Yönetmen İlker Çatak’ın ödüllü filmi „Das Lehrerzimmer“ (Öğretmenler Odası), çarşamba akşamı Münih’in açık hava sineması Kino Mond und Sterne’de gösterilecek. Berlin’de bir okuldaki ilk işine yüksek bir enerjiyle başlayan Carla Nowak (Leonie Benesch) birçok meslektaşı tarafından eleştirel gözle bakılan bir öğretmendir. Okuldaki hırsızlık olayında öğrencileri suçlanınca harekete geçer. Hırsızlığın kaynağının öğretmenler odası olduğundan şüphelenen Nowak, yoğun bir ahlaki karmaşıklıkla karşı karşıya kalır. (Hava durumuna göre iptal edilebilir.)
Yer: Kino Mond und Sterne, Münih
Tarih: 12 Temmuz, 21.15 (giriş 20.00)
Konser
14.07 » Depremzedelere yardım konseri
Türkiye ve Suriye’de gerçekleşen deprem felaketi sonucunda bölgede 60 binin üzerinde insan hayatını kaybetti, milyonlarca insan evsiz kaldı. Münih’te 14 Temmuz Cuma akşamı depremi unutturmamak ve bölgeye yardım etmek amaçlı bir konser düzenleniyor. Backstage’te yapılacak yardım gecesinde Rubi, Joel Selon, Arat, Sly Alone, Hanna Noir, Dior Sabe, Linda Antonia, Cosi, Taha, Sa1bou, Notorious Nasty sahneye çıkacak. Destekçileri arasında Türk Gücü Münih Kulübü’nün de olduğu gecede, toplanan yardımlar Alman Türk İşadamları Derneği’nin (DTW.eV) ‘deprem bölgesi için konteyner okul’ kampanyasına aktarılacak.
Konsere giriş ücreti 10 Euro olarak belirlendi ama daha fazla yardım etmek isteyenler diledikleri miktarı ödeyebilirler. (Bilet ve bağış linki)
Yer: Backstage,Münih
Tarih: 14 Temmuz, saat 18.00
Festival
10-16.07 » Tollwood Yaz Festivali
Tollwood (Foto: Bernd Wackerbauer, 2018)
Münih’te yılda iki kez düzenlenen Toolwood yaz festivali haziran ayından bu yana devam ediyor. Toplamda yaklaşık dört hafta süren festival, 16 Temmuz’da sona eriyor. Tiyatro prodüksiyonları, performanslar, her türde müzik, el sanatlları ve organik gastronomisi gerçek bir kültür festivali. Alana giriş ücretsiz.
Yer: Olympiapark Süd, Münih
Tarih: 16 Temmuz’a kadar
Festival
13-15.07 » İç İçe –Yeni Anadolu Müziği Festivali
İki yıl önce Berlin’de ayrımcılığa karşı ve çeşitlilik için hayata giren „İç İçe –Yeni Anadolu Müziği Festivali“, Berlin sınırlarını aşarak Hamburg’dan sonra Münih’e de geliyor. Canlı müzik programının yanı sıra atölyeler ve DJlerin de yer aldığı festival, üç farklı mekanda yapılıyor.
Münih’te Kammerspiele ve AusArten işbirliği ile gerçekleşecek olan festivalin müzik programında EsRAP & Gasmac Gilmore, TootArd, Grup Ses, slimgirl fat, Booty Carrell & Katscha, Anthony Hüseyin’in yanı sıra Berivan Kaya gibi isimler yer alıyor.
(Festivale çekilişle bilet kazanmak için İnstagram sayfamızı takibe alın.)
Münih’te her iki yılda bir yapılan FOTODOKS, 2008 yılından bu yana Almanya’da türünün en büyük örneğli olarak kendini kanıtlamış bir çağdaş belgesel fotoğraf festivali. Bu yılki teması „Future Perfect“ olan festivalde, uluslararası sanatçıların fotoğraf çalışmaları, Lothringer 13 Halle’de iklim değişikliğinin mevcut koşullarını ve sonuçlarını ele alıyor.
