Cuma, Ekim 30, 2026
spot_img
Startseite Blog Sayfa 19

Şubat ayı etkinlik önerileri

Gleis 11 band

—–Ay boyunca güncellenecektir—–

02.02.2024 »
Deprem anma etkinliği

Geçtiğimiz şubat ayında Türkiye ve Suriye’de gerçekleşen deprem felaketini birinci yıl dönümü yaklaşırken anma amacıyla düzenlenen programda müzisyenler Melis Çom, Marliese Glück, Sezgin İnceel ve Abathar Kmash sahnede olacak. Şahika Tetik und Hülya Weller’in moderasyonu üstleneceği akşamda bağış da toplanacak.

Yer: Habibi Kiosk, Maximilianstrasse 26-28, Münih
Tarih: 2 Şubat, 19.00

………………………………………………………………………………………………………………

08.02.2024 »
Cem Karaca’nın Gözyaşları

Anadolu rock müziğinin efsane ismi Cem Karaca’nın hayatını anlatan „Cem Karaca’nın Gözyaşları“ filmi 8 Şubat’ta Almanya’da vizyona girdi.
Müzik kariyerinin yanı sıra özel yaşamı ve bilinmeyenlerinin de anlatıldığı filmde Cem Karaca’nın başarı, catışma, aşk dolu iniş çıkışlı hayatı anlatılıyor.
İsmail Hacısalihoğlu’nun Cem Karaca’yı canlandırdığı filmde ayrıca Fikret Kuşkan ve Yasemin Yalçın gibi başarılı oyuncular da yer alıyor.

Yer: Mathaeser Filmpalast, Münih
Gösterimler için tıklayın

………………………………………………………………………………………………………………

09.02.2024 »
Gleis 11 ve Aylin’s Soulgarden

Gleis 11 grubu üyeleri: (soldan sağa) Semih Karacasu, Kıvanç Görgülü(önde), Mert Demiraslan, Tuncer Demiraslan, İlke Kaplan (Foto: Boris Grbavac)

Münih’in sevilen gruplarından Gleis 11 ve Aylin’s Soulgarden, 9 Şubat akşamı ImportExport’ta birer konser verecek. Konserlerin ardından DJ’ler die_ley ve İç İçe Festivali’nden bildiğimiz KATSCHA da set başına geçecek. Bilet fiyatları 12-15

Yer: Import Export, Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih
Tarih: 9 Şubat, 20.00
Bilet: 12-15 Euro (Buradan alabilirsiniz)

………………………………………………………………………………………………………………

11.02.2024 »
Lichtermeer

Münih’te 11 Şubat, Pazar akşamı için başta “Fridays for Future” olmak üzere çeşitli kuruluş ve gruplar, demokrasi için ve aşırı sağa karşı bir miting çağrısında bulundular. Çağrıda, “Ülkemizde insanların ötekileştirilmesine ve zulme uğramasına izin vermeyeceğiz. Kendimizi aşırı sağcılığa ve iğrenç sınır dışı etme fantezilerine karşı savunuyoruz. Sessiz çoğunluk artık sessiz kalmayacak!” sözleri yer aldı. “Demokrasi için ve ırkçılığa, antisemitizme ve nefret söylemine karşı” düzenlenen miting, Oktoberfest’in de yapıldığı alan olan Theresienwiese’de saat 18.00’da başlayacak.

Yer: Theresienwiese, Münih
Tarih: 11 Şubat, 18.00

………………………………………………………………………………………………………………

17.02.2024 »
Karsu Münih konseri

Yalnızca sesi ve sahne performansıyla değil, deprem döneminde Hollanda’da düzenlediği yardım kampanyasıyla da gönüllerimizi fetheden piyanist, besteci, söz yazarı ve şarkıcı Karsu, 17 Şubat Cumartesi akşamı Münih’e geliyor. Sanatçının Technikum’da saat 20.30’da vereceği konser için biletler eventim.de adresinde ön satışta.

Yer: Technikum, Speicherstraße 18, Münih
Tarih: 17 Şubat, 20:30

………………………………………………………………………………………………………………

22.02.2024 »
Kuru Otlar Üstüne

Usta yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi “Kuru Otlar Üstüne” 22 Şubat’ta Münih’te gösterilecek. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan film, Münih Türk Film Günleri tarafından özel bir gösterimle izleyicisiyle buluşacak. Başrollerlerde Deniz Celiloğlu ve Musab Ekici’nin yanı sıra Cannes’da ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü alan Merve Dizdar yer alıyor. Film, Doğu Anadolu’nun ücra bir beldesinde zorunlu şark hizmetini yapan bir öğretmenin hikayesini anlatıyor.

Yer: Royal Filmpalast, Goetheplatz 2, Münih
Tarih: 22 Şubat, 19.00

………………………………………………………………………………………………………………

23.02.2024 »
Mohsen Namjoo

Acem-blues türünün kurucusu, rock ve cazı geleneksel İran müziği ile birleştiren “İran’ın Bob Dylan’ı” olarak da adlandırılan Mohsen Namjoo, 23 Şubat Cuma akşamı Münih’te bir konser verecek. New York’ta yaşayan şarkıcı, besteci ve müzikolog, İran’da doğup büyüdü. Tahran Üniversitesi’nde önde gelen müzisyenler ve eğitimcilerden tiyatro ve müzik eğitimi aldı. Müzik profesörü olarak da aktif olan Namjoo, New York’ta yaşıyor. Şimdiye kadar yirminin üzerinde albüm çıkardı.

