Pazar, Ocak 25, 2026
Startseite Blog Sayfa 14

35. Münih Türk Film Günleri için geri sayım başladı

Bu yıl 35.si yapılacak olan Münih Türk Film Günleri için geri sayım başladı. 17-21 Nisan tarihleri arasında toplam dokuz uzun metraj, sekiz belgesel ve on kısa filmin gösterileceği film günlerinde bu yıl ilk kez onur ödülü de verilecek.

Müjde Ar’a Onur Ödülü
Münih Türk Film Günleri’nin Onur Ödülü, Türk sinemasında unutulmaz bir yere sahip olan Müjde Ar’a verilecek. Royal Filmpalast’ta 17 Nisan’da yapılacak olan açılışta ödülünü alacak olan Müjde Ar’ın başrolleri Şener Şen ile paylaştığı 1983 yapımı “Şalvar Davası” filmi de açılış filmi olarak gösterilecek.

Odak noktası kadın
Bu yıl da odak noktası kadın olan film günlerinde “Cam Perde” (Yön: Fikret Reyhan),  “Aniden” (Yön. Melisa Önel) ve Düet (Yön. İdil Akkuş & Ekin İlkbağ) gibi kadın konulu filmler yer alıyor. Usta yönetmen Zeki Demirkubuz’un yedi yıl aradan sonra çektiği “Hayat” filmi de yine programda dikkat çekenler arasında.

Cam Perde (Yön. Fikret Reyhan)

Kadın konusuna bu yılki festival partisinde de sadık kalınıyor; uluslararası üne sahip DJ İpek, 20 Nisan’da Kammerspiele’nin mavi binasında set başında olacak. Berlin ile İstanbul arasında mekik dokuyan DJ İpek, geleneksel müzikle elektro müziği birleştirdiği, kendi tanımıyla, “Eklektik Berlinistan“ tarzıyla o gece Münihlileri coşturacak.

Solist Süreyya Akay ve saz ustası Yasin Yardım ile festival rotası

Ön program
Münih Türk Film Günleri perde demeden önce, festival rotasının tanıtılacağı bir konser etkinliği olacak. Habibi Kiosk’ta yapılacak olan etkinlikte solist Süreyya Akay ile saz sanatçısı Yasin Yardım, dinleyicileri festival seçkisinde bulunan filmlerin geçtiği yerlere müzikal bir yolculuğa çıkaracak.

Münih’te 17-21 Nisan tarihleri arasında yapılacak olan 35. Münih Türk Film Günleri’nin uzun metraj gösterimleri Royal Filmpalast’ta, kısa film ve belgeseller ise Gasteig HP8’de olacak. Türkiye’den güncel yapımları, kısmen yönetmen ve oyuncularıyla izleme imkanı sunan festivalin gösterimleri sırasıyla şöyle:

17. Nisan 2024, Çarşamba

Sahnede 50. yılını dolduran Müjde Ar’a Onur Ödülü verilecek

Şalvar Davası (Yön. Kartal Tibet)
35. Münih Türk Günleri, Müjde Ar’ın başrolleri Şener Şen ile paylaştığı 1983 yapımı “Şalvar Davası” filmi ile açılacak. Sahnede 50. yılını tamamlayan Müjde Ar’a filmin ardından Onur Ödülü verilecek.
Yer: Royal Filmpalast, saat 19.00

18. Nisan 2024, Perşembe

Komünist Osman (Yön. Gökmen Ulu)
Eski Kültür Bakanı Ercan Karakaş ile filmin yönetmeni Gökmen Ulu’nun katılımıyla…
“Komünist Osman” olarak da bilinen Osman Özgüven, Türkiye’deki çevre koruma hareketinin önde gelen temsilcilerinden biridir. Belediye başkanı olarak, Ege’deki Dikili köyünü barış isteyen herkes için bir buluşma merkezine dönüştürdü. Türkiye ile Yunanistan arasında yıllarca süren kopuk ilişkilerin ardından, 1986 yılında Ege’nin diğer yakasındaki Midilli adası sakinlerine ulaşarak dostluk ve barışı tesis etti ve bu çalışmalarından dolayı çok sayıda uluslararası ödül aldı. Osman Özgüven bugün 80 yaşında ama Dikili Demokrasi Platformu’nun eylemlerine aktif olarak katılmaya devam ediyor. Belgesel film, onun ve yol arkadaşlarının hikayesini anlatıyor.
Yer: Royal Filmpalast, saat: 19:00

19. Nisan 2024, Cuma

Karganın Uykusu (Yön. Tunahan Kurt)
Kullanılmayan bir madende müdür olarak çalışan Nasip, çocukluğundan beri uyurgezerlikle mücadele etmektedir. Karısının açıklanamayan ölümünden sonra derin bir yalnızlığa ve sessizliğe gömülür. Köydeki söylentilere kulak asmaz. Nasip, yedi yaşındaki oğlu İsmail’e iyi bir baba olamayacağına inanmaktadır. Bir yandan oğlunu babasız bir dünyaya hazırlamaya çalışırken, bir yandan da ona bakabilecek bir aile arar.
Yer: Royal Filmpalast, saat: 18:00