Dört günlük festival süresince, 13 uluslararası sanatçı ve kolektifin fotoğraf çalışmalarını gösterildiği serginin yanı sıra uzmanlarla birlikte konferanslar, atölye çalışmaları ve paneller düzenleniyor. Küratörlüğünü fotoğrafçıların oluşturduğu bir kolektifin üstlendiği bağımsız festival, belgesel fotoğrafın daha geniş bir alanını ve aydınlattığı yaşam dünyalarını gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Giriş ücretsiz.
Yer: Lothringer 13,Münih
Tarih: 13-16 Temmuz, pazartesi hariç her gün 11.00-19.00 arası
Münih’te 13-15 Temmuz tarihleri arasında “İç İçe –Yeni Anadolu Müziği Festivali” yapılacak. İki yıl önce Berlin’de ayrımcılığa karşı ve çeşitlilik için hayata giren festival, Berlin sınırlarını aşarak Hamburg’dan sonra Münih’e de geliyor.
Münih’te Kammerspiele ve AusArten işbirliği ile yapılacak olan festivalin müzik programında EsRAP & Gasmac Gilmore, TootArd, Grup Ses, slimgirl fat, Booty Carrell & Katscha, Anthony Hüseyin’in yanı sıra Berivan Kaya da yer alıyor.
Köln’de yaşayan Berivan Kaya, Köln Üniversitesi Türkiye Çalışmaları bölümü mezunu ve mütercim tercüman olarak çalışıyor. Müzik programlarında sahne almaya son yıllarda başlamış olsa da çocukluğundan bu yana müzikle ilgileniyor. İlk teklisi „Megaloman“ geçtiğimiz aylarda yayımlandı ve ilk albümün çalışmaları devam ediyor. İç İçe Münih için gün sayarken Berivan Kaya’ya müzik çalışmalarını sorduk.
Berivan Kaya (Foto: Gizem Güven)
Geçtiğimiz aylarda ilk teklin yayımlandı. Kendi besten olan „Megaloman“ın sözlerini de Denizer Özveren ile birlikte yazdın. Şimdi de ilk albümün hazırlıkları içerisindesin. Çalışmalar nasıl gidiyor? Albümün çıkış tarihi belli mi? Çalışmalar yavaş ama bir şekilde ilerliyor. MS hastalığının getirdiği mental yorgunluk ve fiziksel engelden dolayı her şeyde genel olarak daha fazla zamana ihtiyacım oluyor ama bunu bir dezavantaj olarak görmüyorum. Tutkulu bir şekilde çalışıp kendime zaman baskısı yapmıyorum. Böyle çok daha keyifli oluyor. Dolayısıyla, ‘’Balık Sohbetleri’’ adını taşıyacak olan ilk albümümün çıkış tarihi henüz kesinleşmedi fakat albüm yolda, yavaş yavaş kendini yormadan geliyor.
Albümde nasıl şarkılar olacak? Politik söylem senin için önemli görünüyor… Siyasi konular bence özellikle Türkiye ile bir bağlantısı olan kimsenin kaçamayacağı mevzular. O yüzden politik söylemler albümdeki diğer şarkılarda da olacak. Fakat sadece Türkiye ile ilgili olmayacak bu siyasi ve toplumsal sözler. Almanya’da yaşadığım ve buradaki olayları ve sorunları daha yakından görebildiğim için biz ‘’Almancıları’’ ilgilendiren konulara da değiniyorum, örneğin göçmen işçilerin ve onların torunlarının hikayeleri veya gittikçe artan ırkçılık gibi. Ama tabii hayatım ve dolayısıyla şarkılarım da yalnızca bunlardan ibaret değil. Kendi kendimi güçlendirdiğim sözler de yazıyorum, korkularımı veya hayallerimi paylaştığım sözler de, aşkla ilgili sözler de. Kendi bestelerim dışında iki cover parça yer alacak albümümde. Küçük yaştan beri büyük bir hayranı olduğum Nazan Öncel’in bir şarkısını seslendireceğim. Onun yanı sıra bir Sanat Müziği parçası yer alacak. Denizer Özveren’in prodüktörlüğünü üstlendiği albüm minimalist gitar sesleri, hafif elektronik altyapı ve synthwave ile zenginleştirilmiş bir tınıya sahip. Tarzımı “Anadolu Indie” veya “Neo Anadolu Funk” olarak tanımlayabilirim.