Yer: Fat-Cat, Carl-Orff-Saal, Rosenheimerstr. 5, Münih
Tarih: 23 Şubat, 20.00
Bilet: buradan alabilirsiniz

………………………………………………………………………………………………………………

25.02.2024 »
Hayat Seni Çok Seviyorum

Ali Tekbaş, Gülseven Medar (Foto: Orçun Kaya)

İstanbul Moda Sahnesi, “Hayat Seni Çok Seviyorum” oyunu ile Augsburg’da bu yılki Brechtfestivali’nin konuğu oluyor. Kürtçe ve Türkçe olan müzikli oyun, tutuklu şair İlhan Sami Çomak’ın çocukluğundan başlayarak, tutuklanmasını, şairliğini, adalet mücadelesini ve hayatı anlama biçimini anlatıyor. Gülseven Medar ve Ali Tekbaş’ın sergilediği oyunun ardından yönetmen Kemal Aydoğan, gazeteci Can Dündar ve Gorki Tiyatrosu’ndan Shermin Langhoff ile bir söyleşi gerçekleşecek. Detaylı haber için tıklayın.

Yer: Martini-Park, Provinostr. 52, Augsburg
Tarih: 25 Şubat, 18.00

………………………………………………………………………………………………………………

29.02.2024 »
Burak Yılmaz: Ehrensache.

Kämpfen gegen Judenhas.

Duisburglu Türk-Kürt bir ailenin çocuğu olan Burak Yılmaz, 2021 yılında yayımlanan kitabı „Ehrensache. Kämpfen gegen Judenhas“ kitabindan okuyacak. Müslüman gençlik kültürünün bir parçası olarak antisemitizmi sıkça tecrübe edinen ve buna karşı çıkan Yılmaz, bu konuda tiyatro oyunları sergiledi ve kitap yazdı. Yılmaz Münih’te kitabından bölümler okuyacak ve ardından moderatör Sapir von Abel’in sorularını cevaplayacak. Bellevue di Monaco`da gerçekleşecek olan etkinliğin dili Almanca olacak.

Yer: Bellevue di Monaco, Müllerstr. 2, Münih
Tarih: 29 Şubat, 19.00

………………………………………………………………………………………………………………

—–Ay boyunca güncellenecektir—–

Sevilay Hundsberger, Tokatlılar Kültür Derneği’nin ilk kadın başkanı seçildi

Münih ve çevresinde uzun yıllardır faaliyet gösteren Tokatlılar Kültür Derneği, geçtiğimiz hafta sonu 8. kurultayını yaptı. Derneğe yeni başkan seçilen Sevilay Hundsberger, aynı zamanda derneğin ilk kadın başkanı ünvanın da sahip oldu.

On yıldır derneğin aktif üyesi olan Sevilay Hundsberger 2019 ile 2024 yılları arasında dernekte başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Ocak ayında derneğin başkanlık görevini üstlenen Sevilay Hundsberger, PiYASA Magazin’e yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tokatlılar Kültür Derneği olarak 8. kurultayımızı geride bıraktık. Derneğimizin imajına yakışan kurultaylarımız, problemsiz, uyumlu ve hatta bizler için çok eğlenceli geçiyor aynı zamanda.

Yönetim kurulu üyeleri: (soldan sağa): Nurdane Yıldırım, Durmuş Yıldırım, Hanife Oktay, Ümit Çelik, Sevilay Hundsberger, Mehmet Çelik, Yeşim Sarı, İsmet Eldiven (ayaktakiler), Gülten Yıldırım, Öznur Çelik, Yadigar Yıldırım, Erol Cin (oturanlar)
Uğur Sarı ve Sevilay Hundsberger

Önceki dönem Başkan Uğur Sarı ve yönetim kurulu arkadaşlarımız verimli ve başarılı hizmetlerde bulundular. Her zaman bizim yanımızda olacaklarından şüphemiz yok. Arkadaşlarımıza verdikleri hizmetlerden dolayı teşekkürlerimizi iletiyoruz. Derneğimiz kurulduğundan bu yana, üyelerimizin desteğini, çalışma azmini ve samimiyetini her zaman yanımızda hissettik. Onlara da buradan sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz.
Üyelerimizin tam oyları ve desteği ile yönetim kurulu, denetleme kurulu, disiplin kurulu, kadın kolları ve gençlik kolları seçimlerimiz bitmiş, kadrolarımız oluşmuştur.
Kadrolarımızda görev alan arkadaşlarımızın her biri çok başarılı, çok güzel işler üretiyorlar, emek katıyorlar. Yönetim kurulumuzda kadınlarımız biraz daha ağırlıklı.
PiYASA Magazin aracılığıyla Tokatlılar Kültür Derneği olarak herkese sevgi ve selamlarımızı iletiyoruz, ilgi ve alakaları için teşekkürlerimizi gönderiyoruz.“

Tokatlılar Kültür Derneği’nin yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:
Sevilay Hundsberger, Mehmet Çelik, Gülten Yıldırım, Ümit Çelik, Hanife Oktay, Nurdane Yıldırım, Yeşim Sarı, Öznur Çelik, İsmet Eldiven, Yadigar Yıldırım, Erol Cin, Durmuş Yıldırım

“Gemeinsam gegen Rechts”

Migrationsbeirat München ruft zur Demo “Gemeinsam gegen Rechts” am 21.01.24 auf und fordert einen kritischen Umgang mit der Partei AfD

Die Demokratie steht vor großen Herausforderungen, insbesondere durch die Partei AfD, die sich gegen Migration ausspricht und verfassungswidrige Vorgehensweisen propagiert. Auf einer Konferenz von rechtsextremen Aktivisten, an der ebenfalls hochrangige AfD-Politiker teilgenommen haben, wurde u.a. die millionenfache Ausbürgerung, Abschiebung und Vertreibung von Menschen aus Deutschland beraten.

