Cuma, Mayıs 15, 2026
Startseite Blog Sayfa 60

Hayri Kozanoğlu: 50 Soruda Teknolojik Gelişmeler

Profesör Doktor Hayri Kozanoğlu, son kitabı ’50 Soruda Teknolojik Gelişmeler ve Hayatımız’ adlı çalışmasında teknolojinin hem işleyişini, hem de ekonomik toplumsal sonuçlarını irdeliyor. Bu 50 soruda teknoloji dünyasının göz kamaştıran, ışıltılı büyüsünün arka planı ele alınıyor. Bu konulara meraklı, ilgi duyan okuyuculara yararlanabilecekleri, birçok konuya etraflıca açıklık getiren bir dizi bilgiler, açılımlar sunuyor. Birbirinden çarpıcı birçok soru anlaşılabilir cevaplarını bu kitapta buluyor.

-Yapay zeka insanlığa ne vaadediyor?

-5G hızımıza hız katacak mı?

-Yaşlılar neden bakıcı robot seviyor?

-Nesnelerin interneti evimize nasıl giriyor?

-Bulut teknolojisi neden bu kadar revaçta?

-Robotlar en çok hangi sektörde ve hangi ülkelerde kullanılıyor?

gibi birçok sorunun yanıtı aranıyor.

Günümüzde teknolojik gelişmeler, buluşlar o kadar ilerledi ki, insanlık artık onsuz bir yaşam düşünemiyor. Yaşlısı, genci, çocuğu, her yaştan, her kesimden insan bu gelişmelerin bir ucundan tutuyor. Bugün hayatımızın neredeyse her alanını esir alan ‘teknoloji’den ayrı durmak olanaksız hale geldi. Bir yıl önce aldığın bilgisayarın, akıllı telefonun ya da her hangi bir aletin işlevi yeni buluşlar, gelişmeler karşısında eskimiş olarak değerlendiriliyor. Her bir yeni buluş, bir öncekinin pabucunu dama atıyor, işlevsizleştiriyor. Katma değeri yüksek bilişim teknolojisi, diğer ekonomik sektörlerin de açık ara önüne geçmiş durumda. Geçmişte ağırlıklı enerji sektörleri ön planda iken bugün bilişim teknolojisi açık ara önde gidiyor. Apple, Google, Samsung gibi firmaların piyasa değerleri küçük ve orta ölçekteki bir çok ülkenin gayri safi milli hasılalarını geçmiş durumda. 3G ve 4G’den sonra 2010 yılında 5G’nin de yaşamımıza katılmasıyla, birçok gelişmeyi etkileyeceği ve dünya ile ilişkilerin daha yaygınlaşacağı, çabuklaşacağı düşünülüyor.

Yunanca zanaat, sanat-bilgi, bilim diye çevirebileceğimiz ‘teknoloji’, günlük yaşamımızı daha sistemli, rahat, kolaylaştırıcı bir hale getirirken ekonomik toplumsal birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Bu gelişmelerin sonucu gelir dağılımında korkunç uçurumlar oluşmakta, zengin daha zengin olurken, fakir daha fakirleşmektedir. 20li yaşlarında bir genç geliştirdiği teknolojik bir buluşla milyar doların sahibi olabiliyor. Bugün dünyada sekiz dolar milyarderinin sahip olduğu ekonomik güç, dünya nüfusunun yarısının gelirine eşit durumda. Görünen o ki, bu uçurum azalmayacak, gittikçe artacak.

Öte yandan teknolojiye aşırı düşkünlük ve bağımlılık birçok insanda hastalık düzeyine ulaştı. Toplumsal yaşamı bilgisayar, internet, akıllı telefondan müteşekkil insan sayısı giderek artıyor. Özellikle çocuklarda bunların denetimsiz kullanılması birçok ailede büyük sıkıntılara yol açıyor. Gece sahaba kadar bilgisayar başında zaman geçirip sağlığı bozulan insanlarla karşılaşıyoruz.

