurodan başlıyor. Ön satış biletlerini buradan edinebilirsiniz.

Eksotik Meksotik, Sinematürk e.V. Cinephile München e.V., Real München e.V., Halle 6 ve Import Export’tan oluşan organizatörler, çatışmalar nedeniyle Gazze’de muzdarip olan sivil halka karşı kayıtsız kalamayacaklarını ve bu nedenle etkinliğin tüm gelir Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’na (UN World Food Programme) bağışlayacaklarını bildirdiler. Ayrıca, 07.10.23 tarihli Hamas terör saldırısını kınadıklarını ve bu saldırıdan etkilenen kurbanlar, rehineler ve yakınlarının yanında olduklarını da ifade ettiler.

Mayls’ın Analog Seçkisi: “Bu Dünya Bir Pencere”

İstanbul’da bir analog fotoğraf makinesi (Canon AE-1 Program) ve çeşitli filmlerle ve lenslerle kısa bir yolculuk. 

Beylerbeyi. Revuenon 80-205mm f/4.5; Kono Original Candy 200
Çengelköy. Canon 50mm f/1.8; Kodak Gold 200
Balat. Canon 50mm f/1.8; CineStill 800T
Beylerbeyi. Canon 50mm f/1.8mm; Kodak Gold 200
Yeldeğirmeni. Canon 135mm f/3.5; Kono Original Candy 200
Beylerbeyi. Canon 50mm f/1.8; Kodak Gold 200
Beylerbeyi. Canon 50mm f/1.8; Kodak ColorPlus 200
Soyak Sitesi, Göztepe. Revuenon 80-205mm f/3.5; Dubblefilm Cinema 800
Balat. Canon 50mm f/1.8; Safelight Berlin Double XXL 200
Yeldeğirmeni. Canon 50mm f/1.8; Kodak ColorPlus 200

Tuba’s Filmtipp: “Tatami” – Judo, Politik und die Kunst des Filmemachens

v.l.n.r.: Zar Amir als Maryam Ghanbari und Arienne Mandi als Leila Hosseini ©Judo Production LLC / Juda Khatia Psuturi

Auf dem diesjährigen Filmfest München hatte ich das Glück, “Tatami” zu sehen und an einem Q&A mit dem Regisseur Guy Nattiv teilzunehmen. Der Film, der von einem iranisch-israelischen Regie-Duo – Zar Amir und Guy Nattiv – inszeniert wurde, hat mich tief beeindruckt und gehört zu meinen Favoriten des Festivals.

“Tatami” erzählt die bewegende Geschichte von Leila, einer iranischen Judokämpferin, die zur Judo-Weltmeisterschaft nach Tiflis reist, um ihren größten Traum zu verwirklichen: die erste Goldmedaille für den Iran zu gewinnen. Selbst meine anfängliche Gleichgültigkeit gegenüber dem Judosport konnte den Film nicht davon abhalten, mich zu fesseln und meine Spannung bei den Wettkämpfen kontinuierlich zu steigern.

Der Film sticht durch seine Schwarzweiß-Bildsprache hervor. Guy Nattiv erklärte während des Q&A, dass diese Entscheidung dem Film eine zeitlose Qualität verleiht und ihn von spezifischen Epochen löst. Zudem spiegelt das Schwarzweiß die dualistischen gesellschaftlichen Regeln wider, die das Leben iranischer Frauen bestimmen. Auch das 4:3-Bildformat, das an die begrenzte Fläche der Tatami-Matten im Judokampf erinnert, erzeugt ein klaustrophobisches Gefühl und verstärkt das Empfinden von Eingeschlossenheit und Unausweichlichkeit.

Die Handlung des Films nimmt eine dramatische Wendung, als Leila während des Wettbewerbs auf eine israelische Konkurrentin treffen könnte. Das Teheraner Regime, in Sorge um eine mögliche Niederlage, stellt Leila ein Ultimatum: Entweder sie täuscht eine Verletzung vor und zieht sich zurück, oder sie riskiert, als Staatsverräterin gebrandmarkt zu werden. Diese Entscheidung bringt nicht nur ihre eigene Sicherheit, sondern auch die ihrer Familie und Trainerin in Gefahr.

Zar Amir, die als Regisseurin und Schauspielerin glänzt, und Guy Nattiv haben gemeinsam ein Werk geschaffen, das nicht nur durch seine politische Brisanz, sondern auch durch seine künstlerische Raffinesse besticht. Die Hauptrollen sind mit Arienne Mandi als Leila und Zar Amir als ihre Trainerin Maryam hervorragend besetzt.

“Tatami” feierte seine Weltpremiere 2023 in der “Orizzonti”-Reihe bei den Internationalen Filmfestspielen in Venedig und wurde mit dem renommierten “Brian Award” ausgezeichnet. Zar Amir wurde zudem beim Tokyo International Filmfestival zur “Besten Schauspielerin” gekürt.