Diese Ereignisse haben erneut deutlich gemacht, dass eine Prüfung eines möglichen Verbots der AfD unumgänglich ist, um unsere demokratischen Grundwerte zu schützen. Es ist immanent bedeutsam, dass die demokratischen Kräfte und gesellschaftlichen Akteure gemeinsame Strategien gegen rechtsextreme Ideen entwickeln, um dieser Bedrohung entgegenzutreten.

Die Zusammenarbeit zwischen verschiedenen demokratischen Parteien und Organisationen ist von großer Bedeutung, um eine starke und widerstandsfähige Demokratie aufzubauen. Der Migrationsbeirat ruft dazu auf, solidarisch gegen diskriminierende Tendenzen vorzugehen: “Wir verfolgen besorgt das Erstarken der AfD und die zunehmende Fremdenfeindlichkeit. Es ist an der Zeit, dass wir als Gesellschaft zusammenstehen und uns für eine offene, tolerante und demokratische Gesellschaft einsetzen. Nur so können wir gemeinsam die Herausforderungen bewältigen, denen wir derzeit gegenüberstehen”, so Dimitrina Lang, Vorsitzende des Migrationsbeirates München.

Demo „Gemeinsam gegen Rechts“
Sonntag, 21.01.2024, 14.00 Uhr
Siegestor München

Ocak ayı etkinlikleri önerileri

19.01.2024 »
Gölgeler Çıplak

(Nackte Schatten)

Uzun yıllar LMU’da Osmanlıca-Türkçe doçentliği yapan Dr. Özgür Savaşçı, henüz yayımlanmamış olan şiir kitabından şiirler okuyacak. Şehir Kütüphanesi’nde yapılacak etkinlik Türkçe-Almanca olacak. Saat 20.00’da başlayacak şiir dinletisine giriş ücretsiz.

Yer: Giesing Şehir Kütüphanesi, Münih
Tarih: 19 Ocak, 20.00

………………………………………………………………………………………………………………

19.01.2024 »
Minor Circle Konseri

Nazım Hikmet Kültür Merkezi Münih, „Sevdalımız 122 yaşında“ başlığıyla 19 Ocak’ta Nazım’ın 122. doğum günü anmasına davet ediyor. Stuttgartlı Minor Circle müzik grubu etkinlikte bir konser verecek. EineWeltHaus salonunda gerçekleşecek etkinlik saat 19.30’da başlayacak. Giriş 10 Euro.

Yer: EineWeltHaus, Schwanthaler Str. 80,  Münih
Tarih: 19 Ocak, 19.30

………………………………………………………………………………………………………………

19.01.2024 »
Sezgin İnceel

MaksiMum Bar’da

Sezgin İnceel (Foto: Stas Mishchenko)

Münih Kammerspiele’nin fuayesinde gerçekleşen „late night“ programı Maximum Bar’ın bu ayki konuğu müzisyen Sezgin İnceel olacak. Tasarımcı Ayzıt Bostan ve sanat danışmanı Melisa Kaya’nın fuayedeki barda ağırladıkları Münihli konuklarıyla hayat hikayelerini ve yaptıkları çalışmaları konuşuyor. Şimdiye kadar sanatçı Gülcan Turna ve yönetmen Emre Akal’ın ağırlandığı programda 19 Ocak akşamı müzik eğitmeni ve „Yine Yeni Yeniden 90’lar“ podcast’inin yaratıcılarından olan Sezgin İnceel konuk olacak. Program saat 21.30’da başlıyor, giriş ücretsiz.

Yer: Kammerspiele, Maximilianstr. 26-28, Münih
Tarih: 19 Ocak, 21.30-01.00

………………………………………………………………………………………………………………

20.01.2024 »
Eskises konseri

ve zeybek gösterisi

Nazım Hikmet Kültür Merkezi Münih’in düzenlediği Zeybek kursunun bitimi IG Feuerwache’de düzenlenen bir etkinlikle kutlanacak. Zeybek öğrencilerinin hünerlerini sergileyecekleri gecede Münih’in sevilen gruplarından Eskises de bir konser verecek. Etkinlik cumartesi günü saat 19.00’da başlayacak. Giriş 5 Euro.

Yer: IG Feuerwache, Ganghoferstr. 41, Münih
Tarih: 20 Ocak, 19.00

………………………………………………………………………………………………………………

21.01.2024 »
DEMO GEMEINSAM GEGEN RECHTS
„Birlikte sağa karşı“

Münih sivil toplum kuruluşları geniş bir ittifak kurarak 21 Ocak, Pazar günü için „Birlikte sağa karşı“ bir gösteri düzenliyor. İttifak yaptığı çağrıda, „Demokrasi ve çeşitlilik için ayağa kalmanın tam zamanı. Hepimiz aşırı sağa karşı ayağa kalkmalıyız; Sadece Correctiv’in ortaya çıkardığı gizli toplantıdan bu yana değil, demokrasimiz için gerçek bir tehdit olan gelişmelere karşı hep birlikte durmalıyız.“ diyor. Gösteri saat 14.00’da Siegestor’da başlayacak. Offen bleiben! kampanyasıyla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Yer: Siegestor, Münih
Tarih: 21 Ocak, 14.00

………………………………………………………………………………………………………………

24.01.2024 »
Erdoğan Emir Konseri

Kendi yazdığı şarkılarla geniş kitlelere ulaşan Erdoğan Emir, 24 Ocak akşamı Münih’te Milla Club’da bir konser verecek. Aralarında Grup Munzur’unda olduğu birçok grupta yer aldıktan sonra solo çalışmalar yapmaya başlayan Erdoğan Emir, Zazaca ve Türkçe seslendirdiği klamlarla biliniyor. „Sad“, „Beref“ ve „Bavok“ adında üç albümü bulunan sanatçı, geçtiğimiz yıl Münihli Eren Kılıç (KCEO) ile birlikte „Welat“ isimli şarkıyı da seslendirdi. Erdoğan Emir’in Münih konserinde KCEO ve Soner Emir de konuk sanatçı olarak sahneye çıkacak. Konser saat 20.00’da başlayacak. Biletler 35 Euro olarak satışta.