Hayri Kozanoğlu’nun biyografisi için tıklayın…

Mehmet BAYER

Kitap: Babaannemin Lügatı

Ekonomi yazılarından, analizlerinden ve kitaplarından tanıdığımız akademisyen profesör Hayri Kozanoğlu’nun farklı bir çalışmasıyla karşılaşıyoruz: Babaannemin Lügatı

2015’te kaybettiği annesi Hüsniye Kozanoğlu’nun konuşmalarından bir araya getirilmiş, çoğu bugün pek kullanılmayan, özellikle genç kuşağın yabancısı olduğu sözcükler. Anne Kozanoğlu 1925 yılında Adana eski Belediye Başkanlarından Mehmet Fuat Dıblan’ın kızıdır ve 1944 yılında girdiği İstanbul Hukuk Fakültesi’ni 1948’de bitirir. Arap Alevisi bir aileden gelen Hüsniye Kozanoğlu, günlük konuşmalarında iki dili de çok iyi kullanır. Oğul Kozanoğlu annesinden derlediği bu eski dile ait sözcükleri ve deyimleri hem ailesindeki genç kuşaklara, torunlara hem de sözlük çalışmalarıyla ilgilenen okuyuculara aktarmak istemiş. Kitaba yazdığı önsözde de bunları belirtmiş:

Bu çalışma öncelikle göreceli az bilinen, artık seyrek kullanılan kelimeleri ‘torunları’ metaforu üzerinden genç nesile aktrabilirse temel amacına ulaşmış sayılır. Bir ‘yapboz’ gibi parçaların birleştirilmesi halinde ise, bir dönemin Adana’sının profili eğitimli bir Cumhuriyet kadınının zihniyet dünyası, mensup olduğu camia ve ailenin kültürü, fedakar ve şefkatli bir aile büyüğünün yakınlarına kol kanak germe çabasının diğer bir ifadeyle büyük resmin arka fonda belirmesi umud ediliyor.

Hüsniye hanımın sözlerinden bazı örnekler:

-Adab-ı muaşeret: Görgü kuralları

-Badekeş: İçki içen

-Cümbür cemaat: Hep birlikte, toplu olarak

-Darbı mesel: Atasözü

-Esbab-ı mucibe: Gerekçe

-Fuzuli: Gereksiz

-Güruh: Değersiz kimseler topluluğu, sürü

-Halet-i ruhiye: İnsanın ruh hali

-Islah: Düzeltme, iyileştirme

-İbert-i Alem: Başkalarına örnek olsun diye

-Kadirşinas: Değer bilir

-Laletayyin: Sıradan, herhangi, gelişi güzel

-Mamafih: Durum böyleyken, bununla birlikte

-Naçar: Çaresiz

-Örfi idare: Sıkıyönetim

-Pederşahi: Ataerkil, erkek egemen

-Resen: Kimseye danışmaksızın, bağımsız olarak

-Sekte-i kalp: Kalp krizi

-Şaibe: Kusur, ayıp

-Tarumar: Dağınık, karışık, perişan

-Uhde: Yükümlülük, sorumluluk

-Üveyik: Eti için avlanan bir kuş

-Zül: Ayıplanacak şey, küçültecek davranış

 

(Hayri Kozanoğlu’nun biyografisi için tıklayın)

Hazırlayan: Mehmet BAYER

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu kimdir?

ODTÜ Endüstri mühendisliği Bölümü’nü bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi işletme Bölümü’ne araştırma görevlisi olarak girdi. Yüksek lisans ve doktorasını işletme finansmanı konusunda yaptı. 1992’de aynı üniversitenin ingilizce iktisat bölümüne geçti. Emekliliğine kadar burada iktisat poltikası profesörü olarak çalıştı. Halen Altınbaş Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürmektedir.

Yayınlanmış kitapları:

1. Yuppiler, prensler ve Bizim Kuşak (1993)

2. Küreselleşme Heyulası (2003)

3. Hem Eşitlik Hem Özgürlük: 21. Yüzyılın Sosyalizmi (2006)

4. Küresel Krizin Anatomisi (2009)

5. Enine Boyuna Küreselleşme (2011)

6. Uçurulamayan Balon: Finans (2011)

7. Neler Oluyor Hayatta (2012, Mustafa Sönmez ile)

8. Neoliberalizmin Gerçek 100’ü (2015, Nurullah Gür, Barış Alp Özden)

9. Babaannemin Lügatı (2017)

10. 50 Soruda Teknolojik Gelişmeler ve Hayatımız (2018)

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, 11 Kasım’da Münih Kitap Sergisi’nde ‘Türkiye’de ekonomik ve toplumsal kriz’ konulu bir konferans verecek…

Kitap Sergisi 2018

  Hazırlayan: Mehmet BAYER 

Kışlık lastikleri taktırdınız mı?