Ela ile Himi ve Ali

Ela ile Hilmi ve Ali (Yön. Ziya Demirel)
Yönetmen Ziya Demirel ve oyuncu Ece Yüksel’in katılımıyla
Emektar bir öğretmen olan Hilmi, depremde tüm ailesini kaybetmiş genç bir kız olan Ela ile evlenmiştir. Hilmi bir yandan Ela’yı üniversite sınavlarına hazırlamaya çalışırken, bir yandan da iki kez sınavdan kalmış olan bekçinin oğlu Ali’ye matematik öğretmektedir. Birbirlerinin yalnızlıklarında teselli ararken, kendilerini bir anda sınırların giderek bulanıklaştığı ve her geçen gün daha da tuhaflaşan üçlü bir ilişkinin içinde bulurlar.
Yer: Royal Filmpalast, saat 20:30

20. Nisan 2024, Cumartesi

Sanki Her Şey Biraz Felaket (Yön. Umut Subaşı)
İstanbul’da dört genç: Öğrenci Zeynep yalnızlığıyla ve günlük haberlerin tetiklediği korkularıyla yüzleşmeye çalışıyor. Ev arkadaşı Ayşe, burada kendisi için bir gelecek görmediği için Türkiye’den ayrılmanın yollarını arıyor. Evli bir mühendis olan Mehmet, yüksek yaşam standardına rağmen memnun değildir. İlkokul arkadaşı Ali ise işsiz olduğu için ailesinin evinden taşınamamaktan muzdariptir. Şans bu dört genci eğlenceli bir şekilde bir araya getirir.
Yer: Royal Filmpalast, saat 15:00

Düet

Düet (Yön. İdil Akkuş, Ekin İlkbağ)
Mısra ve Defne uzun yıllardır birlikte senkronize yüzme yarışmalarına katılan iki arkadaştır. Rio’daki 2016 Olimpiyat Oyunları’na katılmayı kaçırdıktan sonra 2020 Olimpiyat Oyunları için hazırlanmaya başlarlar. Ancak kısa bir süre sonra antrenörleri Natalie, federasyon tarafından herhangi bir sebep gösterilmeden görevden alınır. İkili için bir şok olan bu durum, performanslarının düşmesine neden olur ve Covid-19 salgınıyla birlikte ikili için bir dönüm noktası teşkil eder.
Yer: Gasteig HP8 Projektor, saat 16:00

Cam Perde (Yön. Fikret Reyhan)
Yönetmen Fikret Reyhan’ın katılımıyla…
Nesrin, dört yaşındaki oğluyla yalnız yaşayan boşanmış bir kadındır. Bir yandan eski kocası Ömer’in baskısı ve bürokratik engellerle boğuşurken, bir yandan da sevgilisi Selim’le kurduğu yeni ilişkide kritik kararlarla karşı karşıyadır. Çünkü yeniden hamiledir…
Yer: Royal Filmpalast, saat 17:00

Rodakis’i Ararken (Yön. Kerem Soyyılmaz)
Yönetmen Kerem Soyyılmaz’ın katılımıyla…
Chrysoula 1887 yılında 17 yaşındayken öldü ve İstanbul yakınlarındaki bir köye gömüldü. 37 yıl sonra ailesi köyü terk ederek mübadele kapsamında Yunanistan’a taşındı. 100 yıl sonra, yönetmenin evinde yaşayan ailesi, onarım çalışmaları sırasında Chrysoula’nın mezar taşını buldu. Taşın 2016’da bulunması, 2022’de Selanik’te sona erecek bir arayışın başlangıcına işaret ediyor. Belgesel film, Türkiye ve Yunanistan’daki insanları birbirine bağlıyor, tarihsel kırılmaları işliyor ve yeni perspektiflere ulaşıyor.
Yer: Gasteig HP8 Projektor, saat 17:00

Aniden (Yön. Melisa Önel)
Reyhan uzun yıllar Hamburg’da yaşadıktan sonra kısa bir süreliğine eşiyle birlikte memleketi İstanbul’a döner. Hamburg’a dönmeden kısa bir süre önce Reyhan artık koku alma duyusunun olmadığını fark eder. Tıbbi bir muayene ciddi bir sağlık sorununa işaret edince, Reyhan daha fazla tetkik yapmak yerine her şeyi geride bırakmaya ve geçmişindeki yerleri ziyaret etmeye karar verir. Bu süreçte bastırılmış gerçekler gün yüzüne çıkar…
Yer: Royal Filmpalast, saat 20:00

Ulysses Çevirmek (Yön. Aylin Kuryel, Firat Yücel)
Kawa Nemir yürüyen bir Kürtçe sözlük gibi. Daha önce dünya edebiyatının birçok klasiğini Kürtçeye çevirmiş olan Nemir, şimdi yeni bir zorlukla karşı karşıya: James Joyce’un okunması en zor romanlarından biri olarak kabul edilen “Ulysses “i çevirmek. Anne Frank’ın Amsterdam’da sürgündeki yazarlara ev sahipliği yapan eski evinde Ulysses’in çevirisini tamamlamaya çalışıyor.
Yer: Gasteig HP8 Projektor, saat 20:00

21. Nisan 2024, Pazar

Son Hasat (Yön. Cemil Ağacıkoğlu)
Oyuncu Erdem Şenocak’ın katılımıyla…
Bir Anadolu köyünde yaşayan Ali, karısı Aysel’e çok bağlıdır. Hayatını saz toplayarak kazanmaktadır, ancak kısmen yerel kartele boyun eğmeyi reddettiği için artık ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Yoksulluğa daha fazla dayanamayan Aysel sonunda kartelin kamış kampında çalışmaya başlar. Ali, Aysel’i bu kararından vazgeçirmek için tüm hasadını kaybeder ve göllere sığınır. Orada istemeden de olsa kartelin adamlarından birinin ölümüne sebep olur. Karısıyla barışır, ancak köy kayıp adamı aramaya başlar ve Ali’nin etrafındaki çember giderek daralır.
Yer: Royal Filmpalast, saat 13:00