Yer: Milla Club, Holzstr. 28,
MünihTarih: 24 Ocak, 19.30
Bilet: Buradan alabilirsiniz

………………………………………………………………………………………………………………

26.01.2024 »
Uğur Mumcu anma etkinliği

İsmail Saymaz, 2016 yılında Münih Kitap Sergisi’nin de konuğu olmuştu

Münih Türkiye Halk Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen “Uğur Mumcu’yu anma etkinliği, bu yıl gazeteci yazar İsmail Saymaz’ın katılımıyla gerçekleşecek. Münih EineWeltHaus salonunda yapılacak etkinlikte Saymaz, “Uğur Mumcu bu günlerde yazsaydı” başlığı altında bir konuşma yapacak. Etkinlik 26 Ocak cuma akşamı saat 19.00’da başlayacak.

Yer: EineWeltHaus, Schwanthaler Str. 80,  Münih
Tarih: 26 Ocak, 19.00

………………………………………………………………………………………………………………

27.01.2024 »
Gökhan ve Yasin

Münihli sevilen müzisyenler Gökhan Özkan ve Yasin Yardım, 27 Ocak Cumartesi akşamı Zaza Meze Bar’da canlı müzik dinletisi sunacak. İkilinin, gitar ve bağlama eşliğinde Türkçe seslendirecekleri şarkı ve türkülerden oluşan programı saat 20.00’da başlıyor. Zaza Meze Bar, pazartesi hariç her akşam rakı, şarap ve mezeleriyle hizmet veriyor.

Yer: Georgenstraße 48, Münih
Tarih: 27Ocak, 20.00

28. Türkiye Almanya Film Festivali’nin Onur Ödülleri Iris Berben ve Hale Soygazi’ye verilecek

Nürnberg’de 8 ile 17 Mart 2024 tarihleri arasında yapılacak olan Türkiye Almanya Film Festivali’nin (FFTD) onur ödüllerinin sahipleri belli oldu. Açılış galası 8 Mart’ta Tafelhalle’de yapılacak olan festivalde onur ödülleri, kültürlerarası sinemaya uluslararası düzeyde hizmetlerinden dolayı, İris Berben ve Hale Soygazi’ye verilecek.

Festivalin açılış galasına, ödülleri verilecek olan İris Berben ve Hale Soygazi’nin yanı sıra Nürnberg Belediye Başkanı Marcus König, Kültür Bakanı Prof. Dr. Julia Lehner ile Türk ve Alman sanatçılar katılacak. Festivalin diğer konukları ve açılış programı şubat ayında açıklanacak.

Festival direktörü Ayten Akyıldız,  onur konuklarının katılımından duyduğu mutluluğu, “Sanatsal yaratıcılıklarıyla toplumun farklı kesimleri arasındaki sınırların ortadan kaldırılmasına ve var olan ön yargıların sorgulanmasına büyük katkılar sağlayan İris Berben ve Hale Soygazi’yi festivalimizin onur konukları olarak aramızda görmekten büyük sevinç duyuyorum. Her iki sanatçının verdiği toplumsal ve politik mücadele de büyük bir esin kaynağıdır. Yüksek kaliteli bir film programının, yarışmaların, güncel yapıtların ve ayrıca İris Berben ile Hale Soygazi tarafından seçilen filmlerin de yer aldığı güzel bir festival geçireceğimiz için de ayrıca mutluyum.”

Foto ©Laurence Chaperon

Almanya’nın en tanınmış ve en başarılı kadın oyuncularından biri: İris Berben
Alman sinema ve televizyon dünyasının en tanınmış ve en başarılı kadın oyuncularından biri olan İris Berben, eşine az rastlanır ve sıradışı bir kariyere sahip. İlk kez okul yıllarında kısa ve deneysel filmlerle kamera karşısına geçen sanatçı,  1968 yılındaki ilk uzun metrajlı film rolünden bu yana, sayısız sinema ve televizyon yapımında yer aldı. Dramalardan komedilere, polisiye filmlerden İtalyan kovboy filmlerine, televizyon dizilerinden güldürü programlarına, edebiyattan masal uyarlamalarına kadar çok farklı tür ve formatlarda roller üstlendi. Güçlü oyunculuğu, »Adolf Grimme«, »Altın Kamera«, »Bambi« ve »Romy« gibi sayısız ödüle layık görüldü. Her ne kadar üstlendiği roller çok geniş bir yelpazeye yayılsa da, çoğu kez, geniş seyirci kitlelerini toplumsal sorunlara duyarlı kılan hikayelerin kahramanlarını canlandırdı. Bütün sanat yaşamı boyunca her zaman ön plana çıkan bu önceliği ve yaratıcılığı, sanatçının toplumsal ve politik angajmanlarıyla içiçe geçmiştir. 

Antisemitizme karşı yıllardır verdiği mücadele, 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı’ndan sonra ilk kez ziyaret ettiği İsrail ile de ilintilidir kuşkusuz. O dönem Almanya’daki 68 kuşağı ebeveynlerinin işledikleri suçları radikal bir biçimde sorguluyordu. İris Berben Almanya çapında yıllardır ırkçılığa ve aşırı sağa karşı faaliyet gösteren »Gesicht zeigen! für ein weltoffenes Deutschland« adlı girişiminin de önde gelen destekçilerinden biri. Nürnberg Uluslararası İnsan Hakları Ödülü Seçici Kurulu üyesi olan İris Berben 2010 ila 2019 yılları arasında Alman Sinema Akademisi’nin başkanlığını yürüttü ve bu sıfatla film sektöründe çalışan 2000’den fazla meslektaşının hakları için mücadele verdi. 