Havaların soğuması ile birlikte kışlık lastikler yeniden gündeme geldi.

Almanya’da yazlık lastiklerin kışın kullanılmasının yasak olduğunu belirten yetkililer, “kış mevsiminde yazlık lastiklerle araç kullanan sürücüleri 60 Euro’dan başlayan cezalar bekliyor, ayrıca bir ceza puanı da yazılıyor” diye konuştu. Uzmanlar, geçtiğimiz yıl değiştirilen yasa ile kışlık lastiklerin üzerinde M+S yazısının bulunmasının yeterli olmadığını ve Alpine olarak bilinen üçgen işaretinin olması gerektiğini dile getirdi.

Bu yılın başından sonra üretilen lastiklerde bu işaretin bulunması gerektiğini ifade eden uzmanlar, ‘ancak bu işaretin bulunmadığı kışlık lastikler 2024’e kadar kullanılabilecek” dedi.

Bavyera’da beraberlik haftası

Üst üste aldığı iki galibiyetle Bundesliga’da kötü gidişi durdurduğu düşünülen FC Bayern Münih evinde Freiburg’a puan kaptırdı.

Aradığı gole 80. dakikada Serge Gnabry’nin ayağından kavuşan Münih temsilcisi, 83. dakikada rakibinin golüne mani olamayınca sahadan bir puanla ayrılmak mecburiyetinde kaldı. Bavyera Eyaleti’nin Bundesliga’daki diğer iki temsilcisi Augsburg ile Nürnberg’in karşı karşıya geldiği karşılaşma ise 2-2 sonuçlandı.

Bundesliga’da 10. hafta sonunda Bayern Münih 20 puanla lider Dortmund’un dört puan gerisinde ikinci olarak yer alırken, Augsburg ise 13 puanla dokuzuncu sırada. Nürnberg bu bereberlikle puanını 10’a çıkarırken düşme hattının hemen üzerinde yer alıyor.

 

Koalisyon tamam

Bavyera’da üç hafta önce yapılan seçimler sonrası CSU ile Freie Wähler arasında gerçekleştirilen koalisyon görüşmeleri olumlu sonuçlandı ve iki parti hükümeti oluşturmak konusunda anlaştı.

Her iki partinin yetkili kurumlarının onaylamasından sonra salı günü imzalanması öngörülen koalisyon protokolünün içeriği hakkında bir açıklama yapılmadı. Markus Söder’in başbakanlığında kurulacak hükümetin, iki partinin fikir olarak birbirine yakın olması nedeniyle, sorunsuz yürüyüceği tahmin ediliyor.

Sızan bilgileri göre koalisyonun küçük ortağı Freie Wähler’in görüşmeler sonrası üç veya dört bakanlık aldığı belirtiliyor.

SV Türkgücü-Ataspor ezdi geçti

Bayernliga’nın derbi maçında SV Türkgücü-Ataspor takipçilerinden SV Pullach’ı 2-0 yenerek en yakın rakibi ile puan farkını 12’ye çıkardı.

Bu sezon çıktığı Bayernliga’da harikalar yaratan Türkgücü-Ataspor, maça hızlı başladı ve ilk gol şansını 15. dakikada kaptanı Yasin Yılmaz ile yakaladı. Bu pozisyonda yakın mesafeden topu Pullach ağlarına gönderemeyen Yasin Yılmaz, bir dakika sonra yakaladığı fırsatı kaçırmadı ve takımını 1-0 öne geçirdi. Golden sonra beraberliği yakalamak isteyen Pullach’ın ataklarını oyun disiplininden kopmadan kalecisinin başarılı kurtarışları ile savuşturan Türkgücü-Ataspor kontrataklarla gol aradı. İlk yarısı Türkgücü-Ataspor’un 1-0 galibiyetiyle biten maçın ikinci devresi yine büyük çekişmeye sahne oldu. İkinci devreninin hemen başında  Jérôme Fayénin ayağından net bir gol pozisyonundan yararlanamayan Türk takımı kendisini rahatlatan golü 55. dakikada Stephan Thee’nin ayağından buldu. Maçın geri kalan dakikalarında başka gol olmayınca karşılaşmadan Türkgücü-Ataspor 2-0 galip ayrıldı.