Dinamo Mesken (Yön. Ahmet Karanfil, Yusuf Anavatan) &
ISKA  (Yön. Ahmet Karanfil, Yusuf Anavatan)
Dinamo Mesken: Ertuğrulgazi Mesken spor kulübü 1971 yılında Bursa’nın Ertuğrulgazi Mesken mahallesinde kuruldu. Bursaspor 1975 yılında Dinamo Kiev ile karşılaştığında kulübün genç sporcuları Sovyet takımının futbolundan ve ideolojisinden etkilenerek kendilerine “Dinamo Mesken” adını verdiler. Ancak, şiddetli siyasi çatışmaların yaşandığı sonraki yıllar, kulübün oyuncularına zarar vermedi. Kulüp 1982 yılında siyasi nedenlerle feshedildi. Futbolcular ve kulüp üyeleri hapsedildi ve işkence gördü.
Iska: Beşiktaş futbol kulübü 1999/2000 sezonunda şampiyonluk umuduyla İnönü Stadyumu’nda Galatasaray’a karşı oynadı. Beşiktaş 1:0 öndeyken kaleci Fevzi Tuncay bir geri pas sonrası topu ayağının altından kaçırdı ve top ağlara gitti. Taraftarlar Fevzi Tuncay’ı suçladı ancak saha koşulları göz önüne alındığında yapabileceği bir şey yoktu. Kaçırılan gol sadece Beşiktaş’ın şampiyonluktan elenmesi anlamına gelmiyordu. Bu aynı zamanda genç kaleci Fevzi Tuncay’ın hazin hikâyesinin de başlangıcıydı.
Yer: Gasteig HP8 Projektor, saat 13:00

Kavur

Kavur (Yön. Fırat Özeler)
Genç bir kadın, yönetmen Ömer Kavur’un filmlerini andıran bir yolculuğa çıkarsa tüm sorunlarının çözüleceğine inanır. Issız kasabalar, harabeler ve kimsenin gecelemediği otellerden geçen yolculuk sırasında Kavur’la aralarında hayali bir diyalog başlar. Sahipsiz mektuplar, ortak takıntılar, hatırlanmayan rüyalar ve kayıp bir film onları aradıkları cevaplara götürür.
Yer: Gasteig HP8 Projektor, saat 15:30

Kör Noktada (Yön. Ayşe Polat)
Oyuncu Katja Bürkle’nin katılımıyla…
Bir Alman film ekibinin Türkiye’nin kuzeydoğusundaki çekimlerini tuhaf olaylar gölgeliyor: Bir köyde yaşlı bir kadın 25 yıl önce kaybolan oğlunun anısını yaşatmak için bir ritüel gerçekleştiriyor. Aynı zamanda Türk kızı Melek’in öğretmeni olan Kürt tercüman Leyla da çekimlerdedir. Çocuk gizemli hayaller görmeye başlayınca, ailesi için endişelenen babası Zafer kendini ölümcül bir tehlikeye atar. Karanlık bir örgüt için çalışmaktadır ve bu nedenle işverenine sadakat ile ailesi için korku arasında kalır.
Yer: Royal Filmpalast, saat 16:00

Kısa Filmler
Yer: Gasteig HP8 Projektor, saat 17:30

Hayat

Hayat (Yön. Zeki Demirkubuz)
Hicran, babası tarafından Rıza ile nişanlanmaya zorlanınca evden kaçar. Hicran’ın kendisiyle birlikte olmak istemediğine inanan Rıza, ilk başta bunu önemsemez. Ancak zaman geçtikçe konu onu endişelendirmeye başlar ve durumla yüzleşmeye karar verir. Daha önce sadece bir kez gördüğü nişanlısının izinden giderek İstanbul’a doğru yola çıkar. Uzun ve zorlu bir arayış başlar.
Yer: Royal Filmpalast, saat 19:00

Blue ID (Yön. Burcu Melekoğlu, Vuslat Karan) &
En Uzun Gece (Yön. Can Merdan Doğan)
Blue ID: Rüzgar Erkoçlar 4 Ekim 2012’de ilk testosteron iğnesiyle cinsiyet değiştirme yolunda önemli bir adım attığında, bu yolun ne kadar zor olacağını tahmin edebilir miydi? Ve geçmişte tanınmış bir oyuncu olduğu düşünüldüğünde halkın nasıl tepki vereceğini? Yoğun medya incelemesi altında geleneksel bir toplumda kendini gerçekleştirme ve kabul görme mücadelesinin samimi bir anlatımı.
En Uzun Gece: Çok sıcak bir yaz gecesinde iki baba aynı yatakta uyumak zorunda kalırsa ne olur?
Yer: Gasteig HP8 Projektor, saat 20:00

Süreyya Akay ve Yasin Yardım ile festival rotası

Bu yıl 17-21 Nisan tarihleri arasında yapılacak olan 35. Münih Türk Film Günleri, perde demeden önce, Süreyya Akay ve Yasin Yardım’ın sahne alacağı bir konser etkinliği ile Münihlileri festivale hazırlayacak.
Etkinlikte solist Süreyya Akay ile bağlama ustadı Yasin Yardım, dinleyicileri festival seçkisinde bulunan filmlerin geçtiği yerlere müzikal bir yolculuğa çıkaracak.
İstanbul’da başlayacak yolculukta Ege’den geçerek İç Anadolu’ya ve oradan da ülkenin doğusuna doğru devam edilecek. Türkiye’nin çok kültürlü geleneğinden beslenen müzikal yolculukta, igili filmlerden sahneler de eşlik edecek.
Habibi Kiosk’ta yapılacak olan etkinlik ücretsiz olacak.