Foto ©FFTD

Türkiye sinamasında kuşkusuz istisnai bir yere sahip: Hale Soygazi
Hale Soygazi’nin oyunculuk kariyeri Türkiye sinemasında kuşkusuz istisnai bir yere sahip. Hem sanatçı yaratıcılığı hem de politik duruşuyla sadece sinema sektörüne kalıcı bir damga vurmakla kalmadı. Üstlendiği rollerdeki seçicilik ve canlandırdığı kadın figürlerindeki tavizsiz yorumu sayesinde, gerek Türkiye sinemasındaki star sisteminin gerekse sadece sektörde varolmayan erkek egemenliğinin giderek artan bir yoğunlukla sorgulanmasına da önemli katkılarda bulundu. 

Hale Soygazi 1970’li yılların ortasında oynadığı melodramlarla geniş bir kitle tarafından tanınmıştı. Türkiye’nin iç savaş benzeri koşullarda bulunduğu bu dönemdeki derin politik ve ekonomik krizi sinema sektörü daha çok ucuz seks komedileriyle atlatmaya çalışırken, birçok kadın star oyuncu kariyerlerini şarkıcı olarak sürdürmeye çalışıyordu. Bu dönem Hale Soygazi için bir kopuş noktası oldu. 1978 yılında Yavuz Özkan’ın »Maden« adlı filminde başrolü üstlenen sanatçı, ülkenin en önemli film festivali olan Antalya Altın Portakal’da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandı. Ardından tüm ticari teklifleri reddeden Soygazi, 1980 askeri darbesinden sonra politik mücadele içinde yer aldı, sinema sektöründe çalışan meslektaşlarının hakları için mücadele etti. Uzun bir aradan sonra ilk kez kamera karşısına geçtiği Atıf Yılmaz’ın »Bir Yudum Sevgi« adlı filmindeki rolüyle 1984 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yine En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görüldü.  

Hale Soygazi bu filmden sonra yönetmenliğini yine Atıf Yılmaz’ın yaptığı »Bekle Dedim Gölgeye« ve »Kadının Adı Yok« adlı filmlerinde başrolleri üstlendi. »Kadının Adı Yok«, Türkiye’deki feminist hareketin öncülerinden Duygu Asena’nın bir romanından uyarlanmıştı. Cinsiyet rollerini radikal bir biçimde sorgulayan bu ve benzeri »Kadın Filmleri«, Türkiye sinema tarihinin kilometre taşları olarak yeni bir çığır açtı.   

Önceki yıllarda Onur Ödülü alan isimler şöyle:
2024: Iris Berben, Hale Soygazi  
2023: Şerif Gören, Michael Verhoeven 
2022: Claudia Tronnier, Perihan Savaş, Ahmet Boyacıoğlu  
2021: Senta Berger, Genco Erkal 
2019: Margarethe von Trotta, Ediz Hun, Filiz Akın  
2018: Volker Schlöndorff, Halil Ergün  
2017: Jürgen Jürges, Ara Güler 
2016: Kadir İnanır  
2015: Hanna Schygulla, Şener Şen  
2014: Edgar Reitz, Fatma Girik  
2013: Hannelore Elsner, Türkan Şoray  
2012: Tarık Akan  
2011: Fatih Akın  
2010: Klaus Eder  
2009: Armin Mueller-Stahl  
2008: Zülfü Livaneli  
2007: Mario Adorf  
2006: Ferzan Özpetek  
2005: Hülya Koçyiğit 
2004: Hülya Uçansu, Tuncel Kurtiz

LMU’da panel: Doğu ve Batı arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yılı

Münih’te Ludwig Maximilian Üniversitesi (LMU) Türkoloji Bölüm Başkanlığı tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıl dönümü nedeniyle “Doğu ve Batı arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yılı” başlıklı bir panel düzenledi. Panele katılan konuşmacıların arasında 1933 yılında Nazilerin iktidara gelişinden sonra Türkiye’ye sığınan akademisyen Ernst Hirsch’in oğlu Enver Hirsch de yer aldı.

LMU Münih Türkoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Hacısalihoğlu öncülüğünde düzenlenen panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Emel Huber üstlendi. Panelde Dr. Özgür Savaşçı, Dr. Kemal Orak, Dr. Ergün Özsoy’un da aralarında bulunduğu toplam altı konuşmacı ekonomi, dış politika, dil politikası, eğitim ve yetiştirme, göç ve Türkiye’deki Yahudi akademisyenler gibi Cumhuriyet tarihinin çeşitli yönleri hakkında birer konferans verdi.

Dilbilimci Prof. Dr. Emel Huber, “100 yıl öncesinde ve 100 yıl içinde eğitim ve yetiştirme” başlığıyla yaptığı konuşmada, Osmanlı döneminden başlayarak eğitim sisteminin geçirdiği süreci anlattı. Öğretim Birliği, Köy Enstitüleri ve Halkevleri devrinin ardından 2002’de Erdoğan’ın yeni Osmanlı ideolojisi öncülüğü ile eğitimin yeniden düzenlenerek tarikatların açtıkları okullarda verilmesine geçildiğini ve bunun da Avrupa ve Amerika’ya beyin göçüne sebep olduğunu savundu.