Münih’te 13-15 Temmuz tarihleri arasında yapılacak olan İç İçe festivalinin programında da yer alıyorsun. Orada nasıl bir repertuvar bizi bekliyor? İç İçe festivalinde yer alacağım için çok mutlu ve gururluyum. Line-up’ta yer almasaydım seyirci olarak katılacaktım zaten festivale. Bence İç İçe ekibi çok büyük bir boşluğu doldurmayı başardı ve Almanya’nın festival kültürüne renk kattı.
İç İçe festivalinin ilk günü sahne alacağım. Dinleyicileri hem kendi şarkılarımdan hem de seslendirmekten keyif aldığım parçalardan oluşan bir akustik dinleti bekliyor. Kendi bestelerim yanı sıra Müzeyyen Senar, Nazan Öncel, Cem Karaca, Goran Bregovic ve Esmeray’dan şarkılar söyleyeceğim.
Berivan Kaya (Foto: Gizem Güven)
Düzenli çıktığın başka sahneler var mı? Münih dışındakiler seni, şarkılarını nerede dinleyebilir? Açıkçası yeni yeni başlıyorum sahne almaya – hem aslen başka bir meslekten geldiğimden hem de şimdiye kadar fiziksel engelimden dolayı biraz çekindiğimden ve zorlandığımdan dolayı. Bu konuda yavaş yavaş kendime güvenim geliyor ve motivasyonum artıyor. Şimdiye kadar sadece Köln çevresinde konserler verdim ama ’Balık Sohbetleri’’ yayımlandıktan sonra çeşitli şehirleri gezip tur yapmak istiyorum. İlgilenenler şimdilik ilk teklim ’’Megaloman’’ı dijital platformlardan dinleyebilir veya arada bir yüklediğim cover parçaları İnstagram profilimden (berivangogh) takip edebilirler.
PiYASA okurlarına, takipçilerine ne söylemek istersin? Öncelikle PİYASA ekibine çok teşekkür ediyorum, böyle güzel bir platform kurdukları ve Münih’i renklendirdikleri için. Piyasa okurlarına da zamanlarını ayırıp bu röportajı okudukları için teşekkür edip, onlardan ve özellikle Münihlilerden bir ricada bulunmak istiyorum:
İç İçe gibi özel bir etkinliği desteklemek için mutlaka bilet alın ve festivale gelin. İç İçe, kültürel çeşitlilik, müzik ve sanatı bir araya getiren bir platform olarak önemli bir rol oynuyor. Bu organizasyona destek vermek, yerel sanatçıları ve kültürel girişimleri desteklemek anlamına geliyor. Birlikte, bu özel etkinliği canlandırabilir ve müziğin gücünü kutlayabiliriz.
Almanya’nın en büyük belgesel film festivali olan Dokfest’te prömiyerini yapan “Ulysses Çevirmek” filminin yönetmenleri Fırat Yücel ve Aylin Kuryel, filmle ilgili sorularımızı cevapladı.
Yönetmenler Aylin Kuryel ve Fırat Yücel “Ulysses Çevirmek” filminde, Kürtçe’ye dünya edebiyatının birçok eserini kazandıran Kawa Nemir’in Ulysses’i çevirisinin öyküsünü anlatıyor.
07.07.2023 » Tulatroubles, Eskises, Bavarian Mobile Disko
EskisesBavarian Mobile DiscoTulatroubles
Import Export’un açık hava konser alanında cuma akşamı Münihli gruplar Tulatroubles ve Eskises bir konser verecek. Konserin ardından Bavarıan Mobile Disco ile iç mekanda parti devam edecek.
Yer: Import Export, Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih
Tarih: 07 Temmuz, 19.00
Festival
08.07.2023 » Vision Kultür
Münih’te 8 Temmuz Cumartesi günü müzik, tiyatro ve film gösteriminden oluşan bir açık hava festivali yapılacak: Vision Kultür!