Yer: Habibi Kiosk, Maximilianstr. 26-28
Tarih: 11 Nisan, saat 19:00

Tuba’s Filmtipp: „Im toten Winkel“ – Dreifach für den Deutschen Filmpreis nominiert!

Von der ersten Sekunde an zieht der Film “Im toten Winkel” (Kör Noktada) den Zuschauer in seinen Bann und lässt ihn bis zur letzten Sekunde nicht mehr los. Dieser fesselnde Film entführt uns in ein kurdisches Dorf im Nordosten der Türkei, wo ein deutsches Filmteam unter Einsatz einer Dolmetscherin und eines Menschenrechtsanwalts die Geschichte von Hatices entführten Sohn erzählt, der vor einem Vierteljahrhundert verschwand. Die Dreharbeiten werden strengstens von Zivilpolizisten überwacht.

Im Mittelpunkt dieser Geschichte steht nicht nur die Suche nach der Wahrheit. Ein kleines Mädchen, das von skurrilen Männern und Geistern erzählt, wirft zusätzliche Rätsel auf. Die Dreharbeiten werden von unerklärlichen Ereignissen beeinflusst, die das Team vor neue Herausforderungen stellen. Der Film präsentiert vielfältige Perspektiven auf die Ereignisse, wodurch jede neue Sichtweise das Geschehen in einem neuen Licht erscheinen lässt und den Zuschauer dazu einlädt, die Wahrheit hinter den mysteriösen Vorfällen zu ergründen.

Max Hemmersdorfer, Katja Bürkle, Aybi Era © missingFILMs / Szenenbild “Im toten Winkel” von Ayşe Polat
Filmplakat Im toten Winkel © missingFILMs

Die Premiere des Films fand dieses Jahr auf der Berlinale statt. Zuletzt wurde “Im toten Winkel” vor zwei Wochen auf dem 28. Filmfestival Türkei Deutschland in Nürnberg in Anwesenheit des Schauspielers Aziz Çapkurt (Menschenrechts-Anwalt Eyüp) gezeigt. Für diejenigen, die bisher noch nicht die Gelegenheit hatten, dieses eindrucksvolle Werk zu sehen, bietet sich die Möglichkeit, es auf den kommenden türkischen Filmtagen in München in Anwesenheit der Hauptdarstellerin Katja Bürkle (deutsche Filmemacherin Simone) zu erleben.

“Im toten Winkel” ist zweifellos ein Film, den man gesehen haben muss. Seine dreifache Nominierung für den Deutschen Filmpreis in den Kategorien Bester Spielfilm (Mehmet Aktaş), Beste Regie und Bestes Drehbuch (beide Ayşe Polat) unterstreicht die außergewöhnliche Qualität dieses Films und seine Bedeutung im deutschen Filmmarkt.

FILMCREDITS
Produzenten: Mehmet Aktaş
Drehbuch: Ayşe Polat
Regie: Ayşe Polat
Hauptdarsteller*innen: Katja Bürkle, Ahmet Varli, Çağla Yurga
Nebendarsteller*innen: Maximilian Hemmersdorfer, Aybi Era, Aziz Çapkurt, Nihan Okutucu, Tudan Ürper, Mutallip Müjdeci, Rıza Akın, Hülya Duyar, Hüseyin Taş

Tuba Türker

28. Türkiye Almanya Film Festivali’nin kazananları

Nürnberg’de bu yıl 8-17 Mart tarihleri arasında yapılan 28. Türkiye Almanya Film Festivali’nin ödülleri Cine Citta’da yapılan törenle sahiplerini buldu. Toplam on ödülün verildiği törende, Zeki Demirkubuz, iki ödül aldı. Demirkubuz’a „Büyük Jüri Ödülü“ ve filmi Hayat’a ise „En iyi Uzun Film Ödülü“ verildi.

Zeki Demirkubuz’a iki ödül

Başkanlığını Berlinale European Film Market bölümü eski başkanı Beki Probst’un üstlendiği uzun metraj jürisinde yer alan yapımcı Bulut Reyhanoğlu „Büyük Jüri Ödülü“nü ve Beki Probst ile Kenan İmirzalıoğlu da „En iyi Uzun Film Ödülü“nü Demirkubuz’a takdim etti.

Zeki Demirkubuz: „Hayatım boyunca çalıştığım en iyi oyuncu grubu olabilir“
Bulut Reyhanoğlu, Demirkubuz’a ödülü şu sözlerle verdi: „Büyük Jüri Ödülü sanatçının rejisi ve senaryosuna duyduğu saygıyı ifade ediyor. Ödül sahibi bir orkestranın şefi gibi ekibi ve oyuncu kadrosuyla birlikte mükemmel bir sanat eseri yaratmış.“ Demirkubuz ise kısa tuttuğu teşekkür konuşmasında „Hayatım boyunca çalıştığım en iyi oyuncu grubu olabilir.“ dedi. İkinci ödülü alırken, „Az önceki ödülü alınca bunu ummuyordum.“ diyen Demirkubuz, 30 yıldır gittiği festivallerin içinde yalnızca Nürnberg ve Gezici Filmler Festivali’nin kendisinde kaldığını söyledi.