Ab dem 1. August im Kino: „Tatami“
Ab dem 1. August im Kino: „Tatami“

Für alle, die außergewöhnlichen und bewegenden Geschichten schätzen, ist “Tatami” ein Film, den man nicht verpassen sollte. Ab heute läuft er in den deutschen Kinos – lasst euch dieses cineastische Erlebnis nicht entgehen!

FILMCREDITS
Regie: Guy Nattiv, Zar Amir
Drehbuch: Guy Nattiv, Elham Erfani
Produzent*innen: Adi Ezroni, Mandy Tagger Brockey, Jaime Ray Newman, Guy Nattiv
Cast: Arienne Mandi, Zar Amir, Jaime Ray Newman, Nadine Marshall, Lir Katz

Tuba Türker

DJ B-Zey’e dört soru

PiYASA Vibes gecemizin ilkinde set başında olacak iki DJ’den biri B-Zey. İstanbul’da doğup St. Petersburg’da büyüyen B-Zey, İstanbul ve Bodrum gece hayatında sahne aldıktan sonra şimdi de Münih’in en iyi mekanlarında çalıyor. PiYASA Vibes gecesinde neler çalacağını da merak ettiğimiz B-Zey’e dört soru yönelttik. Buyrun cevaplar:

DJ’liğe nasıl başladın?
DJ’liği bir arkadaşım üzerinden öğrendim.

Çaldığın müzik tarzları nelerdir?
Afro House, Melodic House ve Ethnic Downtempo çalmayı seviyorum.

İstanbul, Bodrum, Aachen’den sonra şimdi Münih’te çalıyorsun. Şimdiye kadar çaldığın en unutulmaz etkinlik hangi şehirdeydi?
Münih’te kendi tarzıma daha uygun dinleyici olduğu için burdaki bir ‚Sommerfest’te cok eğlenmiştim. Herkes şarkı seçimime mest olup saatlerce dans etmişti.

26 Temmuz’daki PiYASA Vibes gecesinde neler çalacaksın?
PİYASA gecesinde Türkçe odaklı, eski parçalar ve alternatif parçalarla bir karışım düşünüyorum 🙂

PiYASA Vibes Vol. 1
Yer: Import Export, Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih (Açık/Kapalı alan) 
Tarih: 26 Temmuz 2024 
Kapı: 19:00
Konser: 20:00
Biletler: Ön Satış: 15 € + VVK (Buradan satın al)
Gişede: 20 €

26 Temmuz’da müzik ve eğlence dolu bir gece: PiYASA Vibes Vol. 1

Münih’te 26 Temmuz, Cuma akşamı müzik ve eğlence dolu bir gece olacak: PiYASA Vibes etkinlik serimizin ilkinde Gleis 11 ve DJ’ler B-Zey ve die_ley ile Import Export’ta felekten bir gece çalacağız.

PiYASA Vibes etkinlik serimizin ilkinde Gleis 11 grubunun sahne alması tesadüf değil. Anadolu saykodelik rock grubu Gleis 11, 1960’lar ve 1970’lerdeki ilk işçilerin çocukları ve torunları ile yeni nesil göçmenlerden oluşuyor. Anadolu rock müziğini saykodelik tadı ile harmanlayan Gleis 11,  hem Cem Karaca ve Barış Manço gibi efsanelere selam gönderiyor hem de Almanya’daki Türk işçilerinin tarihini hatırlatarak eski ve yeni nesil göçmenleri ortak paydada buluşturuyor. 

Hava şartları müsade ederse açık havada gerçekleşecek konserin ardından saat 22.00’dan itibaren iç mekanda DJ’ler B-Zey ve die_ley ile eğlence ve kültürler buluşması devam edecek. Aynı zamanda ressam olan die_ley (Leyla Schiemenz), Fars, Arap ve Türk müziğinden Neoperreo, Breakbeat ve Ghettohouse’a kadar geniş bir yelpazede setler çalan Alman-İranlı bir DJ.

Setlerine otantik ve egzotik dans dinamikleri katan B-Zey ise İstanbul ve St. Petersburg’da doğup büyümüş. İstanbul ve Bodrum gece hayatında sahne aldıktan sonra şimdi de Münih’in en iyi mekanlarında çalıyor.

Ayrıca sürprizlerin de olacağı bu eşsiz etkinliğin bir parçası olmak için biletlerinizi hemen alın!

Yer: Import Export, Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih (Açık/Kapalı alan)
Tarih: 26 Temmuz 2024
Kapı: 19:00
Konser: 20:00
Biletler: Ön Satış: 15 € + VVK (Buradan satın al)
Gişede: 20 €