Kino Mond und Sterne sahnesinde saat 18’de DJ KLRTXT eşliğinde başlayacak akşamın müzik programında rock grubu Rosablut ve Munich Anatolian Project (MAT) de yer alacak. Doğaçlama tiyatro gösterileriyle Impro ala Turca’nın ardından da Gönül filmi gösterilecek.
Yer: Kino Mond und Sterne, Westendstr. 300, Münih
Tarih: 8 Temmuz, 18.00
Festival
09.07.2023 » Morgen Kültür Festivali
Münih’te faaliyet gösteren Morgen e.V. derneği Münih’te yaşayan farklı kültür gruplarını bir araya getirerek düzenlediği festival, 9 Temmuz Pazar günü yapılacak. Kreativquartier’de olan festival alanı, Import Export, Mucca Halle ve Spiegelplatz’ı kapsıyor. Ücretsiz indoor ve outdoor etkinliklerin gün boyu süreceği festivalin programında konserler, dans ve performans gösterilerinin yanı sıra atölyeler ve çocuklar için eğlenceli etkinlikler de yer alıyor.
Yer: Kreativquartier Kreativquartier (ImportExport und MUCCA-Halle, Spiegelplatz), Schwere-Reiter-Str. 2H, Münih
Bu yıl 40.sı yapılan Münih Film Festivali, Amerika’da yaşayan İran asıllı yönetmen Maryam Keshavarz’ın son filmi „The Persian Version“ ile açıldı. Filmde, Amerika’da yaşayan İran asıllı bir ailenin kızı olan Leyla’nın (Layla Mohammadi) tüm hayatına yayılan kültür çatışmasını, annesi Şirin (Niousha Noor) ile olan çatışmalı ilişkisi üzerinden anlatılıyor.
Hızlı, kültürler arasında olduğu kadar biçimler ve zamanlar arasında gitgellerle asla sıkıcı olmayan ve Almanya’da yaşayan göçmen kökenlilerin de kendinden bir şeyler bulabileceği bir film. Cuma günü (30 Haziran) saat 18.00’da Filmtheater Sendlinger Tor’da tekrar gösterilecek, izleme fırsatını kaçırmayın. Sonrasında yönetmen Maryam Keshavarz ve film ekibi izleyenlerin sorularını cevaplayacak.
Türk halk müziği ile özgün müzik tarzlarının başarılı örneklerini tekli ve albümleriyle seslendirmeye devam eden Murat Güngör müzik kariyerinde 10. yılına girmeye hazırlanırken kariyerinin doruğunda olan bir isim Cem Adrian ile düet yaptı: Ah Sen Bilmedin…
Güneş Plak etiketiyle dinleyicilerle buluşan teklinin prodüktörlüğü Ozan Güneş, düzenlemesi Gürkan Balkan & Hayrani Kami imzası taşırken müzik yönetmenliğini Göktürk Sarvazlar üstlendi. Gitar, çello ve piyano icraları Balkan tarafından yapılan teklinin mix ve mastering aşaması Göktürk Sarvazlar’a ait.
Murat Güngör, Ah Sen Bilmedin’i yorumlamasını şu sözlerle açıklıyor: “Bu şarkı benim için sadakatle sevenlerin sadakatle bağlı kaldıkları sevdaları anlatıyor. Benim için özel bir yeri olan bu eserde, her seslendirdiği eseri yürekten, yaşayarak seslendirdiğini dinleyiciye hissettiren bir sesle bir araya gelmek istedim ve Cem’in bu özelliklere sahip olan ender isimlerden biri olduğunu biliyordum. Kendisinin de bu düeti yapmayı kabul edip aynı başarıyla yorumlaması, bu yorumu ortaya çıkardı. Umarım siz de aynı şekilde yaşarmışçasına duyguyla dinlersiniz.”
“Ah Sen Bilmedin”in Murat Güngör & Cem Adrian düetini tüm dijital platformlarda bulabilirsiniz.
Türkiye’de dün yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nin sonucunda Yüksek Seçim Kurulu, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kaldığını duyurdu.
Türkiye’de 28 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri için yurt dışı seçmenleri, 20-24 Mayıs tarihleri arasında yerel saat ile 08.00’dan 22.00’a* kadar oy kullanabilecekler.