“Galibiyet hakkımızdı”
Maçtan sonra açıklamalarda bulunan Türkgücü-Ataspor teknik direktörü Andreas Pummer haklı bir galibiyet aldıklarını belirtti. Gol yemedikleri için takımını tebrik ettiğini söyleyen Pummer, “Maçın başından itibaren oyun disiplininden kopmadık ve doğru zamanda golleri bulduk. Beni ayrıca gururlandıran başka bir olay da yeni transferlerimizle bir takım olmamız, bu ruhu yakalamamız.” diye konuştu. Ligde SV Türkgücü-Ataspor’un ardından ikinci sırda bulunan Kottern de Regensburg II deplasmanında 1-3 kaybederek puansız döndü. Bayernliga’da 17. haftada Türkgücü-Ataspor 43 puanla ilk sırada bulunurken, ikinci sırada 31 puanla Kottern yer alıyor. Bu iki takımı bir maç eksiği ile 31 puanı bulunan SV Pullach takip ediyor. Türkgücü-Ataspor 2020 yılına kadar Bavyera eyaletinin en yüksek ligi Regionalliga’ya çıkmayı hedefliyor.

“Almanya Türkiye için çok önemli”

Türkiye Cumhuriyeti’nin 95. yıldönümü Münih’te de çoşkuyla kutlandı. Nymphenburg Sarayı’nın Hubertus salonunda düzenlenen resepsiyonda Bavyera Eyaleti’nin bilim ve sanattan sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Marion Kiechle de hazır bulundu.

T.C. Münih Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen kutlamaya Türk ve Alman konukların yanı sıra diplomatik temsilciliklerin üst düzey yöneticileri de katıldı. Münih’in yeni başkonsolosu Mehmet Günay davetlileri kapıda karşılarken kutlamaları da kabul etti.

Almanya önemli bir müttefik

Türk ve Alman milli marşlarının okunması ile başlayan kutlamada Türkçe ve Almanca bir konuşma yapan Başkonsolos Mehmet Günay, Almanya’nın Türkiye için önemli bir müttefik olduğunu belirtti. “Uzun yıllardır burada yaşayan vatandaşlarımız için de burası önemli ve artık ikinci vatanı oldu.” diyen Günay, Türk vatandaşlarına çocuklarının Almanca ve Türkçe avantajı ile eğitimlerine önem vermeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Günay, “Bize bu Cumhuriyet’i kazandıran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Bin 400 Bavyeralı şirket Türkiye ile çalışıyor

Bavyera Eyaleti Bilim ve Sanat Bakanı Marion Kiechle ise “Türkiye ile sadece Almanya değil Bavyera eyaleti de partner olarak iyi ilişkiler içinde. Sadece Bavyera eyaletinden bin 400 firma Türkiye ile karşılıklı ticari işbirliği içinde. Burada yaşayan Türkiye kökenli vatandaşlarımız ile de büyük bir uyum içinde yaşıyoruz.” dedi ve Cumhuriyetin 95. yıldönümünü en içten dilekleri ile kutladığını belirtti.

Orhan GEDİK

Grüne verurteilen Einschüchterungsversuch auf Schärfste -Werbeagentur wird bedroht

In der vergangenen Woche wurde die Agentur David & Martin, die die Wahlkampagne der Grünen Bayern zur Landtagswahl verantwortet hat, mehrfach bedroht. Neben einer Lieferung rechter Flyer und Plakate wurde auch ein abgeschnittener Schweinekopf vor der Tür der Werbeagentur in München abgelegt.

Dazu erklärt der Landesvorsitzende der Grünen Bayern, Eike Hallitzky:

„Das Schweinekopfmotiv ist antisemitisch und antiislamisch. Dahinter steht der Wunsch die bayerische Gesellschaft in ihrer Vielfalt zu spalten.

Die Bayerischen GRÜNEN stehen gemeinsam mit der Agentur David & Martin und der großen Mehrheit für ein friedliches Zusammenwachsen aller Menschen, die in Bayern leben. Deshalb werden wir gemeinsam all jenen, die den demokratischen Konsens der Gesellschaft angreifen oder zerstören wollen, mit klarer Kante entgegentreten.

Wir verurteilen alle Aktionen und Aktivitäten aufs Schärfste, die eine Werbeagentur und ihre Mitarbeiter*innen einschüchtern wollen, weil sie sich politisch engagiert haben.“