Yahudi kimliğiyle 1933 yılında Türkiye’ye sığınan Prof. Dr. Ernst Hirsch’in oğlu Enver Hirsch’in konuşmasının başlığı ise “Yahudi akademisyenlerin Almanya’dan Türkiye’ye göçüne dair anılar” oldu. Hirsch, İstanbul ve Ankara’daki hukuk fakültelerinin kurulmasında önemli rol oynayan ve halen geçerli olan Ticaret Hukuku yasalarını kaleme alan babasının hayatında unutamadığı en önemli anısını da anlattı: Almaya’da Nazi rejiminin meslek yasağı koyarak aşağıladığı ve Türkiye’ye sığınan bir Yahudi olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. kuruluş yılında İstanbul Dolmabahçe Sarayı’ndaki bir törende, Atatürk’e tanıtılıp karşılanmasının en önemli anısı olduğunu ve babasının bunu „Anılarım“ kitabında yazdığını kitabı da göstererek vurguladı. Kendisinin ise Türkiye’de doğduğunu ve çocukluğunu, kendisini Türk hissederek, geçirdiğini berlirtti.  
Uzun yıllar LMU’da Osmanlıca-Türkçe doçentliği yapan Dr. Özgür Savaşçı, “Cumhuriyet’in yüz yılı – Türkçenin yüz yılı” başlıklı sunumunda, Osmanlıcanın Arapça ve Farsça karışımı bir dil olduğunu ve halkın Harf Devrimi sonrasında yazılanı ve konuşulanı anlar duruma geldiğini örnekli sunumuyla anlattı.

Ekonomist Prof. Dr. Kemal Orak ise Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze olan süreçteki ekonomik değişimi anlattı. Orak, 1950’ye kadar ekonomik kayıp olarak nitelediği durgunluğun, 1963’te ABD’nin uyguladığı baskı sonucu olarak işgücü göçünün başladığını söyledi. Kendisinin de bu sayede Almanya’da olduğunu belirten Orak, Türkiye’ye döviz transferlerinin ekonomiye katkısını, AB ile Gümrük Anlaşması ve tarım ekonomisinden sanayi ekonomisine geçiş sonrası üretim-tüketim/ihracat-ithalat makası ve günümüz bütçe açığı konularını da ele aldı.
Dr. Ergün Özsoy, Atatürk’ün “Yurtta sulh, dünyada sulh“ sözünün Türkiye’nin siyasi hayatında günümüze kadar oynadığı role, Balkan ve Sadapat Paktlarına ve Nato üyeliğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Mehmet Hacısalihoğlu, Cumhuriyet ve göç bilançosunu ele aldığı konuşmasında ikinci Viyana kuşatması sonrası başlayan Avrupa’nın çeşitli topraklarında yaşayan Müslüman ve Türklerin sürülerek Yugoslavya, Romanya, Bulgaristandan Türkiye’ye gelişi ve Cumhuriyet’in kuruluşundaki kurumlarda aldıkları önemli rollerini anlattı. Hacısalihoğlu, 1938 Dersim olayları etkisiyle zorunlu yerleşim değişikliğine, 1964’te Türkiye’de yaşayan Yunan uyruklu vatandaşların sınırdışı edilmelerine ve günümüzde sayısı 4 milyon 893 bin 752 olan yerleşik sığınmacı konularında nüfus hareketlerine de değindi.

Fotoğraftakiler: soldan sağa Prof. Dr. Mehmet Hacısalihoğlu, Dr. Ergün Özsoy, T. C. Münih Başkonsolosu Süalp Erdoğan, Prof. Dr. Emel Huber, Dr. Özgür Savaşçı, Enver Hirsch, Prof. Dr. Kemal Orak, Orhan Tinengin

T. C. Münih Başkonsolosu Süalp Erdoğan ve çok sayıda öğrenci ile vatandaşın da katıldığı panel, Münihli Kurt Avukatlık Bürosu sponsorluğundaki ikramla sonlandı.

“Drei – zwei – eins – Licht!”: Weihnachtliches Flair in der Innenstadt

Oberbürgermeister Dieter Reiter, OB-Gattin Petra Reiter und Königsdorfer Bürgermeister Rainer Kopnicky (Foto: Michael Nagy/Presseamt)

“Drei – zwei – eins – Licht!”: Mit einem gemeinsamen Countdown haben heute Oberbürgermeister Dieter Reiter, der Königsdorfer Bürgermeister Rainer Kopnicky und zahlreiche Besucher*innen des Münchner Christkindlmarkts die rund 3.000 LED-Kerzen des Christbaums auf dem Marienplatz zum Leuchten gebracht. Mit dem traditionellen Anleuchten ist jetzt auch der bekannte Christkindlmarkt im Herzen der Stadt offiziell eröffnet. Er wird bis Heiligabend, 24. Dezember, für weihnachtliches Flair in der Innenstadt sorgen.

Der Christbaum vor dem Rathaus – eine 25 Meter serbische Fichte aus Königsdorf im Landkreis Bad Tölz-Wolfratshausen – wird sogar noch etwas länger den Marienplatz erhellen, nämlich bis zum Dreikönigstag, 6. Januar. Um neben dem Einsatz von LED-Technik weitere Energie zu sparen, wird die Beleuchtung auch in diesem Jahr erst mit der Dämmerung gegen 16 Uhr ein- und um 23 Uhr wieder ausgeschaltet. Morgens um 6 Uhr gehen die Leuchten wieder an – bis zirka 8.15 Uhr.