Yurt dışı seçmenleri, sandık kurulan herhangi bir temsilcilikte veya gümrük kapısında oy kullanabilecek. İkinci tur için gümrük kapılarında seçimin son günü 28 Mayıs.
Bavyera’da oy kullanabileceğiniz seçim yerleri şöyle:
Almanya’nın en büyük belgesel film festivali olan DOKfest Münih devam ediyor. Bu yıl hibrit gerçekleşen festivalin salon gösterimleri 14 Mayıs’ta sona eriyor, ancak Almanya çapında online gösterimleri 21 Mayıs’a kadar devam edecek.
Almanya çapında online gösterilen tüm filmleri izlemek için sunulan „Festivalpass Online“ bileti bugünden itibaren „late bird“ fiyatına (30 Euro) satışa sunuluyor. Bu yıl toplam 130 film gösteren DOKfest’te yaklaşık yüz filmi online izlemek mümkün. Türkiye seçkisinde yer alan toplam dört filmin üçü de online izlenebiliyor.
Bu yıl festivalde, „DOK.guest Türkei“ başlığı altında özel bir yeri olan Türkiye’den dört film yer alıyor. Seçkide yer alan dört film arasından online izleyebilecekleriniz şunlar:
SEYRAN ATEŞ: SEX, REVOLUTION AND ISLAM
SEYRAN ATEŞ: SEX, REVOLUTION AND ISLAM (SEYRAN ATEŞ – SEKS DEVRİM VE İSLAM), Berlin-Mitte’deki Ibn-Rushd-Goethe-Mosque’nin kurucusu ve kadın imam olarak aldığı ölüm tehditlerinden sonra sürekli polis koruması altında olan avukat ve aktivist Seyran Ateş’i konu alıyor. Norveç’te yaşayan Nefise Özkal Lorentzen’in yönettiği film “Kadın ve erkeklerin eşit olduğu bir yere ihtiyacımız var ve LGBTQI topluluğuna kapıyı açmalıyız” diyen Seyran Ateş’i birçok açıdan karşımıza çıkarıyor.
THE DECREE
THE DECREE (KANUN HÜKMÜ), Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bir kararname ile kamuda yaşanan ihraç dalgasından etkilenen iki ismi konu alıyor; kardiyolog Yasemin ve öğretmen Engin. Yönetmen Nejla Demirci, kendisini bir anda sokakta bulan kız kardeşi kardiyolog Yasemin ve protesto gösterileriyle haksızlıklara dikkat çekmek isteyen öğretmen Engin’e eşlik ediyor.
TRANSLATING ULYSSES
TRANSLATING ULYSSES (ULYSSES ÇEVİRMEK) filminde yönetmenler Fırat Yücel ve Aylin Kuryel, sürgünde yaşayan çevirmen Kawa Nemir’in bir zamanlar çevrilemez olarak görülen James Joyce’un başyapıtı Ulysses’i Kürtçe’ye çevirisi üzerine yaptığı çalışmaların öyküsünü anlatıyor. “Her şeyi delip geçen o şeyin adı ne?” Doğru cevap dil.
Misafir ülke kapsamının dışında DOK.fest’te online gösterilen tüm diğer filmleri de “late bird festivalpass online” ile 21 Mayıs’a kadar izleyebilirsiniz. Online gösterilen tüm filmlerin listesine buradan ulaşabilirsiniz.
Bu yıl 38.si yapılan Almanya’nın en büyük belgesel festivali DOK.fest Münih’te Türkiye konuk ülke olarak yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Afganistan yapımı „Etilaat Roz“ belgeselinin gösterimi ile başlayan DOK.fest kapsamında, Türkiye’den dört film var.
Bu yıl hibrit olarak gerçekleşen DOK.fest’te filmler 14 Mayıs’a kadar Münih’te çeşitli sinema salonlarında, 8 Mayıs’tan 21 Mayıs’a kadar ise Almanya çapında online gösterilecek.