Fikret Reyhan: „Burada nefes alabiliyoruz“
„En İyi Kadın Oyuncu“ ödülü Cam Perde filmindeki rolüyle Selen Kurtaran’ın oldu. Vize alamadığı için törene katılamayan oyuncunun ödülünü filmin yönetmeni Fikret Reyhan, „Maalesef Selen aramızda yok ama burada olsaydı nasıl heyecanlanacağını tahmin edebiliyorum.“ diyerek aldı. Türkiye’de film çekmenin zorluğuna da değinen yönetmen, „Bizi sağaltacak, umutla hayata bağlayacak yegane şeylerden biri sanat. İyi ki festivaller var, iyi ki bu ortamlar var, iyi ki Nürnberg Film Festivali var. Burada nefes alabiliyoruz.“ şeklinde konuştu.

En İyi Erkek Oyuncu ödülü Serkan Kaya’nın oldu

Serkan Kaya: „Umarım bu festivaller tüm göçmen kökenli çocuklar için bir ışık olur“
En İyi Erkek Oyuncu ödülünü “Was von der Liebe bleibt” (Aşktan Geriye Kalan) filmindeki rolüyle alan Serkan Kaya ise Almanca yaptığı konuşmasının ortasında, ön sıralarda oturan annesini işaret ederek „Annem ön sırada oturuyor ve „Türkçe konuşsana“ diyor. Kafamda orjinal Türkçe yankılanıyor. Şu anda bütün kültürler beynimde çarpışarak iç içe geçiyor.“ sözleri ile izleyenleri kahkahaya boğdu. Kaya konuşmasında, Türkiye Almanya Film Festivali’nin rol model işlevine vurgu yaparak „Umarım bunun gibi festivaller, tüm göçmen kökenli çocuklar için bir ışık olur ve onların film ve özellikle tiyatroyu yurt edinmelerini sağlar.“ dedi.

Nürnbergli gazeteci Taner Tüzün’e festivalin başlangıcından beri hazırladığı gazete ve televizyon haberleri için de bir festival teşekkür plaketi verilen 28. Türkiye Almanya Film Festivali’nin tüm kazananları şöyle:

En iyi Uzun Film Ödülü: “Hayat” (Zeki Demirkubuz)

Büyük Jüri Ödülü: Zeki Demirkubuz (Hayat)

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: Selen Kurtaran (Cam Perde)

En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: Serkan Kaya (“Was von der Liebe bleibt”/ Aşktan Geriye Kalan)

Seyirci Ödülü: “Gondola/Teleferik“ (Veit Helmer)

Öngören Ödülü: “Krieg und Gerechtigkeit” (Savaş ve Adalet, yönetmen Marcus Vetter, Michele Gentile)

En İyi Kısa Film: Protokol (TR 2023), Yönetmen: Berna Sitera Değirmen

İkincilik Ödülü: Avrupa Fatihi (FR 2023), Yönetmen: Onur Yağız

Üçüncülük Ödülü: Hayırlı Olsun Ziyareti (TR 2023), Yönetmen: Muaz Güneş

Festivalin Onur Ödülleri açılış töreninide usta oyuncular İris Berben ve Hale Soygazi’ye verilmişti.

28. Türkiye Almanya Film Festivali’nin fotoğraf galerisi için tıklayın.

Fotoğraflarla 28. Türkiye Almanya Film Festivali Nürnberg

Almanya’nın en iyi festivallerinden biri olan Türkiye Almanya Film Festivali, Nürnberg’de 8-17 Mart tarihleri arasında yapıldı. Bu yıl 28.si gerçeklesen festival, her iki ülkenin filmlerini, sanatçılarını ve izleyicilerini bir araya getirdi.

Tuba’s Filmtipp: “The Persian Version” – ab morgen im Kino!

The Persian Version (Foto: Filmfest München 2023)

Es war ein außergewöhnliches Erlebnis, letztes Jahr den Eröffnungsfilm des Münchner Filmfestivals, “The Persian Version“, zu sehen. Seitdem habe ich sehnsüchtig auf seinen offiziellen Kinostart gewartet. Endlich ist es so weit: Der Film startet morgen in den deutschen Kinos. Maryam Keshavarz hat mit diesem Werk eine Geschichte geschaffen, die mich von Anfang an in ihren Bann gezogen hat. Es ist eine Geschichte, die von kulturellen Konflikten und dem Ringen um Identität erzählt – ein Thema, das heutzutage relevanter ist denn je.

Die Protagonistin Leila (Layla Mohammadi) steht im Mittelpunkt dieses fesselnden Dramas. Als junge Frau mit iranisch-amerikanischem Hintergrund balanciert sie zwischen den Erwartungen ihrer Familie und der westlichen Welt, in der sie lebt. Ein Balanceakt, der nicht nur Leila, sondern auch das Publikum mitreißt und zum Nachdenken anregt.