Oberbürgermeister Dieter Reiter: “Der Münchner Christkindlmarkt ist der älteste, größte und bekannteste Weihnachtsmarkt in unserer Stadt. Da freut es mich sehr, dass wir in diesem Jahr wieder einen Christbaum bekommen haben, der ganz besonders schön und dicht gewachsen ist – auch wenn zuletzt ein Baumexperte meinte, es sei gar keine serbische Fichte, sondern eine Weißtanne und damit ein ‘Etikettenschwindel’. Unsere edlen Spender sind sich aber sicher, dass es eine serbische Fichte ist und bleibt. Froh wäre ich, wenn das das drängendste Problem wäre, das wir haben. Aber zum Glück heißt es ja nicht Christtanne oder Christfichte, sondern Christbaum! Und einen solchen haben wir in jedem Fall! Deshalb bedanke ich mich bei der Gemeinde Königsdorf sehr herzlich für diese tolle Christbaumspende. Natürlich achten wir auch in diesem Jahr darauf, Energie zu sparen. Deswegen leuchten die effizienten LED-Lamperl immer erst, wenn es dunkel wird.”

Der Rathaus-Christbaum wird seit 1977 von Gemeinden oder Tourismusregionen gestiftet und ist längst zum Wahrzeichen des Münchner Christkindlmarkts geworden. Nachdem in den vergangenen drei Jahren Gemeinden aus dem Landkreis Weilheim-Schongau beziehungsweise der Landkreis selbst den Baum gestiftet hatten, ist in diesem Jahr die Gemeinde Königsdorf im Landkreis Bad Tölz-Wolfratshausen an der Reihe. Sie wird bis 23. Dezember einen Glühweinstand mit Brotzeitangebot im Prunkhof des Rathauses betreiben.

Der Münchner Christkindlmarkt erstreckt sich vom Marienplatz zum Alten Peter, in die Fußgängerzone mit Kaufingerstraße und Neuhauser Straße sowie in die Sendlinger Straße und auf den Rindermarkt. Die Stände sind Montag bis Samstag von 10 bis 21 Uhr und an den Sonntagen von 10 bis 20 Uhr geöffnet. An Heiligabend, 24. Dezember, läuft der Betrieb von 10 bis 14 Uhr.

Multi-enstrümantalist Cem Yıldız ile Eksotik Meksotik gecesi

Cem Yıldız

Münih’in sevilen parti serisi Eksotik Meksotik, 25 Kasım’da multi-enstrümantalist Cem Yıldız’ı ağırlayacak. „Modern Zaman Aşığı“ olarak da tanımlanan Yıldız, Anadolu müziğini saykodelik folk acid tarzıyla birleştiriyor.

Eksotik Meksotik’in yaratıcısı DJ Süperfly

Son albümü “I Fly, The Skies Fly” (Ben Uçarım Gökler Uçar) geçtiğimiz yıl yayınlanan Cem Yıldız, ilk müzik eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda aldı. Yaptığı dizi ve film müzikleriyle de büyük beğeni toplayan multi-enstrümantalist, Acid Arab işbirliği ile de biliniyor.

Dünyaca ünlü birçok elektronik müzik festivalinde sahne alan sanatçı, 25 Kasım’da Import Export’ta yapılacak olan Eksotik Meksotik gecesinde sahneye çıkacak. Gecede DJ Süperfly da set başında olacak. Kopmaya hazır olun.

Yer: Import Export, Schwere Reiter Str. 2h, Münih
Tarih: 25 Kasım, 21:00 (Liveact: 23:00)
Bilet: 12-15 Euro (Buradan alabilirsiniz)

Münih’te Altan Öymen ve Ercan Karakaş ile Cumhuriyet’in 100. yılı

Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu (HDF) Cumhuriyet’in 100‘ncü yılını Münih’te Türkiye’den eski CHP Genel Başkanı, Gazeteci-Yazar Altan Öymen ve HDF’nin Onursal Başkanlığı’nı yürüten, eski Kültür Bakanı Ercan Karakaş’ın katılımıyla kutladı.

Münih ve çevresinden HDF üyelerinin izlediği “Dünü ve bugünüyle Cumhuriyet“ konulu etkinliğin açılış konuşmasını yapan HDF Başkanı Necip Şahin, “Kulluktan yurttaşlığa geçişin 100. yılını kutlamak bizim için çok önemli. HDF olarak ilk kez bu özel yılda 29 Ekim’de Ankara’daydık. O nedenle buradaki kutlamayı birkaç hafta ileriye almak zorunda kaldık.“ dedi.

Moderatörlüğünü Dr. Fulya Kip Bernard’ın yaptığı etkinliğin ilk bölümünde Altan Öymen, Kurtuluş Savaşı’ndan başlayarak Lozan Antlaşması, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi, çok partili sisteme geçiş gibi başlıklar altında Cumhuriyet tarihini anlattı. Öymen, Altı Ok’un her birinin savaşın ve savaş sonrası olayların içinden çıktığını belirttiği konuşmasında “Başka devletlerin bunların bir tekini bile yaptıklarında bayram ilan ettikleri gün, bizim için birçok şeyin bir araya konulduğu gündür 29 Ekim. Bugünün içine hepsi girer ve hepsini bir araya getiren kelime çağdaşlıktır“ dedi.

Daha sonra konuşan Ercan Karakaş, seçimlerle ilgili bir değerlendirmede de bulundu. Karakaş, “Kurumsal olarak yanlışlardan ders çıkarmayan bir partiyiz. En affetmediğim şey, seçimlerden sonra yazılı bir seçim değerlendirilmesinin olmamasıdır. CHP baraj altında kaldığı seçimde bile bu yapılmadı. Ben, biraz da Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden aldığım kültürle her seçimden sonra kendi değerlendirmemi yaptım, bu son seçim de dahil. Bana göre yanlışları yazdım. Sayın Genel Başkan‘a gönderdim, bundan önceki Genel Başkanımıza. Ama partinin hiçbir kurumunda zaman ayrılıp tartışılmadı. Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün dediği gibi halkın partisidir. Kendi ilkelerimizden çok çok uzaklaştık. Hataları, diğer partilerden kaynaklı olanları da, tarihe geçecek şekilde yazılı değerlendirmeli, halkınızla paylaşmalısınız.“ diye konuştu.
Karakaş, 91 yılından sonraki her seçimin ardından parti il başkanı, il sekreteri, parti meclis üyesi, MYK üyesi, genel başkan yardımcısı ve grup başkanı olarak yaptığı değerlendirmelerinin yer alacağı kitabının iki hafta sonra çıkacağını da duyurdu.  