Topam 55 ülkeden 130 filmin gösterileceği festivalde, „DOK.guest Türkei“ başlığı altında özel bir yeri olan Türkiye’den dört film yer alıyor. Seçkide yer alan dört film de Türkiye’deki yaşamın çeşitli yönlerine ve zorluklarla mücade eden şahsiyetlere odaklanıyor:
EREN
EREN, Türkiye’de basın özgürlüğü ve kadın, LGBTİQ+ ve diğer azınlıkların hakları için mücadele eden ve hakkında 100’ün üzerinde dava olan avukat ve aktivist Eren Keskin’in portresi. Maria Binder’in yönetmenliğini yaptığı film, Keskin’in birkaç yılına eşlik ediyor ve çalışmalarına yoğun bir bakış açısı kazandırıyor.
SEYRAN ATEŞ: SEX, REVOLUTION AND ISLAM (SEYRAN ATEŞ – SEKS DEVRİM VE İSLAM), Berlin-Mitte’deki Ibn-Rushd-Goethe-Mosque’nin kurucusu ve kadın imam olarak aldığı ölüm tehditlerinden sonra sürekli polis koruması altında olan avukat ve aktivist Seyran Ateş’i konu alıyor. Norveç’te yaşayan Nefise Özkal Lorentzen’in yönettiği film “Kadın ve erkeklerin eşit olduğu bir yere ihtiyacımız var ve LGBTQI topluluğuna kapıyı açmalıyız” diyen Seyran Ateş’i birçok açıdan karşımıza çıkarıyor.
Gösterimler:
06 Mayıs, 20.30, Rio 1 (yönetmenin katılımıyla)
07 Mayıs, 20.00, City 2 (yönetmenin katılımıyla)
12 Mayıs, 18.30, Neues Rottmann
8 Mayıs’tan 21 Mayıs’a kadar online
THE DECREE
THE DECREE (KANUN HÜKMÜ), Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bir kararname ile kamuda yaşanan ihraç dalgasından etkilenen iki ismi konu alıyor; kardiyolog Yasemin ve öğretmen Engin. Yönetmen Nejla Demirci, kendisini bir anda sokakta bulan kız kardeşi kardiyolog Yasemin ve protesto gösterileriyle haksızlıklara dikkat çekmek isteyen öğretmen Engin’e eşlik ediyor.
Gösterimler:
08 Mayıs, 20.30, Rio 2
10 Mayıs, 18.30, Neues Rottmann
14 Mayıs, 14.30, City 3
21 Mayıs’a kadar online
TRANSLATING ULYSSES
TRANSLATING ULYSSES (ULYSSES ÇEVİRMEK) filminde yönetmenler Fırat Yücel ve Aylin Kuryel, sürgünde yaşayan çevirmen Kawa Nemir’in bir zamanlar çevrilemez olarak görülen James Joyce’un başyapıtı Ulysses’i Kürtçe’ye çevirisi üzerine yaptığı çalışmaların öyküsünü anlatıyor. “Her şeyi delip geçen o şeyin adı ne?” Doğru cevap dil.
Münih’te 25-28 Nisan tarihleri arasında özel bir sokak sanatı projesi gerçekleşiyor. İspanya hükümeti, dünyaca ünlü ressam Pablo Picasso’yu ölümünün 50. yıl dönümünde (8 Nisan) törenle anarak 2023 yılını „Picasso yılı“ ilan etti. Yıl boyunca başta Picasso’nun doğum yeri olan ve Picasso Müzesi’nin bulunduğu Malaga olmak üzere, İspanya’nın diğer şehirlerinde ve Fransa’da da etkinlikler ve özel sergiler düzenlenecek. Münih’te de 20. yüzyıl sanat dehası Picasso’nun 50. ölüm yıl dönümü vesilesiyle Malaga ve Münihli sanatçılar birlikte sembolik bir mekanda interaktif bir duvar tasarımı düzenleniyor. Picasso’nun doğduğu şehir olan Malaga’dan gelen sanatçı Lalone (Laleiro Leilo) ile Münihli sanatçı Can Temizgezek, iki şehir arasında ilişki kurarak Endülüs şehrini sanatsal bir bakış açısıyla yeniden keşfe çağırıyor. Sanatçıları, Kolumbusplatz yakınlarındakı eski durak Halt 58’de 14 metrelik duvara çizim yaparken izlemek mümkün.