Der Film wurde auf dem 40. Filmfest München gezeigt.
© Sony Pictures

Inmitten einer Kulisse aus musikalischen Einlagen und farbenfrohen Bildern entfaltet sich Leilas Geschichte, während sie versucht, ihre beiden kulturellen Welten in Einklang zu bringen. Doch als ein gut gehütetes Familiengeheimnis ans Licht kommt, werden nicht nur Leilas Beziehungen auf die Probe gestellt, sondern auch ihre eigene Identität.

Der Film besticht nicht nur durch seine tiefgreifende Handlung, sondern auch durch die lebendige Farbpalette, die humorvollen Momente und die mitreißenden Tanzeinlagen. Es ist eine Feier der Vielfalt des Lebens und der universellen Sprache der Musik.

Nachdem mich der Film beim ersten Mal bereits tief berührt hat, steht für mich fest, dass ich ihn mir noch einmal ansehen werde. Denn gute Filme wie dieser verdienen es, mehr als einmal erlebt zu werden.

Tuba Türker

Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali başlıyor

Nürnberg’de bu yıl 28. kez yapılacak olan Türkiye Almanya Film Festivali, bu akşamki açılış töreni ile başlıyor. Tafelhalle’de yapılacak olan törende bu yılın onur ödülleri, kültürlerarası sinemaya uluslararası düzeyde hizmetlerinden dolayı, İris Berben ve Hale Soygazi’ye verilecek.

Açılış konuşmaları ve ödül takdimininin ardından festivalin açılış filmi “Dirsek” yönetmen Aslı Özarslan ve oyuncu Melia Karanın da katılıyla gösterilecek.  Filmin kahramanı Hazal anne babasından bağımsız bir hayat kurmayı hayal etmektedir. Sayısız başvuru yapmasına rağmen hiç bir iş mülakatına çağrılmaz. İş ve İşçi Bulma Kurumu’nun ardı arkası gelmeyen hazırlık kurslarında önyargılarla karşılaşır. 18. yaşgününü en iyi üç kız arkadaşıyla kutlamak isterken yaşanan trajik bir olay herşeyi altüst eder. Panik içinde İstanbul’a kaçan Hazal, burada artık hayata ne pahasına olursa olsun tek başına tutunmak zorundadır.

Festival Başkanı Adil Kaya’nın sunumunu üstlendiği açılış töreninde ayrıca Nürnberg Belediye Başkanı Marcus König, Kültür Bakanı Prof. Dr. Julia Lehner, yazar ve PEN Türkiye Başkanı Zeynep Oral da katılacak. 

Festival, 17 Mart’a kadar güncel bir program ve çeşitli etkinliklerle devam edecek. Her iki ülkeden çok sayıda davetli sanatçıyla sinemaseverleri bir araya getirecek olan festivalin tüm detaylarına www.fftd.net adresinden ulaşabilirsiniz.

Moda Sahnesi, “Hayat Seni Çok Seviyorum” oyunu ile Augsburg Brecht Festivali’nde

“Dünyayı değiştirin, buna ihtiyacı var”

Augsburg doğumlu şair, tiyatro yazarı ve yönetmeni Bertold Brecht onuruna 2010 yılından bu yana düzenlenen Brecht Festivali, bu yıl “No Future” (Gelecek Yok) başlığı altında yapılacak. Brecht klasiklerinden “Cesaret Ana ve Çocukları” oyununun yeni bir prodüksiyonuyla 23 Şubat’ta başlayacak festival, on gün boyunca zengin bir programla spor ve sanatı bir araya getirecek.

Foto: Orçun Kaya

Augsburg’da bu yıl 23 Şubat ile 3 Mart tarihleri arasında yapılacak Brecht Festivali’ne İstanbul’dan Moda Sahnesi de konuk oluyor. Şair İlhan Sami Çomak’ın hayatını anlatan, oyun “Hayat Seni Çok Seviyorum” 25 Şubat’ta festival kapsamında Martini Park’ta sergilenecek. Kürtçe ve Türkçe olan müzikli oyun, tutuklu şair İlhan Sami Çomak’ın çocukluğundan başlayarak, tutuklanmasını, şairliğini, adalet mücadelesini ve hayatı anlama biçimini anlatıyor. Şairin sesi ile Moda Sahnesi grubundan Gülseven Medar ve Ali Tekbaş sahnede etkileşime giriyor. Hapishanede yazdığı kitaptan uyarlanan oyunda İlhan Sami Çomak, hücresinin sınırlarından çıkıp şiirlerini okuyabiliyor. Performansın ardından oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan, Berlin Maxim Gorki Tiyatrosu Müdürü Shermin Langhoff ve gazeteci, yazar Can Dündar’ın katılımıyla bir söyleşi gerçekleşecek.

“Savaş, iklim ve diğer felaketler zamanımızı felce uğratıyor. Punkların eski sloganı (no future) çoktan gerçeğe dönüştü. Ama bir gelecek olmadan nasıl yaşarsınız? Tarihin feci gidişatını nasıl durdurursunuz? Cesaret Ana’dan kuvvet antrenmanına yanıtlar ve Addis Ababa’dan Moskova’ya perspektifler. Augsburg-Oberhausen’in kapılarında bolca ter ve bolca müzikle.” sözleriyle duyurulan Brecht Festivali, spor gösterileri, atölyeler, okumalar, tartışmalar, tiyatro oyunları ve konserlerle toplumu “geleceksizlik tehdidiyle” yüzleştirmeyi amaçlıyor.

Büyük şairin de dediği gibi, “Dünyayı değiştirin, buna ihtiyacı var”. Brecht Festivali’nin programlarına katılmak iyi bir başlangıç olabilir. Tüm programa buradan ulaşabilirsiniz.