“Her şeye rağmen, seçimlerden sonra genel başkanları değiştirmemiz, yeni yönetim yapmamız iyi bir şeydir“ diye sözlerini sürdüren Karakaş, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki gizli mutabakatı da şöyle eleştirdi: “Öyle şeyler gördük ki, partinin yüz yıllık tarihinde yok. Genel başkan parti meclisine getirmeden, yürütme kuruluna getirmeden, bir tane bana göre hiç saygınlığı olmayan, oyu da olmayan bir parti başkanıyla gizli anlaşma yapıyor. Böyle şey olmaz. Kendi çevremdeki insanlar bile son seçimlerle ilgili öfkeli oldukları için, bir daha oy vermeyeceğiz, diyorlar.“

Karakaş, Can Atalay kararı sonrası Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasında başlayan krizle ilgili olarak da şunları söyledi: “Seçilmiş bir milletvekilinin kararının uygulanmaması için var olan hukuku ve kararları yok saymak istiyorlar ama Türkiye’de her şeye rağmen demokrasiye, insan haklarına ve özgürlüklere inanan geniş bir kesim var. Başka yöntemler de düşünmek lazım. Seçime girmemek de bir ihtimal olarak düşünülebilmeli.“

Altan Öymen ise, bunun kötü sonuçlar da doğurabileceğini, mevcut iktidarın demokratikleşme sürecinin tehlikeye gireceğinden endişe etmediğini belirterek, “Bir takım liderlerin, yardımcıların sağlıklı düşünebildiğini zannetmiyorum. ‘Girmezlerse girmesinler böyle gireriz. Medya da zaten bizim elimizde, seçimden kaçtılar diye beyanatlar yaparız ve otururuz orda‘, diyebilirler. O güçlüğü de göz önünde tutmak lazım. ‘Seçime girmiyorum‘ demenin de böyle bir tehlikesi olabilir. Çok ciddi bir durumdayız, 6‘lı masa da bunun sonucuydu. Başka türlü götüremiyorsun. İstediği gibi karaname çıkarıyor. Şimdi bunu önlemek için mecliste nöbet tutuyorlar. Söz bitmiş çünkü, Türkiye çapında herkesin elinden gelen şekilde mukavemet etmeye başlaması lazım“diye konuştu.

Avrupa’daki Türkiye kökenli sosyal demokratların örgütlenmesinde önemli görevler üstlenen, Almanya’da yaşadığı yıllarda kurucuları arasında yer aldığı HDF’in dört dönem genel başkanlığını yürüten Ercan Karakaş’a verilen “Onursal Başkanlık“ payesinin duyurusu da bu toplantıda gerçekleştirildi.

Kammerspiele’de “Türk Yunan oyunu”: Biz – Wir – εμείς

Münih’te Türk-Yunan ilişkilerinde tarihsel olaylar ve sonuçlarını günümüz için anlaşılır kılmayı ve yeniden formüle etmeyi amaçlayan müzikli ve yorumlu performans “Biz – Wir – εμείς”, Münih Oda Tiyatrosu’nda (Kammerspiele) sergilenecek.

Kammerspiele’de daha önce üç kez başarıyla sergilenen performansta sanatçılar Costas Gianacacos ve Tuncay Acar’ın Almanca okumaları, Münih’te yaşayan Türk ve Yunan kökenli müzisyenler Chrisa Lazariotou, Bora Yıldız, Soner Aksan, Ufuk Bakırdöğen, Georgios Pisiotis Türkçe ve Yunanca ortak halk türküleriyle destekleniyor. Gösteriye Can Temizgezek’in ilüstrasyonları ve eski fotoğraflar da eşlik ediyor.

Chrisa Lazariotou, Tuncay Acar, Costas Gianacacos (Foto: Mehmet Birinci)

Münih’te atalarının travmasını bugüne taşımasına rağmen iki toplumun uyumu ve dostluğunu gösteren birçok sanatçı, grup ve etkinlik var. Gianacacos ve Tuncay Acar’ın geliştirdiği bu projeyle “ortak işbirliğimizde bir adım daha ileri gidebilmek için mevcut güven temelini kullanmayı” amaçlıyor. İkili projeyle ilgili,  “Ulusların, insanların ya da nüfus gruplarının siyasi ya da tarihsel olarak kınanması değil, yalnızca kolektif ve bireysel anıları ve travmaları işleme, arşivleme ve hem yerel çoğunluk toplumu hem de Yunan ve Türk kökenli insanların kendileri için duygusal olarak elle tutulur ve yönetilebilir hale getirme girişimidir.” diyor.

Soldan sağa: Ufuk Bakırdöğen, Bora Yıldız, Chrisa Lazariotou, Georgios Pisiotis, Soner Aksan (Foto: Mehmet Birinci)

“Biz – Wir – εμείς” müzikli anlatım performansı 11 Kasım ve 5 Aralık’ta Münih’te tekrar gösterilecek. Toplam 5 gösterimlik planlanan bu performans mutlaka izlenmeli ve hatta gösterimleri uzatılarak Almanya turuna çıkmalı.

Yer: Münchner Kammerspiele (Werkraum)

Tarih: 11 Kasım / 5 Aralık, saat 20:00

Bilet: 11 Kasım, 5 Aralık