Yer: Halt 58 – Kunsttreff, Hebenstreitstr. Münih
Tarih: 25-28 Nisan
Seçim
27.04.2023 » Yurt dışı seçmenleri için Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi
Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için yurt dışı seçmenleri 27 Nisan’dan itibaren oy kullanabilecek. Almanya genelinde toplam 26 noktada kurulacak olan sandıklarda oy kullanma işlemi 9 Mayıs’a kadar devam edecek. Büyükelçilikler ve başkonsolosluklarda haftanın her günü yerel saat ile 09.00 – 21.00 arası ve başkonsolosluklara bağlı şehirlerde ise yerel saat ile 09.00 – 18.00 arası oy kullanılabilecek. Detaylar için tıklayın
Panel
27.04.2023 » Dünya dinlerinde kadın imajı
Münih’te „Dinlerarası Kadın Diyaloğu-Dünya dinlerinde kadın imajı“ başlığı altında üç büyük dinde kadının algılanışı ve konumu tartışılacak. Prof. Dr. Renate Jost’un yöneteceği panelde Renate Spanning, Nermina İdriz, Annette Wermuth, Mina Ahadi ve Tina Tamar Weidemann olacak. Panelde musevi, hıristiyan, müslüman ve ateist uzmanlar, kadın imajıyla ilgili dini uygulamaları tartışacak. Müzik programında ise Marliese Glück ve Chrisa Lazariotou var.
Yer: Amerikahaus, Karolinenplatz 3, Münih
Tarih: 27 Nisan 2023, 18.30-21.00
Konferans
28.04.2023 » Ayşe Kulin ile “Kadın ve Edebiyat”
Gazeteci yazar Ayşe Kulin, Münih Türkiye Halk Derneği’nin konuğu olarak 28 Nisan akşamı Münih’te okurlarıyla buluşacak. Kulin, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” etkinliği kapsamında “Kadın ve Edebiyat” başlıklı bir konferans verecek. Etkinliğin müzik programında Süreyya Akay, Yasin Yardım ve Gökhan Özkan’dan oluşan grup “Ringstreet 3” yer alıyor.
Yer: EineWeltHaus, Schwanthalerstr. 80, Münih
Tarih: 28 Nisan 2023, 19.00
Konser
28.04.2023 » Gleis 11 ve Kabus Kerim
Gleis 11 band, fotoğraf: M. Beran Erdoğan
Efsane Cartel grubunun kurucularından Kabus Kerim ve Münihli grup Gleis 11, Hamburg’da sahneye çıkıyor. Hamburg’un sevilen mekanı 45’liğin düzenlediği, “Anadolu Saykodelik Gecesi”nde Anadolu folk ve rock şarkıları, saykodelik ve rock ritimleriyle birleşerek geceyi şenlendirecek.
Yer: 45´lik Hamburg, Überseering 15, Hamburg
Tarih: 28 Nisan 2023, 21.00
Canlı Müzik
29.04.2023 » Sercan Bozkaya
Sercan Bozkaya
Bir eğlence mekanında kendisine uzatılan mikrofonla sesini duyuran ve sosyal medyada yayılan video ile ünlenen Sercan Bozkaya, cumartesi akşamı Münih’te sevenleriyle buluşacak. Uzun yıllardır profesyonel olarak Türkiye’de sahneye çıkan müzisyen Bozkaya, sosyal medyadaki çıkışının ardından “Unutama Beni” şarkısının cover single’ını geçtiğimiz yıl çıkarmıştı. Sercan Bozkaya ile Münih’te canlı müzik keyfi Jason’s Musikhol’de fix menülü gerçekleşecek. Detaylı bilgi için: 0163 2453926
Yer: Hayssam’s, Margarethe-Danzi-Str. 29, Münih
Tarih: 29 Nisan 2023
Sergi
01.05.2023’e kadar » Inge Morath Homage
Audrey Hepburn köpeği Mr. Famous ile birlikte “The Unforgiven” film setinde, Meksika 1959 (Foto: Inge Morath / Magnum Photos / courtesy CLAIRbyKahn
Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Inge Morath, 100. doğum yılı vesilesiyle Münih’te “Versicherungskammer Kulturstiftung“a bağlı Sanat Fuayesi’nde “Inge Morath Homage” sergisiyle anılıyor. Sergide Magnum’un ilk kadın üyesi olan Morath’ın New York ve Londra gibi birçok şehirden ikonik fotoğraflarının yanı sıra aralarında Marilyn Monroe, Picasso, Pablo Neruda gibi isimlerin de olduğu birçok sanatçının portreleri de bulunuyor. Sergiyi 1 Mayıs’a kadar ücretsiz biletle gezebilirsiniz.