Hayat Seni Çok Seviyorum” için Instagram hesabımızdaki (@piyasamagazin) çekilişimize katılarak bilet kazanabilirsiniz

Şubat ayı etkinlik önerileri

—–Ay boyunca güncellenecektir—–

02.02.2024 »
Deprem anma etkinliği

Geçtiğimiz şubat ayında Türkiye ve Suriye’de gerçekleşen deprem felaketini birinci yıl dönümü yaklaşırken anma amacıyla düzenlenen programda müzisyenler Melis Çom, Marliese Glück, Sezgin İnceel ve Abathar Kmash sahnede olacak. Şahika Tetik und Hülya Weller’in moderasyonu üstleneceği akşamda bağış da toplanacak.

Yer: Habibi Kiosk, Maximilianstrasse 26-28, Münih
Tarih: 2 Şubat, 19.00

………………………………………………………………………………………………………………

08.02.2024 »
Cem Karaca’nın Gözyaşları

Anadolu rock müziğinin efsane ismi Cem Karaca’nın hayatını anlatan „Cem Karaca’nın Gözyaşları“ filmi 8 Şubat’ta Almanya’da vizyona girdi.
Müzik kariyerinin yanı sıra özel yaşamı ve bilinmeyenlerinin de anlatıldığı filmde Cem Karaca’nın başarı, catışma, aşk dolu iniş çıkışlı hayatı anlatılıyor.
İsmail Hacısalihoğlu’nun Cem Karaca’yı canlandırdığı filmde ayrıca Fikret Kuşkan ve Yasemin Yalçın gibi başarılı oyuncular da yer alıyor.

Yer: Mathaeser Filmpalast, Münih
Gösterimler için tıklayın

………………………………………………………………………………………………………………

09.02.2024 »
Gleis 11 ve Aylin’s Soulgarden

Gleis 11 grubu üyeleri: (soldan sağa) Semih Karacasu, Kıvanç Görgülü(önde), Mert Demiraslan, Tuncer Demiraslan, İlke Kaplan (Foto: Boris Grbavac)

Münih’in sevilen gruplarından Gleis 11 ve Aylin’s Soulgarden, 9 Şubat akşamı ImportExport’ta birer konser verecek. Konserlerin ardından DJ’ler die_ley ve İç İçe Festivali’nden bildiğimiz KATSCHA da set başına geçecek. Bilet fiyatları 12-15

Yer: Import Export, Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih
Tarih: 9 Şubat, 20.00
Bilet: 12-15 Euro (Buradan alabilirsiniz)

………………………………………………………………………………………………………………

11.02.2024 »
Lichtermeer

Münih’te 11 Şubat, Pazar akşamı için başta “Fridays for Future” olmak üzere çeşitli kuruluş ve gruplar, demokrasi için ve aşırı sağa karşı bir miting çağrısında bulundular. Çağrıda, “Ülkemizde insanların ötekileştirilmesine ve zulme uğramasına izin vermeyeceğiz. Kendimizi aşırı sağcılığa ve iğrenç sınır dışı etme fantezilerine karşı savunuyoruz. Sessiz çoğunluk artık sessiz kalmayacak!” sözleri yer aldı. “Demokrasi için ve ırkçılığa, antisemitizme ve nefret söylemine karşı” düzenlenen miting, Oktoberfest’in de yapıldığı alan olan Theresienwiese’de saat 18.00’da başlayacak.

Yer: Theresienwiese, Münih
Tarih: 11 Şubat, 18.00

………………………………………………………………………………………………………………

17.02.2024 »
Karsu Münih konseri

Yalnızca sesi ve sahne performansıyla değil, deprem döneminde Hollanda’da düzenlediği yardım kampanyasıyla da gönüllerimizi fetheden piyanist, besteci, söz yazarı ve şarkıcı Karsu, 17 Şubat Cumartesi akşamı Münih’e geliyor. Sanatçının Technikum’da saat 20.30’da vereceği konser için biletler eventim.de adresinde ön satışta.

Yer: Technikum, Speicherstraße 18, Münih
Tarih: 17 Şubat, 20:30

………………………………………………………………………………………………………………

22.02.2024 »
Kuru Otlar Üstüne

Usta yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi “Kuru Otlar Üstüne” 22 Şubat’ta Münih’te gösterilecek. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan film, Münih Türk Film Günleri tarafından özel bir gösterimle izleyicisiyle buluşacak. Başrollerlerde Deniz Celiloğlu ve Musab Ekici’nin yanı sıra Cannes’da ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü alan Merve Dizdar yer alıyor. Film, Doğu Anadolu’nun ücra bir beldesinde zorunlu şark hizmetini yapan bir öğretmenin hikayesini anlatıyor.

Yer: Royal Filmpalast, Goetheplatz 2, Münih
Tarih: 22 Şubat, 19.00

………………………………………………………………………………………………………………

23.02.2024 »
Mohsen Namjoo

Acem-blues türünün kurucusu, rock ve cazı geleneksel İran müziği ile birleştiren “İran’ın Bob Dylan’ı” olarak da adlandırılan Mohsen Namjoo, 23 Şubat Cuma akşamı Münih’te bir konser verecek. New York’ta yaşayan şarkıcı, besteci ve müzikolog, İran’da doğup büyüdü. Tahran Üniversitesi’nde önde gelen müzisyenler ve eğitimcilerden tiyatro ve müzik eğitimi aldı. Müzik profesörü olarak da aktif olan Namjoo, New York’ta yaşıyor. Şimdiye kadar yirminin üzerinde albüm çıkardı.