Yer: Kunstfoyer der Versicherungskammer Kulturstiftung, Maximilianstr. 53, Münih
Tarih: 01. Mayıs 2023’e kadar, her gün 9:30 ile 17:00 arası
“Görülmek: Toplumsal cinsiyet, bedenler ve kimlikler” isimli sergi 20. yüzyılın ilk yarısında Almanya’daki LGBT hikayelerine adanmış. NS Dokümantasyon Merkesi, beş sergi bölümünde cinsiyet, beden ve kimlik çeşitliliğiyle Almanya’daki LGBT hareketinin hikayesini anlatıyor. O zamandan günümüze tarihsel tanıklıklar ve sanatsal duruşlarla kuir yaşam planlarının ve ağlarının, özgür alanların ve zulmün izini sürüyor. Giriş ücretsiz olan sergi pazartesi günleri hariç saat 10:00 ile 19:00 arası gezilebilir.
Bis 11.06.2023 » Simone de Beauvoir & Das andere Geschlecht
Haziran ayına kadar devam edecek sergide 20. yüzyılın en büyük entelektüellerinden ve kadın hareketinin ikonlarından biri olan Simone de Beauvoir’ın 70 yılı aşkın bir süre önce kaleme aldığı feminist başyapıtı “Le deuxième sexe”in doğuşunun ve entelektüel ortamının izini sürüyor. Sergi her gün saat 11.00 ile 18.00 arası açık. Giriş ücreti ise 3,00 ile 7,00 Euro arası değişiyor.
Yer: Münih Edebiyat Evi, Salvatorplatz 1, 80333 München
Tarih: 11 Haziran’a kadar
Sergi
11.06.2023’e kadar » Çevre, Peşkir, Yağlık: Osmanlı İmparatorluğu’ndan dokuma ve işlemeli ürünler
İnce işlemeli dokumalar, Osmanlı sanatının en güzel örneklerinden biridir. İşlemeli yastık kılıfları ve duvar halıları iç mekanı tanımlıyordu, süslü masa örtüleri ve peçeteler yemekleri güzelleştiriyordu ve işlemeli havlular haftalık hamam ziyaretinde önemli bir rol aldı. Keten veya pamuklu kumaşlardan yapılmış, özellikle ipek ve metal ipliklerle ince bir şekilde süslenmiş havlular, gündelik nesnelerle birlikte, örneğin ziyaretçileri kendi evlerinde kabul ederken, kentsel seçkinlerin günlük aktivitelerini de geliştirdiler. Çevre, Peşkir, Yağlık sergisi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan dokuma ve işlemeli ürünler 18. ve 19. yüzyıldaki havluları gösteriyor. Gösterilen tekstiller çiçekler, meyveler veya unsurlarla ince bir şekilde süslenmiş ve sanatsal bir şekilde el işçiliğiyle üretilmiştir. Bunların özelliği çok yönlülüğünde yatmaktadır: Ön ve arka yüz eşit özenle işlenmiştir ve eşit derecede iyi birer vitrin parçasıdır. Sergi, Werner Middendorf ve Ulla Ther koleksiyonlarından ve Museum Fünf Kontinente’nin kendi koleksiyonundan yaklaşık 70 giysi ve gündelik eşyanın yardımıyla, Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayanların yaşamlarının çeşitli alanlarına dair bilgiler sunuyor.
Yer: Museum fünf Kontinente, Maximilianstraße 42, Münih