Yer: Fat-Cat, Carl-Orff-Saal, Rosenheimerstr. 5, Münih
Tarih: 23 Şubat, 20.00
Bilet: buradan alabilirsiniz

………………………………………………………………………………………………………………

25.02.2024 »
Hayat Seni Çok Seviyorum

Ali Tekbaş, Gülseven Medar (Foto: Orçun Kaya)

İstanbul Moda Sahnesi, “Hayat Seni Çok Seviyorum” oyunu ile Augsburg’da bu yılki Brechtfestivali’nin konuğu oluyor. Kürtçe ve Türkçe olan müzikli oyun, tutuklu şair İlhan Sami Çomak’ın çocukluğundan başlayarak, tutuklanmasını, şairliğini, adalet mücadelesini ve hayatı anlama biçimini anlatıyor. Gülseven Medar ve Ali Tekbaş’ın sergilediği oyunun ardından yönetmen Kemal Aydoğan, gazeteci Can Dündar ve Gorki Tiyatrosu’ndan Shermin Langhoff ile bir söyleşi gerçekleşecek. Detaylı haber için tıklayın.

Yer: Martini-Park, Provinostr. 52, Augsburg
Tarih: 25 Şubat, 18.00

………………………………………………………………………………………………………………

29.02.2024 »
Burak Yılmaz: Ehrensache.

Kämpfen gegen Judenhas.

Duisburglu Türk-Kürt bir ailenin çocuğu olan Burak Yılmaz, 2021 yılında yayımlanan kitabı „Ehrensache. Kämpfen gegen Judenhas“ kitabindan okuyacak. Müslüman gençlik kültürünün bir parçası olarak antisemitizmi sıkça tecrübe edinen ve buna karşı çıkan Yılmaz, bu konuda tiyatro oyunları sergiledi ve kitap yazdı. Yılmaz Münih’te kitabından bölümler okuyacak ve ardından moderatör Sapir von Abel’in sorularını cevaplayacak. Bellevue di Monaco`da gerçekleşecek olan etkinliğin dili Almanca olacak.

Yer: Bellevue di Monaco, Müllerstr. 2, Münih
Tarih: 29 Şubat, 19.00

………………………………………………………………………………………………………………

—–Ay boyunca güncellenecektir—–

Sevilay Hundsberger, Tokatlılar Kültür Derneği’nin ilk kadın başkanı seçildi

Münih ve çevresinde uzun yıllardır faaliyet gösteren Tokatlılar Kültür Derneği, geçtiğimiz hafta sonu 8. kurultayını yaptı. Derneğe yeni başkan seçilen Sevilay Hundsberger, aynı zamanda derneğin ilk kadın başkanı ünvanın da sahip oldu.

On yıldır derneğin aktif üyesi olan Sevilay Hundsberger 2019 ile 2024 yılları arasında dernekte başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Ocak ayında derneğin başkanlık görevini üstlenen Sevilay Hundsberger, PiYASA Magazin’e yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tokatlılar Kültür Derneği olarak 8. kurultayımızı geride bıraktık. Derneğimizin imajına yakışan kurultaylarımız, problemsiz, uyumlu ve hatta bizler için çok eğlenceli geçiyor aynı zamanda.

Yönetim kurulu üyeleri: (soldan sağa): Nurdane Yıldırım, Durmuş Yıldırım, Hanife Oktay, Ümit Çelik, Sevilay Hundsberger, Mehmet Çelik, Yeşim Sarı, İsmet Eldiven (ayaktakiler), Gülten Yıldırım, Öznur Çelik, Yadigar Yıldırım, Erol Cin (oturanlar)
Uğur Sarı ve Sevilay Hundsberger

Önceki dönem Başkan Uğur Sarı ve yönetim kurulu arkadaşlarımız verimli ve başarılı hizmetlerde bulundular. Her zaman bizim yanımızda olacaklarından şüphemiz yok. Arkadaşlarımıza verdikleri hizmetlerden dolayı teşekkürlerimizi iletiyoruz. Derneğimiz kurulduğundan bu yana, üyelerimizin desteğini, çalışma azmini ve samimiyetini her zaman yanımızda hissettik. Onlara da buradan sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz.
Üyelerimizin tam oyları ve desteği ile yönetim kurulu, denetleme kurulu, disiplin kurulu, kadın kolları ve gençlik kolları seçimlerimiz bitmiş, kadrolarımız oluşmuştur.
Kadrolarımızda görev alan arkadaşlarımızın her biri çok başarılı, çok güzel işler üretiyorlar, emek katıyorlar. Yönetim kurulumuzda kadınlarımız biraz daha ağırlıklı.
PiYASA Magazin aracılığıyla Tokatlılar Kültür Derneği olarak herkese sevgi ve selamlarımızı iletiyoruz, ilgi ve alakaları için teşekkürlerimizi gönderiyoruz.“

Tokatlılar Kültür Derneği’nin yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:
Sevilay Hundsberger, Mehmet Çelik, Gülten Yıldırım, Ümit Çelik, Hanife Oktay, Nurdane Yıldırım, Yeşim Sarı, Öznur Çelik, İsmet Eldiven, Yadigar Yıldırım, Erol Cin, Durmuş Yıldırım